Kelimeler arşivinde; içinde "zotu" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zotu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zotu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zotu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEMİZOTUGİLLER
SERKİZOTU
SEMİZOTU, SAKIZOTU
AĞIZOTU, UYUZOTU
GAZOTU, LAZOTU, ZOTUNA
ZOTU
ZOTU
İriyarı, kalın, kaba.
SERKİZOTU
Mor çiçekli bir çeşit ot.
SAKIZOTU
Büyük ve tüylü yapraklı, kökünden sakız alınan bir bitki.
LAZOTU
Mısır.
SEMİZOTU
Semizotugillerden, etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu bir bitki, semizot (Portulaca oleracea).
UYUZOTU
Eski hekimlikte uyuza karşı kullanılan ve yurdumuzda sıkça rastlanan çiçekli bitki; şeytanotu, keçiotu, kumotu.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
ZOTUNA
Dobra dobra.
SEMİZOTUGİLLER
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, semizotu, ipek çiçeği ve benzerleri bitkileri içine alan familya.
GAZOTU
Baldıran otu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZOTU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEMİLLİ
Semizotu.
AZOTÖLÇER
Bir organik maddede bulunan azotun gaz hacmini ayarlamaya yarayan aygıt, azotometre.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
EREKLEME
Yabani semizotu.
CİMİLE
Tütünün alt yaprağı. Semizotu.
BARANA
Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.
YEM
Hayvan yiyeceği. Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey. Rüşvet. Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para. Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne. Ağızotu.
YEMLEMEK
Hayvana yem vermek, beslemek. Toplara ağızotu koymak. Yem takmak. Bir kimseyi kandıracak biçimde davranmak.
ÇEMİLLE
Semizotu.
FALYA
Topları ateşlemek için ağızotunun konulduğu delik. Altına etme.
CİBİLLE
Semizotu.
AZOBACTER
Azobacteriaceae ailesinde olan ve atmosferik azotu kullanan bakteri grubu.
GİLİK
Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Çam, meşe, ardıç ve benzerleri ağaçların meyveleri. Dikenli ardıç. Tarlalarda çitlerin tutturulduğu bir çeşit orman ağacı. Çekirdek. Semizotu. Saçta pişirilen küçük ekmek, çörek. Ufak halka biçiminde simit. Kesme şekeri. Çatı arasında meydana gelen örümcek ağı. Kılık. Küçük. Haşhaştan alınan ham afyon topakları. Yumruk kadar (yağ için): Bir gilik yağ yedim. Halka: Al sana gilik şeker vereyim. Bulgurdan yapılan etli köfte çöreği. Yufka ekmeğin üstüne yağ sürülerek sac üstünde pişirilen katmer. Mayalanmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Çekirdek: Zeytin giliği. Pelit tohumu. Küçük ekmek.
BALDIRIKIZ
Semizotu.
AZOTLAMA
Azotlamak işi. Azotlu besin almayan bitki veya hayvanların dokularındaki serbest azotu belirleme.
CİMİLLE
Semizotu.
BARANI
Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper.
BADANAK
Husye, erkeklik bezi. Semizotuna benzer bir çeşit ot.
YEMLEME
Yemlemek işi. Bir kimseyi elde edecek, kandıracak biçimde davranma. Tuzağa ya da oltaya takılan yem. Ağızotu.
AMONYAKLAŞTIRMA
Azot içeren organik birleşiklerden azotun amonyum iyonu hâlinde ayrılması olayı, amonifikasyon.