İçinde ÇIBA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çıba" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çıba bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çıba ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çıba olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

AŞÇIBAŞILIK, SARIKÇIBAŞI, ÇIBANLAŞMAK, KONAKÇIBAŞI

10 harfli kelimeler

ÇARKÇIBAŞI, ÇIBANLAŞMA

9 harfli kelimeler

YİLÇIBANI, YILÇIBANI, KARAÇIBAN, ÇIBARTMAK, KAMÇIBAŞI, ÇIBANBAŞI

8 harfli kelimeler

ÇIBANKÖY, ÇIBARMAG, ÇIBARMAK, AKÇIBABA, AŞÇIBAŞI

7 harfli kelimeler

ANÇIBAY

5 harfli kelimeler

ÇIBAN

4 harfli kelimeler

ÇIBA

Bazı kelimelerin anlamları

ÇIBA

Zayıf, ince ve küçük.

KAMÇIBAŞI

İpek artıklarından elde edilen ve dokumacılıkta kullanılan iplik.

YILÇIBANI

Halepçıbanı, antepçıbanı da denilen, genellikle yüzde çıkan, iz bırakan çıban.

AŞÇIBAŞILIK

Aşçıbaşı olma durumu, aşçıbaşının görevi.

ÇIBANBAŞI

Yaranın ucu. Kurcalandığı, üzerine düşüldüğü takdirde ağır veya kötü bir sonuca varılması muhtemel konu. Genel kurallara aykırı davranış içinde olan kimse.

ÇIBARMAK

Dövülmekten cilt kabarmak. Deri, çarpmaktan morarmak, kızarmak.

ÇIBARMAG

Yandan vurup yıkmak.

KONAKÇIBAŞI

Savaşa gitmekte olan padişahın tuğları ile otağını bir konak ileride taşıyanların en kıdemlisi olan beylerbeyi, sancakbeyi ya da kapıcıbaşı aşamasındaki yüksek görevli.

ÇARKÇIBAŞI

Vapurlarda birinci çarkçı.

ÇIBARTMAK

Derisi kabaracak şekilde dövmek.

ÇIBANLAŞMA

Çıbanlaşmak durumu.

ÇIBANKÖY

Kastamonu şehri, Akkaya bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

SARIKÇIBAŞI

Padişahların sarıklarını hazırlamak, korumak ve sarmakla yükümlü görevli.

YİLÇIBANI

Güneydoğu bölgemizde yaşayanların genellikle yüzde görülen bir çıban, antep çıbanı.

ÇIBANLAŞMAK

Çıban durumuna gelmek.

KARAÇIBAN

Halk dilinde Şarbon.

  -   -   -  

Anlamında ÇIBA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIBA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GELİNCİK

Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki, gün gülü (Papaver rhoeas). Yılancık, arpacık, çıban vb. Mezgitgillerden, yılan balığına benzer, eti sevilen bir balık (Mustela tricirrata). Sansargillerden, ince uzun yapılı, sivri çeneli, küçük bir hayvan (Mustela nivalis).

AKACA

Daima akan çıban, sıraca, fistül.

ARPACIK

Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.

CIDAĞI

Atın iki omzunun arası. Derin, işleyen yara, büyük çıban.

YARA

Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

SİVİLCE

İçinde irin bulunan küçük deri kabarcığı, en küçük çıban.

ÖZ

Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.

BEZE

Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.

TOPLAMAK

Bir araya getirmek. Şişmanlamak, kilo almak. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak. Dağınıklıktan kurtarmak. Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek. Devşirip kaldırmak. Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak. Artırıp biriktirmek. Çıban, yara irinlenmek. Hizmete çağırmak. Devşirmek.

ŞARBON

Çeşitli hayvanlarda, özellikle koyun ve sığırlarda görülen, deri veya mukoza yoluyla insana bulaşan, bulaştığı yerde kara bir çıban yapan tehlikeli hastalık, karakabarcık, karayanık, yanıkara.

KÖPEKMEMESİ

Koltuk altında çıkan iltihaplı çıban.

APSE

Çıban.

DÖKÜNTÜ

Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.

AKARCA

Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.

ACISU

Maden suyu. İçmeye elverişli olmıyan tuzlu, kireçli, kükürtlü su. Deniz kenarından kaynıyarak çıkan tuzlu su. Çıban, sivilce ve yanığın içindeki sarı su, iltihap. Sabunlaşma sonunda kalan kostik suyu. Karın ağrısına iyi gelen kekik veya filiskin (Mentha silvestris) suyu. Eskiden firengiye ilâç olarak kullanılan ve iyodür dö sodyumla yapılan bir ilâç. Rakı. Madensuyu. Orta derecede tuzluluğu olan su. Ankara ilinde, Beypazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Denizli şehri, Sarayköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kocaeli şehri, Derbent bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ili, Asarcık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sinop şehrinde, Gerze ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tokat ili, İğdir nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Trabzon şehrinde, Akçaabat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

YUMURCAK

Yaramaz küçük çocuk. Veba hastalığında koltuk altında veya kasıkta çıkan çıban.

ŞİRPENÇE

Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.

ÇALIK

Çarpık. Yüzünde çıban veya yara yeri olan. Yan yan giden. Koyunlarda çiçek hastalığı. Çalgın. Verev kesilmiş. Adı defterden silinmiş. Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan. Çıban yeri.

ÇAKMA

Çakmak işi. Taklit olan, sahte. Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi. Deri hastalığı, yara, çıban. Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.