İçinde ÇATMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çatmak" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çatmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çatmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çatmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ÇATMAKAYA, KILÇATMAK

8 harfli kelimeler

ALÇATMAK

6 harfli kelimeler

ÇATMAK

Bazı kelimelerin anlamları

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.

ÇATMAKAYA

Konya kenti, Seydişehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ALÇATMAK

Korkutmak, baskı yapmak: olanı mahallede çocukla bek alçatmışlâ.

KILÇATMAK

Korkmak, ürkmek, çekinmek.

  -   -   -  

Anlamında ÇATMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇATMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARDILMAK

Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.

IMIKLAMAK

Birisine çatmak, dokunmak.

PAYSINMAK

Bir işe önem vererek, istekle ve özenle başlamak. Arkasından koşmak, kovalamak. Av köpekleri bağırarak av peşinden koşmak : Benim köpek çok paysındı ama bir iş yapamadı. Küçümsemek. Bir kimseyi güçsüz görüp üstüne varmak, çatmak. Çekinmek, utanmak, sıkılmak. Haklı, haksız pay ummak, pay istemek, kendine mal etmek istemek. Hiçe sayılmaya boyun eğmek.

DALANMAK

Dalama işine konu olmak. Çatmak, kavga çıkarmak istemek. Azarlanmak, hakarete uğramak. Araştırmak. Bir şey bulaşmış hale gelmek, sarılmak: Dikene dalandım.

EVLEMEK

Kağnı arabalarının mazısı yatağından, dingil yuvasından çıkmak. Kağnının iki ana parçasını birleştirmek, çatmak, yivmek. Birbirine eklemek, ucu ucuna getirmek, ulamak.

KÖSTEMEK

Hayvanın ön ayaklarını urganla çatmak, bağlamak. Hayvanın ayağını bir iple kazığa bağlamak. Kösteklenmek, ayağı takılmak.

DARCALANMAK

Ona buna çatmak: Onun adeti böyledir, sağa sola darcalanır durur.

ÇALIKLANMAK

Sinirlenerek sözle çatmak. Herhangi bir şeyin bir tarafından alınmak. (Hayvan) haşarılık etmek.

KIRTARMAK

Üşümek, donmak : Elin ayağın kırtarmış, gel de biraz ısın. Karıştırmak, çatmak.

SALKMAK

Çatmak, sataşmak, saldırmak. Aşağı bakmak.

ERİŞMEK

Varılması zamana, emeğe bağlı olan ya da uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak. Zaman gelip çatmak. Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak. Bir yere ulaşmak, varmak.

ÇOĞARTMAK

Odunu ocak veya sobaya çaprazlama koymak, çatmak.

ÇATIŞMAK

Birbirine çatmak ya da çatılmak. Kavga etmek. Karşılıklı vuruşmak. Deve ve köpek çiftleşmek. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak.

ÇATIVERMEK

Çabucak veya ansızın çatmak.

ÇATMA

Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.

DALAMAH

Azarlamak, çatmak. Dalamak, insanın tenini kabartmak.

BULAŞMAK

Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.

DURTUNMAK

Olay çıkarmaya çalışmak, birisine çatmak.

KAŞKARARTMAK

Kaş çatmak.

OLMAK

Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.