Kelimeler arşivinde; içinde "çeli" olan, toplam 125 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çeli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çeli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çeli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İMPARATORİÇELİK, ÇELİKLEŞEBİLMEK
ÇELİKLEŞTİRMEK, ÇELİKLEŞEBİLME
ÇELİŞKİSİZLİK, ÇELİKLEŞTİRME
BAHÇELİEVLER, BÜYÜKBAHÇELİ, BÜYÜKGÖKÇELİ, ÇELİŞEBİLMEK, ÇELİŞKİLİLİK, KÜÇÜKGÖKÇELİ
ÇELİKLEŞMEK, ÇELİMSİZLİK, ÇELİŞKENLİK, ÇELİŞMEZLİK, ÇELİKPAMUĞU, ÇELİŞEBİLME, ÇELİŞTİRMEK, HARMANÇELİK, PEÇELİTAVUK
ÇELİKLEMEK, ÇELİŞİKLİK, ÇELİŞMESİZ, KRALİÇELİK, ÇELİKBİLEK, ÇELİKKALEM, ÇELİKKANAT, ÇELİKLEŞME, ÇELİKLİLİK, ÇELİKYÜREK, ÇELİMSİZCE, ÇELİŞKİSİZ, ÇELİŞTİRME, ERGENÇELİK, İLMEKÇELİK, KUYUÇELİĞİ, ÖĞRENÇELİK, ÖRGENÇELİK
ÇELİKHANE, ÇELİKLEME, ÇELİŞKİLİ, ÇELİŞMELİ, GEREKÇELİ, KELEPÇELİ, AHMETÇELİ, ÇELİKALAN, ÇELİKDERE, ÇELİKGÜRÜ, ÇELİKKAYA, ÇELİKTÜRK, ETEKÇELİK, GEYİKÇELİ, KARAÇELİK, KEÇELİLER, KEÇELİNAK, ÜSTEÇELİK, YENİÇELİK
BAHÇELİK, ÇELİKHAN, ÇELİMSİZ, ÇELİŞKEN, ÇELİŞMEK, ÇELİBAŞI, ÇELİKBAŞ, ÇELİKKAN, ÇELİKKOL, ÇELİKKÖY, ÇELİKLER, ÇELİKLİK, ÇELİKMEN, ÇELİKSİZ, ÇELİKTAN, ÇELİKTAŞ, ÇELİKTEN, ÇELİKYAY, ÇELİMLER, ÇELİNMEK, ÇÖMÇELİN, TAMÇELİK
BAHÇELİ, ÇELİKLİ, ÇELİKSİ, ÇELİMLİ, ÇELİŞİK, ÇELİŞKİ, ÇELİŞME, KEPÇELİ, PENÇELİ, AĞAÇELİ, ÇELİKEL, ÇELİKER, ÇELİKİZ, ÇELİKÖZ, ÇELİKSU, ÇEMÇELİ, ÇÖMÇELİ, DEMÇELİ, ERÇELİK, GEÇELİK, GERÇELİ, GÖKÇELİ, HENÇELİ, İŞÇELİK, KEÇELİK, KURÇELİ, LEÇELİK, ÖKÇELİK, ÖZÇELİK, PİÇELİK
AKÇELİ, GEÇELİ, KEÇELİ, ÖKÇELİ, PEÇELİ, ÇELİBA, ÇELİYH, EPÇELİ, İÇELİK, İLÇELİ
ÇELİK, ÇELİM, ÇELİÇ, ÇELİH
ÇELİ
ÇELİ
Mısır sapı: Tarladan bu çelileri toplattırmak lâzımdır. Keçi yavrusu: Çeli küçük iken sevilir. Dalga taşıyıcı ortamın sürücü kaynağa karşı gösterdiği hızla oranlı direni kuvvetinin oranlıluk değişmezi.
ÇELİKLEŞEBİLMEK
Çelikleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇELİŞKENLİK
Çelişken olma durumu.
İMPARATORİÇELİK
İmparatoriçe olma durumu.
ÇELİKLEŞEBİLME
Çelikleşebilmek işi.
ÇELİŞKİSİZLİK
Çelişkisiz olma durumu.
ÇELİKLEŞTİRMEK
Çelik durumuna getirmek. Güçlendirmek, güç kazandırmak.
KÜÇÜKGÖKÇELİ
Isparta ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇELİKLEŞTİRME
Çelikleştirmek işi.
ÇELİŞKİLİLİK
Çelişkili olma durumu.
BÜYÜKGÖKÇELİ
Isparta şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
BÜYÜKBAHÇELİ
Çankırı ili, Kızılırmak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BAHÇELİEVLER
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
ÇELİŞEBİLMEK
Çelişme olasılığı bulunmak.
ÇELİMSİZLİK
Çelimsiz olma durumu.
ÇELİKLEŞMEK
Çelik durumuna gelmek. Güçlenmek, güç kazanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATIŞKI
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi.
BIÇAK
Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç. Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç.
BALTABAŞ
Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
ÇAPLA
Maden kazımak için kullanılan çelik kalem.
BATİSFER
Su üstü araçlarına çelik kablo ile bağlanmış, negatif yüzebilirliği bulunan dalış küresi.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
BİZ
Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.
ÇELİKLEMEK
Çelik dikerek ağaç yetiştirmek.
ÇELİKLEME
Çeliklemek işi.
ARDA
İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.
ÇATIŞIK
Çelişkili.
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).
ÇELİKHANE
Çelik elde edilen fabrika.
CİMBAKUKA
Çelimsiz ve biçimsiz (kimse).
BİLYE
Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
CIRBOĞA
Bir tür çöl sıçanı (Dipus Caegyptius). Cılız, zayıf, çelimsiz çocuk.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.