İçinde ZAYA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zaya" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zaya bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zaya ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zaya olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KAZAYAĞIGİLLER

11 harfli kelimeler

UZAYABİLMEK

10 harfli kelimeler

DOMUZAYAĞI, HOROZAYAĞI, UZAYABİLME

8 harfli kelimeler

KAZAYAĞI, MÜZAYAKA, GAZAYAĞI, GAZAYAĞİ, KOZAYAĞI

7 harfli kelimeler

DÜZAYAK, ZAYAKIL, ZAYAHIL, KAZAYAK, GAZAYAK

5 harfli kelimeler

ZAYAT

4 harfli kelimeler

ZAYA

Bazı kelimelerin anlamları

ZAYA

Nem. Sanki.

KOZAYAĞI

Ankara şehrinde, Akyurt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KAZAYAĞI

Ispanakgillerden, yaprakları kaz ayağına benzeyen bir bitki (Chenopodium). Çok kollu çengel. Çaprazlama yapılmış olan teyel, Hristo teyeli. İki ayrı yolun birleşip tek yol hâline geldiği kavşak. Bu renkte olan. İki ucundan herhangi bir yere bağlanmış bir halatın, başka bir halatla ortasından terazilenmiş durumu. Açık turuncu renk.

MÜZAYAKA

Sıkıntı, darlık, parasızlık.

UZAYABİLMEK

Uzama imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZAYAK

İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol). Özellikle Orta Anadolu'da oynanan bir halay türü.

UZAYABİLME

Uzayabilmek işi.

KAZAYAK

Su kıyılarında biten ve yenilen bir çeşit ot.

GAZAYAĞİ

Kazayağı: turşusu ve yumurta ile kâwurması yapılan bir bitki; kırlarda yetişir.

HOROZAYAĞI

Tüfekten boş kovanı çıkarmaya yarayan alet.

KAZAYAĞIGİLLER

Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli, çiçekleri ışınsal simetrili, taç yaprakları olmayan, ovaryumları genellikle üst nadiren alt durumlu, meyveleri etli yapı ile çevrilmiş fındıksı ya da kapsül tipte, genellikle tuzlu topraklarda yetişen, ülkemizde doğal olarak 27 cins ve 71 türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler.

GAZAYAĞI

Taze iken yenen, çay kenarlarında yetişen bir ot. Yabani pancar. Yün çorap nakısı.

GAZAYAK

Taze iken yenen, çay kenarlarında yetişen bir ot.

DOMUZAYAĞI

Tüfek namlusundan sıkıyı çıkarmaya yarar çengelli çubuk.

ZAYAHIL

Güçsüz, hasta.

ZAYAKIL

Baygın.

  -   -   -  

Anlamında ZAYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFRİCANDERSIĞIRI

Güney Afrika'da yerli ırklardan geliştirilen, orta irilikte, büyük sarkık kulaklı, boğaları tipik hörgüçlü, beyaz yana doğru uzayan boynuzlu, ısıya dirençli sığır ırkı.

YILDIZ

Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Bu biçimde olan. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Kuzey 360°'lik yön, kuzey. Baht, şans, talih. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star.

KAZASIZ

Kazaya uğramadan yapılan. Kazasız bir biçimde.

SUŞERİDİ

Su kamışıgillerden, şeridi andıran, 1 metreye kadar uzayabilen, yaprakları açık yeşil renkte sucul bir bitki (Sparmanaum).

FERACE

Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi. Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka.

FIŞKIRMA

Fışkırmak işi. Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması.

CEZASIZ

Cezaya çarptırılmamış, cezalandırılmamış.

CEZALANMAK

Cezaya çarpılmak.

KAZAZEDE

Kazaya uğramış, kaza geçirmiş olan kimse.

CEZALANDIRILMAK

Cezaya çarptırılmak, ceza verilmek, tecziye edilmek.

KAZALI

Kazaya yol açan, sakıncalı, tehlikeli. İlçesi olan. Kaza geçirmiş olan.

TAHLİSİYE

Kurtarma, can kurtarma. Kaza sırasında kurtarma için kullanılan sandal. Kazaya uğrayan gemilerin yolcularını ve gemi adamlarını kurtarma işi.

BULMAK

Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Cezaya uğramak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Bir şeyi elde etmek. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Hatırlamak. Sağlamak, temin etmek. Seçmek. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak.

LÜZUCET

Yapışkanlık, yapışkan olma durumu. Yapışıp uzayan şeyin durumu.

CEZAİ

Ceza ile ilgili, cezaya ilişkin, cezaya dayanan.

ÇINAR

İki çeneklilerden, 30 metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç (Platanus). Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri.

HAPİS

Bir yere kapatıp salıvermeme. Mahpus. Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası. Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane. Pulları salıvermeme, kapatma esasına dayanan bir tür tavla oyunu.

KARTON

Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt. Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter. On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj. Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film. Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart.

HİZALAMAK

Hizaya getirmek.

MORSALKIM

Baklagillerden, salkım durumunda mavi, mor, beyaz, pembe renkli çiçekler açan, 20 metreye kadar uzayabilen çok yıllık bir sarmaşık (Wisteria sinensis).