Kelimeler arşivinde; içinde "zava" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zava bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zava ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zava olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AZAVAKLANMAK, AZAVATLAŞMAK
ABROZAVANLI
DEZAVANTAJ, ZAVALLILIK, ZERZAVATCI, ZARZAVATCİ
KIRZAVAL, ZARZAVAT, ZAVARANA
ZIRZAVA, ZAVARCI, KAZAVAN, GAZAVAT, ZAVALLI
ZAVALA, ZAVARA
ZAVAL, ZAVAR
ZAVA
ZAVA
Güvey. Taşsız yüzük. Mısır koçanı. Damat, güvey. Damat.
ZARZAVATCİ
Sebze yetiştiren ve satan.
ZAVALLI
Acınacak kadar kötü durumda bulunan. Gücü bir şeye yetmeyen, âciz.
AZAVATLAŞMAK
Uğraşmak, didişmek, dalaşmak.
KIRZAVAL
Çeki çivisi.
ABROZAVANLI
Temiz ve süslü gezen adam.
ZAVARCI
Atak.
GAZAVAT
Gayret: öğle sıcağı basıncaya kadar biraz gazavat edinde ekini bitirelim.
ZERZAVATCI
İstanbul ilinde, Mahmutşevketpaşa bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KAZAVAN
Kendini beğenerek, kasılarak yürüyen kimse.
AZAVAKLANMAK
Birden azmak. Hırslanmak.
ZIRZAVA
İçgücü: Bu günlerde zırzavam bozuk.
ZAVARANA
İri öğütülmüş un.
ZAVALLILIK
Zavallı olma durumu.
ZARZAVAT
Zerzevat.
DEZAVANTAJ
Avantajlı olmama durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GARİP
Kimsesiz, zavallı. Yabancı, gurbette yaşayan, elgin. Acayip. Dokunaklı, hüzün veren. Şaşılacak bir şey karşısında söylenen söz.
KUTSUZ
Uğursuz, kötü, menhus. Mutsuz, zavallı.
BUNCIVAZ
Buncağız, zavallıcık, küçük.
BİÇARELİK
Biçare olma durumu, zavallılık, çaresizlik.
BEÇARE
Biçare, zavallı.
BEYÇARE
Biçare, zavallı.
MELUL
Üzgün. Boynu bükük, zavallı bir biçimde.
ÇARESİZ
Çaresi bulunmayan, onulmaz. İster istemez. Çıkar yol bulamayan bir biçimde. Çare bulamayan, zavallı (kimse), biçare.
BUNCUCUH
Buncağız, zavallıcık, küçük. Biraz, birazcık. Bunun kadar küçük.
ZEBUNKÜŞ
Güçsüze acımayan, zavallıları ezen.
MİSKİN
Çok uyuşuk olan (kimse). Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen (kimse). Cüzzam hastalığına tutulmuş olan (kimse). Âciz, zavallı.
BAŞAK
Arpa, buğday, yulaf ve benzerleri ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı. Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı. Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüler: Zavallı ihtiyar kadın, ömrünü başak toplamakla geçirir. Sigara izmariti: Tütün alacak parası yok ki başak toplayıp içiyor. Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. Spika. Mahsûl devşirildikten sonra dal ve sap üzerinde kalmış olan artıklar. Demren, okun ucundaki sivri demir. İstanbul şehri, Karacaköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, Hasançelebi bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin kenti, Kızıltepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak şehri, Silopi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Başak takımyıldızı, Başak burcu.
PERİŞAN
Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.
GARİBAN
Kimsesiz, zavallı, garip.
BUNCAĞIZ
Bu kadar, bu kadarcık. Bu zavallı, bu küçücük.
CIRBAĞA
Küçük çocuk. Gelişmemiş, cılız çocuk. Aşağılık. Yaramaz, arsız. Sıska (çocuklar hakkında). Cılız çocuk, zavallı, beceriksiz.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
FUKARA
Yoksul, fakir. Zavallı. Derviş.
BEÇARO
Biçare, zavallı.
NAÇAR
Çaresi olmayan, çaresiz. Zavallı, düşkün.