Kelimeler arşivi içinde; başında "ziyare" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ziyare ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ziyare ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ziyare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ZİYARETPAYAMLI
ZİYARETÇİLİK
ZİYARETGAH, ZİYARETKÖY
ZİYARETÇİ, ZİYARETLİ
ZİYARET
ZİYARE
ZİYARE
Tatlı mayayla yapılmış simit.
ZİYARET
Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme. Bir yeri görmeye gitme.
ZİYARETÇİLİK
Ziyaretçi olma durumu.
ZİYARETÇİ
Ziyaret eden, ziyarete giden kimse.
ZİYARETGAH
Ziyaret yeri.
ZİYARETPAYAMLI
Adıyaman ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ZİYARETLİ
Aydın şehrinde, Bozdoğan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Balıkesir kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ZİYARETKÖY
Bartın ili, Kurucaşile ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZİYARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEZELEME
Gezelemek işi. Gelin ve damadın düğünden sonra akrabalarına yaptıkları ziyaret.
JAKETATAY
Resmî ziyaret ve davetlerde erkeklerin giydikleri, arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlak kesilmiş ceket.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
AKZİYARET
Mardin şehrinde, Kızıltepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa şehri, Akziyaret bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HACI
Din buyruklarını yerine getirmek için hacca gitmiş Müslüman. Kudüs, Efes vb. kutsal bir yeri ziyaret etmiş olan Hristiyan.
AKÇAHİSAR
Gümüşhane ili, Kale bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa kenti, Akziyaret bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HACCETMEK
Müslümanlıkta hac zamanında Kâbe'yi ziyaret ve tavaf etmek. Hristiyanlıkta kutsal sayılan yerleri ziyaret etmek.
ARDISIRA
Düğünden sonra gelinle güveyin kız evini kutlama ziyareti: Yanık Halilin ardısırasında kayınannesi elini öptürmedi. Hemen ardından, ardınca.
YOKLAMAK
Dokunarak incelemek. Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak. Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek. Aramak, araştırmak. Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek. Ara sıra etkisini göstermek.
BAYRAMCI
Bayram ziyaretine gelen: Ortalığı çabık topla, hincik (şimdi) bayramcılar basar.
AŞAĞIÇİFTLİK
Karabük kenti, Safranbolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa kenti, Akziyaret nahiyesine bağlı bir yer.
HAC
Genellikle tek tanrılı dinlerde kutsal olarak tanınan yerlerin, o dinden olanlarca yılın belli aylarında ziyaret edilmesi. İslam'ın beş şartından biri olan, Müslümanlarca zilhicce ayında Mekke'de yapılmış olan Kâbe'yi ziyaret ve tavaf ibadeti.
GÖRMEK
Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.
BAŞÖREN
Adana ili, Sağkaya. Afyon şehrinde, Şuhut belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Ankara ili, Beypazarı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Ankara şehri, Çeltikçi bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Ankara ili, Pazar bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Diyarbakır kenti, Tepe nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum ili, Pasinler ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Eskişehir şehrinde, Alpu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu ilinde, Akkaya nahiyesine bağlı bir bölge. Kastamonu ili, Azdavay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kütahya şehrinde, Sabuncu bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya şehri, Kuluncak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Sivas şehrinde, Altınyayla ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, Sincan bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ili, Şarkışla ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas ili, Yazyurdu bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa şehrinde, Akziyaret nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa kenti, Yardımcı bucağına bağlı bir bölge. Zonguldak şehri, Ormanlı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
UMRE
Hac mevsimi dışında Kâbe'yi ve Mekke'nin öbür kutsal yerlerini ziyaret etme.
SILAYIRAHİM
Anne, baba ve akrabayı ziyaret etme.
TAVAF
İslam dininde hac sırasında Kâbe'nin çevresini yedi kez dönme. Bir şeyin çevresini dolaşma. Kutsal bir yeri ziyaret etme.
GÖRÜŞ
Görme işi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.
İADEİZİYARET
Daha önce yapılmış olan ziyarete ziyaretle karşılık verme.
GELMEK
Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.