İçinde ÇORA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çora" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çora bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çora ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çora olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÇORAKLAŞTIRABİLME

16 harfli kelimeler

ÇORAKLAŞTIRILMAK

15 harfli kelimeler

ÇORAKLAŞTIRILMA, ÇORAKLAŞABİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇORAKLAŞTIRMAK, ÇORAKLAŞABİLME

13 harfli kelimeler

ÇORAKMITIRLAR, ÇORAKLAŞTIRMA, ÇORAKKADİRLER

11 harfli kelimeler

ÇORAKLAŞMAK, ÇORALLANMAK, ÇORAKLANMAK, ÇARIKÇORABI

10 harfli kelimeler

ÇORAKÇILIK, TEALÇORABI, ÇORAZLAMAK, ÇORAPÇILAR, ÇORALLAMAK, ÇORALANMAK, ÇORAPÇILIK, ÇORAKLAŞMA

9 harfli kelimeler

ÇORALAMAK, ÇORAKDERE, KUMAÇORAK, ÇORAKYÜZÜ

8 harfli kelimeler

ÇORAKLIK, ŞALÇORAP, ÇORAKLAR, ELÇORABI, DALÇORAP, BALAÇORA, ÇORAĞLAN

7 harfli kelimeler

ÇORAKLI, ÇORAPÇI, ÇORALLI, ÇORAMIK, ÇORATAN

6 harfli kelimeler

AKÇORA, ÇORANA

5 harfli kelimeler

ÇORAR, ÇORAŞ, ÇORAN, ÇORAK, ÇORAL, ÇORAP, ÇORAH

4 harfli kelimeler

ÇORA

Bazı kelimelerin anlamları

ÇORA

Tuz. Çorba. Her türlü yemek. Çamaşır ve bulaşık yıkamakta kullanılan bir çeşit toprak. Bir tür toprak.

TEALÇORABI

Beş mille örülen bir çorap türü. (Yeşilova Aksaray Niğde).

ÇORALLANMAK

Ağaç, etrafına dal salıp, bodur kalmak.

ÇORAKLAŞTIRABİLME

Çoraklaştırabilmek işi.

ÇORAKLANMAK

Göz çapaklanmak.

ÇORAKLAŞABİLMEK

Çoraklaşma olasılığı bulunmak.

ÇORAKLAŞMAK

Çorak duruma gelmek.

ÇORAKKADİRLER

Bolu ilinde, Gökçesu bucağına bağlı bir yer.

ÇORAKLAŞTIRMAK

Çorak duruma getirmek.

ÇORAKÇILIK

Topraktan, kaynatılıp süzülerek barut güherçilesi çıkarma işi.

ÇORAKLAŞTIRMA

Çoraklaştırmak işi.

ÇARIKÇORABI

Tek şişle örülen çorap. (Yeşilova Aksaray Niğde).

ÇORAKMITIRLAR

Bolu şehrinde, Gökçesu nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇORAKLAŞABİLME

Çoraklaşabilmek işi.

ÇORAKLAŞTIRILMAK

Çorak duruma getirilmek.

ÇORAKLAŞTIRILMA

Çoraklaştırılmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇORA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇORA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEPİR

Çorak, çamurlu, verimsiz toprak.

TUHAFİYE

Çorap, mendil, eldiven gibi giyim ile kurdele, dantel gibi giysi süsüne yarar şeyler.

ŞOSET

Kısa çorap.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

TUZLAK

Otları tuzlu olan veya ot bitmeyen, çorak, verimsiz (yer), tuzla.

PATİK

Altı yumuşak veya ince deriden, genellikle üstten bağlı küçük çocuk ayakkabısı. Genellikle iple örülerek yapılmış olan ayakkabı biçimindeki çorap.

ÇALILANDIRMAK

Çorak bir araziyi çalı ekimi yöntemi ile yeşertmek.

ÇÖLLÜK

Çölü çok olan. Çorak.

LASTİK

Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı. Kauçuktan yazı silgisi. Kauçuktan yapılmış ayakkabı. Bir tür esnek örgü. Kauçuktan yapılmış. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit. Korse.

YUMURTA

Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

AKITMACIK

Kilim, yün çorap ve heybelerde kullanılan bir çeşit motif.

KURAK

Yağışsız (hava, mevsim, yıl). Nem tutmayan, çabuk kuruyuveren, çorak (toprak).

KAÇIK

İlmeği kaçmış (çorap vb.). Çorabın ilmeği kaçmış yeri. Bir yana kaçmış, kaymış. Bazı davranışları dengesiz olan, zıvanasız.

ÇORAPÇILIK

Çorapçının yaptığı iş.

KUŞEKMEĞİ

Turpgillerden, çorak yerlerde yetişen, beyaz veya mor çiçekli, eskiden hekimlikte kullanılmış olan otçul bir bitki, çobandağarcığı (Thlaspi).

SOKET

Kısa çorap. Bir elektrik kablosunun ucunu oluşturan ve onu yapının bir bölümüne bağlayan parça.

ŞİMŞİR

Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık (Buxus sempervirens). Bu keresteden yapılan. Bu ağaççığın sert, düzgün sarı renkte kerestesi.

ÇORAPÇI

Çorap ören veya satan kimse.

JARTİYER

Çorapları dizin altında veya üstünde tutmaya yarayan lastikli bağ.

HAMHALAT

Kaba saba, görgüsüz. Verimsiz, çorak, kuru.