Kelimeler arşivinde; içinde "çıka" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çıka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çıka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çıka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇIKARTILMAK, DALDIRÇIKAR
ÇIKAGELMEK, ÇIKABİLMEK, DARÇIKARIR, ÇIKARCILIK, ÇIKAGÖRMEK, ÇIKARILMAK
ÇIKARILMA, ÇIKARTMAK, ÇIKALAMAK, ÇIKARSAMA, ÇIKARILIŞ, İNERÇIKAR, ÇIKAGELME, ÇIKABİLME
AÇIKAĞIZ, AÇIKALAN, AÇIKAĞIL, AÇIKALIN, ÇIKARTMA, ÇIKARMAK, SAÇIKARA, SUÇIKAĞI
ÇIKAMAK, ÇIKANÇU, TOPÇIKA, ÇIKARTI, ÇIKARMA, ÇIKARIŞ, ÇIKARIM, ÇIKARCI, ÇIKACAK
ÇIKA
Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.
ÇIKAGÖRMEK
Çıkmaya bakmak, çıkmaya çalışmak.
İNERÇIKAR
Genellikle yapılarda, katlar arasında insan ve yük taşımasını çabuk ve kolay bir biçimde sağlayan, elektrikle çalışan araç.
ÇIKAGELMEK
Beklenmedik bir zamanda gelmek.
ÇIKARSAMA
Bir önermeden, düşünce yoluyla bir başka önermeye geçme işi, istihraç.
ÇIKALAMAK
Çıkın yapmak.
ÇIKABİLMEK
Çıkma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DARÇIKARIR
Üzerinde darçıkım işi yapılan aygıt.
ÇIKAGELME
Çıkagelmek işi.
ÇIKARILMAK
Çıkarma işine konu olmak.
ÇIKARCILIK
Çıkarcı olma durumu, çıkarseverlik, menfaatçilik, menfaatperestlik, menfaatperverlik, menfaat düşkünlüğü.
ÇIKARTILMAK
Çıkartma işi yapılmak.
ÇIKARILIŞ
Çıkarılma işi.
DALDIRÇIKAR
Balıkların geçeceği dar yerlere konulan bir çeşit balık ağı.
ÇIKARTMAK
Çıkartma işini yapmak.
ÇIKARILMA
Çıkarılmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
ALAZA
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AKONİTİN
Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.
AGU
Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AHLAMAK
İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.
ALÇICI
Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
AGULAMAK
Bebek "agu" diye ses çıkarmak.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.
AKROSTİŞ
Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.