İçinde ZORLUK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zorluk" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zorluk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zorluk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zorluk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ZORLUK

Sıkıntı veya güçlükle yapılma durumu, zor olma, güçlük, zahmet.

ZORLUKLA

Zor bir biçimde, güçlükle.

  -   -   -  

Anlamında ZORLUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZORLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÜLFET

Sıkıntı, zorluk. Büyük masraf.

GÜÇ

Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.

MÜŞKÜL

Güç, zor, çetin. Engel, güçlük, zorluk.

SÖKMEK

Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak ya da gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak. Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek. Geçmek, etki yapmak. Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak. Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek. Okuyabilme becerisini kazanmak. Balgam vb.nin çıkması, akması kolaylaşmak. Örülmüş, dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak. Karışık bir yazıyı okumak. Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak. Gelmeye başlamak veya çıkagelmek.

GÜÇBEĞENİR

Her şeyden hoşlanmayan, zorlukla karar veren, müşkülpesent.

ÇEMKİNME

Az otlu yerlerde hayvanların zorlukla otlaması.

SUSATMAK

Susamasına yol açmak, susuz bırakmak. Zorluk, güçlük çıkarmak.

CUHHADAN

Zorluk çekmeden (yutmak hakkında).

MICIRIK

Beceriksiz, sünepe. Zorluk çıkartan kişi. Kavgacı. Bir işi bozmak için ileri sürülen neden. Bir işteki karışıklık, düzensizlik. Düzen, dolap: Bu işte bir mıcırık var. Kavga nedeni. Kıvılcım. Çok ezilmiş. Çok cıvık, çok sulu. Dokuma tezgâhında ipliğin hareketini sağlayan makara.

MÜŞKÜLAT

Güçlük, güçlükler, zorluklar.

HIRTLAMAK

Oyunu kaybeden mızıkçılık etmek. Hortlamak. Bir işi zorlukla çözmek, yapmak. Vücudu yıpratacak kadar çok çalışmak. Çok kalabalık olmak.

EMBELİ

Zorluk, güçlük.

ERBAŞAT

Sertlik, zorluk bakımından üstün olan kimse.

BASKIN

Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.

CİYNAZ

Her işte zorluk çıkaran adam.

LÜPPEDEK

Yumuşak, küçük bir şeyi birdenbire yutmak için. Kolayca, zorluksuz: Lüppedek çizdi resmimi.

GÜÇLÜK

Zorluk. Engel, pürüz. Ağır ve yorucu emek, zahmet, meşakkat.

BİHALLAN

Zorlukla, güçlükle.

KARINCALANMAK

Bir yere, bir şey üzerine karınca üşüşmek. Vücudun bir yerindeki uyuşukluktan sonra, kan dolaşımının başlamasıyla o yerde karıncalar dolaşır gibi bir izlenim uyanmak. Metal yüzeylerde pas yüzünden yer yer ufak delikler oluşmak. Verici veya alıcıdaki bozukluk sebebiyle televizyonda görüntü bozulmak. Aşırı zihin yorgunluğundan dolayı bir şeyi, bir durumu kavramada zorluk çekmek. Tüfek namlusunun içi paslanmak, çürümeye başlamak.

PİŞMEK

Ateşte, fırında, kaynar suda veya yağda ısı etkisiyle yenilebilir duruma gelmek. Meyve olgun duruma gelmek. Bunalacak kadar sıcaklık duymak. İşe alışıp beceri ve ustalık kazanmak, zorlukları göğüslemek. Pişik oluşmak. Bir konuyu iyice öğrenmek. Herhangi bir iş için konuşup hazırlanmak. Isıtma sonucu belirli bir kullanıma uygun duruma gelmek.