İçinde ÖBE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "öbe" olan, toplam 135 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öbe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu öbe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öbe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ZEKİMÜRENGÖBEĞİ

14 harfli kelimeler

KÜÇÜKSÖBEÇİMEN, MERCİMEKGÖBEĞİ

13 harfli kelimeler

SÖBELEŞTİRMEK

12 harfli kelimeler

GÖBEKHALKASI

11 harfli kelimeler

GÖBEKLENMEK, HANIMGÖBEĞİ, KADINGÖBEĞİ, KOYUNGÖBEĞİ, NÖBETLEŞMEK, GÖBEKKETESİ, ZÖBERLENMEK

10 harfli kelimeler

KUZUGÖBEĞİ, NÖBETÇİLİK, NÖBETLEŞME, ÖBEKLENMEK, ÖBEKLEŞMEK, DOKUZGÖBEK, GÖBEKLENME, ÖKÜZGÖBEĞİ, SİVRİGÖBEK, SÖBELEŞMEK, TATLIGÖBEK, ZÖLZÖBELEK

9 harfli kelimeler

CAMGÖBEĞİ, NÖBETLEŞE, ÖBEKLENME, ÖBEKLEŞME, ALAĞÖBELİ, ALTÖBEKSİ, DÖBELTMEK, GOZBÖBEĞİ, GÖBEKLİCE, GÖBEKÖREN, GÖBEKTAŞI, GÖBERTLEN, HÖBELENME, KARAGÖBEK, MİREMGÖBE, ÖBELENMEK, SÖBEÇAYIR, SÖBEÇİMEN, SÖBELEMEÇ, SÖBELEMEK, SÖBELTMEK, YERGÖBEĞİ, ZÖBEGELEN

8 harfli kelimeler

ALAGÖBEK, DÖBELMEK, GÖBEKSİZ, GÖBELEYH, GÖBELLER, GÖBERMEK, GÖBERSİK, HÖBERMEK, KÖBELMEK, ÖBEĞİMSİ, ÖBEKLEME, ÖBERTMEK, SÖBEKMEK, SÖBELMEK, SÜPSÖBER, YARIÖBEK, YONGÖBEK, ZÖBERMEK

7 harfli kelimeler

GÖBEKLİ, GÖBELEK, GÖBELEZ, NÖBETÇİ, ALTÖBEK, DÖBEJİR, GÖBEDDE, GÖBEDEK, GÖBELLE, GÖBELLİ, GÖBETTE, HÖBELEK, HÖBELEN, KÖBELEK, LÖBETCİ, LÖBETÇİ, NÖBETCİ, ÖBEKTAŞ, SÖBELEK, SÖBELEN, SÖBEMSİ, SÖBEREK, SÖBETAŞ, ZÖBELEK

6 harfli kelimeler

GÖBEDE, GÖBELE, GÖBENT, GÖBERT, GÖÖBET, HÖBERE, ÖBEKSİ, ÖBELEK, ÖBELEN, ÖZÖBEK, SÖBEKE, SÖBEYH

5 harfli kelimeler

GÖBEK, GÖBEL, NÖBET, CÖBEL, CÖBEZ, GÖBEÇ, GÖBEG, GÖBEN, GÖBEŞ, GÖBET, GÖBEZ, HÖBEK, HÖBET, KÖBEL, LÖBET, ÖBEZE, SÖBEK, SÖBEL, SÖBEN, SÖBET, ŞÖBEK, TÖBEÇ, TÖBEK, ZÖBEK, ZÖBER

4 harfli kelimeler

ÖBEK, GÖBE, KÖBE, ÖBET, SÖBE, ŞÖBE, TÖBE, ZÖBE

3 harfli kelimeler

ÖBE

Bazı kelimelerin anlamları

ÖBE

Durgun suların yüzündeki yeşil birikinti.

SÖBELEŞTİRMEK

Yumurta biçimine sokmak, ovalleştirmek.

NÖBETLEŞME

Nöbetleşmek işi.

NÖBETLEŞMEK

Sıra ile nöbet tutmak.

ZÖBERLENMEK

Başıboş, aylak gezmeyi huy edinmek.

GÖBEKKETESİ

Kağnı ve arabalarda göbeği dağılmaktan koruyan demir çember. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta).

ZEKİMÜRENGÖBEĞİ

Kadın süeteri üzerine yapılan bir süs. (Yalvaç Isparta).

KUZUGÖBEĞİ

Çam ormanlarında, yol ve akarsu kenarlarında, meşe, akçaağaç, kayın gibi yaprak döken ağaçların altında, kireçli, kumlu topraklarda tek tek veya gruplar hâlinde yetişen, şapkası kalın ve etli, yenen, değerli bir tür mantar (Agaricus campestris).

HANIMGÖBEĞİ

Bir tür hamur tatlısı.

NÖBETÇİLİK

Nöbetçi olma durumu.

KÜÇÜKSÖBEÇİMEN

Kayseri şehri, Sarız ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KADINGÖBEĞİ

Kızartılarak yapılan, ortası çukurca, bir tür yumurtalı hamur tatlısı.

GÖBEKLENMEK

Karnı yağlanıp şişmanlamak. Marul, lahana yaprakları büyüyüp sıklaşmak.

GÖBEKHALKASI

Kağnı tekerinin ortasındaki demir çember. (Yenikent Aksaray Niğde).

KOYUNGÖBEĞİ

Koyun mantarı.

MERCİMEKGÖBEĞİ

Dışbükey.

  -   -   -  

Anlamında ÖBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

GÖBEK

İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.

HAVALE

Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. Genellikle çocuklarda görülen, ateşli veya ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar. Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. Yüksek ve büyük bir görünüşü olma.

BİLYE

Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.

BALKON

Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.

GÖMLEK

Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi. Göbek, batın. Kitap kapağına geçirilen kap, kılıf. Basamak, kat, derece. Kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış kolsuz, yakasız iç çamaşırı, kombinezon. Dosya kartonu. Vücudun üst kısmına giyilen iç çamaşırı. Memeli hayvanlarda bağırsakları dıştan saran yağlı zar. Beyaz ışık sağlamak için lambanın üzerine geçirilen amyanttan kılıf.

AKSE

Hastalık nöbeti, kriz.

DİDEBAN

Gümrük kolcusu. Gözcü, bekçi, nöbetçi.

BEYZİ

Yumurta biçiminde, söbe, oval.

GEHGEH

"Nöbetli bir hastalığa yakalanmak" anlamında kullanılan gehgeh tutmak deyiminde geçen bir söz.

BÖRÜLCE

Fasulyeye benzer bir bitki (Vigna sinensis). Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve göbeği koyu benekli tohumu.

ÇEŞİT

Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

DÖŞGÖMÜ

Hayvanın ön iki bacağı ile göbek arasındaki etten yapılmış olan pastırma.

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.

HUMMA

Ateşli hastalık. Sıtma nöbeti.

ATAK

Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.

BOĞMACA

Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık.

BABALI

Babası olan. Zaman zaman sinir nöbeti geçiren.

DEYİM

Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.

DÖNENCELİ

Nöbetleşe.