Kelimeler arşivinde; içinde "ziyade" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ziyade bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ziyade ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ziyade olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ZİYADELEŞTİRMEK
ZİYADELEŞTİRME
ZİYADELEŞMEK
ZİYADELEŞME, ZİYADESİYLE
ZİYADE
ZİYADE
Çok, daha çok, daha fazla.
ZİYADESİYLE
Fazlasıyla.
ZİYADELEŞME
Çoğalma.
ZİYADELEŞMEK
Çoğalmak.
ZİYADELEŞTİRME
Çoğaltma.
ZİYADELEŞTİRMEK
Çoğaltmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZİYADE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZİYADA
Ziyade.
AŞA
Aşağı, aşağıya. Aşağıya. Ayşe. Ağırşağı. Aşırı, ziyade, fazla, aşkın. Aşırı, aşkın, fazla.
İĞEN
Arkadaş. Çok, gayet, pek, ziyade, daha ziyade.
MEZİDE
Ziyadeleşmiş, artmış, büyümüş.
MEZİT
Mezgit. Ziyadeleşmiş, artmış, büyümüş. Bursa ilinde, Tahtaköprü nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇOĞALTMA
Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.
HASTEL
Daha ziyade gençlerin ve araştırmacıların konaklaması için yapılmış ve belirli kurallara göre yönetilen ucuz tesisler.
ÇOĞALTMAK
Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak, fazlalaştırmak, ziyadeleştirmek. Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek.
ÇOĞALMA
Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.
FAZLA
Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.
ARDIK
Aralıklı. Ters. Dağda yetişen, kılıç şeklindeki yaprakları hayvanlara yem olarak verilen bir çeşit bitki. Artık, ziyade.
ÇOĞALMAK
Azken çok olmak, çok duruma gelmek, artmak, fazlalaşmak, ziyadeleşmek.
BECİD
Peşin. Çabuk, acele, derhal. Münhemik, düşkün. Sık sık, devamlı olarak. Çok, ziyade. Gerek, lâzım.
MONOKLORÜR
Organik veya inorganik kökenli bir bileşiğin daha ziyade organik bileşikler için kullanılan tek klor içeren hali.
FAZLASIYLA
Olağandan, gerekenden çok, pek çok, ziyadesiyle.
YILDIRAĞAN
Ziyade parlayan, çok parlak.
YİTÜT
Çok, ziyade, fazla, aşkın.
DAKI
Nişan ve düğünde geline takılan ziynet. Düğünde gelen hediye. Söz kesme: Ayşe'ye bir dakı takalım da kimse göz koymasın. Nişan. Gelin evlenmeden bir gün evvel kız evinde yapılan kına töreni ve bu törende gösterilen hediyeler. Koyunlara takılan çıngırağın büyüğü. Nişan ve düğünlerde verilen hediye. Dahi, de. Bundan başka, aynı zamanda, hem de, ve. Başka, diğer. Daha (Sıfatların baında). Daha ziyade, daha çok. Henüz, hâlâ. Sonra, bundan sonra, artık, bir daha. Yine, yine de.
KURULUŞÇULUK
Yirminci yüzyıl başlarında çıkan ve sanatta bir şeyin parçalarından ziyade bütününün kuruluşuna önem veren öncü haraket.