Kelimeler arşivinde; içinde "çora" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çora bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çora ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çora olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇORAKLAŞTIRABİLME
ÇORAKLAŞTIRILMAK
ÇORAKLAŞTIRILMA, ÇORAKLAŞABİLMEK
ÇORAKLAŞTIRMAK, ÇORAKLAŞABİLME
ÇORAKMITIRLAR, ÇORAKLAŞTIRMA, ÇORAKKADİRLER
ÇORAKLAŞMAK, ÇORALLANMAK, ÇORAKLANMAK, ÇARIKÇORABI
ÇORAKÇILIK, TEALÇORABI, ÇORAZLAMAK, ÇORAPÇILAR, ÇORALLAMAK, ÇORALANMAK, ÇORAPÇILIK, ÇORAKLAŞMA
ÇORALAMAK, ÇORAKDERE, KUMAÇORAK, ÇORAKYÜZÜ
ÇORAKLIK, ŞALÇORAP, ÇORAKLAR, ELÇORABI, DALÇORAP, BALAÇORA, ÇORAĞLAN
ÇORAKLI, ÇORAPÇI, ÇORALLI, ÇORAMIK, ÇORATAN
AKÇORA, ÇORANA
ÇORAR, ÇORAŞ, ÇORAN, ÇORAK, ÇORAL, ÇORAP, ÇORAH
ÇORA
ÇORA
Tuz. Çorba. Her türlü yemek. Çamaşır ve bulaşık yıkamakta kullanılan bir çeşit toprak. Bir tür toprak.
ÇORAKÇILIK
Topraktan, kaynatılıp süzülerek barut güherçilesi çıkarma işi.
ÇORAKLAŞABİLMEK
Çoraklaşma olasılığı bulunmak.
ÇORALLANMAK
Ağaç, etrafına dal salıp, bodur kalmak.
ÇORAKLAŞTIRABİLME
Çoraklaştırabilmek işi.
TEALÇORABI
Beş mille örülen bir çorap türü. (Yeşilova Aksaray Niğde).
ÇORAKLAŞMAK
Çorak duruma gelmek.
ÇORAKLAŞTIRILMA
Çoraklaştırılmak işi.
ÇORAKLAŞABİLME
Çoraklaşabilmek işi.
ÇARIKÇORABI
Tek şişle örülen çorap. (Yeşilova Aksaray Niğde).
ÇORAKLAŞTIRMAK
Çorak duruma getirmek.
ÇORAKLAŞTIRMA
Çoraklaştırmak işi.
ÇORAKKADİRLER
Bolu ilinde, Gökçesu bucağına bağlı bir yer.
ÇORAKMITIRLAR
Bolu şehrinde, Gökçesu nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇORAKLAŞTIRILMAK
Çorak duruma getirilmek.
ÇORAKLANMAK
Göz çapaklanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇORA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇORAPÇILIK
Çorapçının yaptığı iş.
AKITMACIK
Kilim, yün çorap ve heybelerde kullanılan bir çeşit motif.
SOKET
Kısa çorap. Bir elektrik kablosunun ucunu oluşturan ve onu yapının bir bölümüne bağlayan parça.
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
TUZLAK
Otları tuzlu olan veya ot bitmeyen, çorak, verimsiz (yer), tuzla.
ÇORAPÇI
Çorap ören veya satan kimse.
ÇÖLLÜK
Çölü çok olan. Çorak.
KURAK
Yağışsız (hava, mevsim, yıl). Nem tutmayan, çabuk kuruyuveren, çorak (toprak).
KAÇIK
İlmeği kaçmış (çorap vb.). Çorabın ilmeği kaçmış yeri. Bir yana kaçmış, kaymış. Bazı davranışları dengesiz olan, zıvanasız.
JARTİYER
Çorapları dizin altında veya üstünde tutmaya yarayan lastikli bağ.
LASTİK
Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı. Kauçuktan yazı silgisi. Kauçuktan yapılmış ayakkabı. Bir tür esnek örgü. Kauçuktan yapılmış. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit. Korse.
TUHAFİYE
Çorap, mendil, eldiven gibi giyim ile kurdele, dantel gibi giysi süsüne yarar şeyler.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
ŞİMŞİR
Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık (Buxus sempervirens). Bu keresteden yapılan. Bu ağaççığın sert, düzgün sarı renkte kerestesi.
HAMHALAT
Kaba saba, görgüsüz. Verimsiz, çorak, kuru.
ÇALILANDIRMAK
Çorak bir araziyi çalı ekimi yöntemi ile yeşertmek.
ŞOSET
Kısa çorap.
KUŞEKMEĞİ
Turpgillerden, çorak yerlerde yetişen, beyaz veya mor çiçekli, eskiden hekimlikte kullanılmış olan otçul bir bitki, çobandağarcığı (Thlaspi).
PATİK
Altı yumuşak veya ince deriden, genellikle üstten bağlı küçük çocuk ayakkabısı. Genellikle iple örülerek yapılmış olan ayakkabı biçimindeki çorap.
KEPİR
Çorak, çamurlu, verimsiz toprak.