İçinde ÖZÜN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "özün" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde özün bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu özün ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında özün olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ÇÖZÜNDÜREBİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇÖZÜNDÜREBİLME

13 harfli kelimeler

ÇÖZÜNDÜRÜLMEK

12 harfli kelimeler

SÖZÜNÜBİLMEZ, ÇÖZÜNDÜRÜLME, ÇÖZÜNEBİLMEK

11 harfli kelimeler

SÖZÜNGELİŞİ, SÖZÜNGELİMİ, KENDÖZÜNDEN, ÇÖZÜNDÜRMEK, ÇÖZÜNEBİLME

10 harfli kelimeler

ÇÖZÜNÜRLÜK, ÇÖZÜNDÜRME

9 harfli kelimeler

ÖZÜNÜKSÜZ, ÖZÜNCÜLÜK

8 harfli kelimeler

ÇÖZÜNMEZ, ÇÖZÜNMEK

7 harfli kelimeler

ÇÖZÜNME, ÇÖZÜNEN, ÇÖZÜNTÜ, ÖZÜNSÜZ, ÖZÜNNEN, GÖZÜNKE, GÖZÜNGÜ, GÖZÜNGE, ÇÖZÜNÜR, ÇÖZÜNÜK

6 harfli kelimeler

ÖZÜNCÜ, ÖZÜNLÜ, ÖZÜNÇÜ

Bazı kelimelerin anlamları

ÖZÜN

Düzen, oyun. Hakkıyla kazanılmış ün. Şan.

SÖZÜNGELİŞİ

Sözün uygun olması, sırası gelmesi.

ÖZÜNÜKSÜZ

Dayanıksız.

ÖZÜNCÜLÜK

Oyunbozanlık.

ÇÖZÜNDÜREBİLMEK

Çözündürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KENDÖZÜNDEN

Kendiliğinden.

ÇÖZÜNEBİLME

Çözünebilmek işi.

SÖZÜNÜBİLMEZ

Bir sözü, nereye varacağını düşünmeden söyleyen, patavatsız.

ÇÖZÜNDÜREBİLME

Çözündürebilmek işi.

SÖZÜNGELİMİ

Sözün uygun olması, sırası gelmesi: Canım eyle deyil ama sözüngelimini deyrim.

ÇÖZÜNDÜRME

Çözündürmek işi. Bir katının bir sıvı içinde kültürel bir çözeltisini hazırlama.

ÇÖZÜNDÜRMEK

Çözünmesini sağlamak.

ÇÖZÜNEBİLMEK

Çözünme olasılığı bulunmak.

ÇÖZÜNDÜRÜLMEK

Çözünmesi sağlanmak.

ÇÖZÜNDÜRÜLME

Çözündürülmek işi.

ÇÖZÜNÜRLÜK

Bir maddenin başka bir madde içinde çözünme özelliği, resolüsyon. Ekrandaki görüntünün veya yazıcı tarafından basılan şekillerin netliği. Birim nicelikte çözelti ya da çözgen içinde, belli sıcaklık ve basınçla çözülebilen özdek niceliği. Belirli oylum ya da tutardaki bir özgende çözünebilen özdek niceliği. Katı, sıvı ya da gaz çözünenin, belirli koşullarda çözücüsü ile tektürel bir çözelti oluşturabilmesinin sınırı. Bir maddenin belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. Bir çözünenin, bir çözendeki çözünme kertesi. (Genellikle, belirli bir sıcaklıkta yüzde olarak belirtilir.). Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. Mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon.

  -   -   -  

Anlamında ÖZÜN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELİRLEMEK

Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

BELERTMEK

Gözünü, akı iyice belirecek bir biçimde açmak.

CAİZE

Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş. Yazıda bir sözün olduğu gibi tekrarlandığını göstermek için alt hizasına konulan tırnak biçimindeki noktalama işareti. Yol yiyeceği, azık.

BARBARİZM

Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılmış olan büyük yanlışlık.

ALINMAK

Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.

BİREYLİK

Bir kimseyi dış gözlemciler gözünde benzersiz, tek kılan özellikler veya bunların tek biçimi. Bireyi benzerlerinden ayıran niteliklerin bütünü.

BOY

Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ASTİGMATİZM

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.

ANMAK

Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak. Adlandırmak. Bir armağanla birinin gönlünü almak.

ASILTI

Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu, süspansiyon. Böyle bir sıvı karışımı, süspansiyon.

CAYDIRICI

Kararından, sözünden döndürücü (kimse veya şey).

BAL

Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.

AKTİNYUMLU

Özünde aktinyum bulunduran.

ALİMALLAH

Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.

ALÜMİN

Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit (Al2O3).

ALLEM

"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.

CANCAĞIZ

"Kendiliğinden isterse, içinden gelirse" anlamındaki cancağızı isterse sözünde geçer.

AYRAÇ

Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.