Kelimeler arşivinde; içinde "zatı" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zatı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zatı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zatı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HADDİZATINDA
ZATIALİLERİ, UZATIVERMEK
ZATIALİNİZ, UZATIVERME
UZATILMAK
DENİZATI, UZATILMA, PAPAZATI
UZATICI
UZATIM, UZATIŞ
UZATI
ZATI
ZATI
Aslında, zaten. Zaten.
UZATILMAK
Uzatma işi yapılmak.
DENİZATI
Başı at başına benzeyen, suda dik duran, kuyruk yüzgeci olmayan, 10-15 santimetre boyunda bir deniz hayvanı (Hippocampus hippocampus).
UZATIM
Uzatma işi.
PAPAZATI
Halkın uğursuz saydığı dört ayağı sekili at.
UZATIŞ
Uzatma işi.
ZATIALİLERİ
"Saygın bir kişi olan siz" anlamında kullanılan bir söz. "Saygın bir kişi olan o" anlamında kullanılan bir söz.
UZATICI
Sözü boşuna uzatan kişi (UZATICILIK, Prolixité).
UZATIVERMEK
Ansızın veya çabucak uzatmak.
UZATILMA
Uzatılmak işi.
UZATI
(Söz sanatı terimi) Sözün boşuna uzaması hali (UZATILI, Itnaplı, Prolixe).
HADDİZATINDA
Aslında.
ZATIALİNİZ
"Saygın bir kişi olan siz" anlamında kullanılan bir söz.
UZATIVERME
Uzatıvermek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZATI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İSKELE
Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
DİLKİCİK
Kağnılarda dingilin üstünde boyunduruğu tutmaya yarayan demir. Kağnı üzerine yük koymak için uzatılan tahta köprüler.
BADARA
Tuzak, fak, tehlike. Çamaşır teknesi. Değirmen taşının altına konulan ağaçlar. Dam ya da çatı yapılırken karşılıklı duvarlar arasında uzatılan tatta uzantılar. (Manyas Balıkesir) (badere) : (Manyas Balıkesir).
DOMBİL
Genellikle pehlivanların başlarının üzerinde uzatılmış saç, kâhkül. Tavuk ve güvercinlerin başının üzerindeki fazla tüyler.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
CIVADRA
Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.
BOBA
Çatılarda, makas ağaçlarının birer ucunun çivilendiği, iki metre kadar uzunlukta ve tam ortada bulunan kalın direk, omurga direği. Baba. İyi, güzel. Baba, karşılığı boba. Baba - boba yit: ( BEĞER Yapıya konan en büyük ağaç, mertek. Çatı yapımına geçileceği sırada, orta kısımlarına gelmek koşuluyle karşılıklı iki duvar üzerine uzatılan kalın ağaç. (Afşar, Akbaş, Hacılar, Garibçe Güdül, Ilıca Ayaş Ankara). CANEL İçten, candan uzatılan el, dostluk eli. SORMAK Birine soru yönelterek herhangi bir konuda bilgi istemek, sual etmek. Bir işin sorumluluğu kendisinde olmak, bir işten sorumlu bulunmak. Dudakları uzatıp soluğu kuvvetle çekerek emmek. UZATMA Uzatmak işi, temdit. Sıhhi tesisatçılıkta kısa boruları uzatmak için kullanılan, kısa boru parçası. Oyun içerisindeki duraklama dakikaları. Bir ucu kıyıya bağlı durumda denize uzatılıp bırakılarak kullanılan balık ağı. Ünlülerin uzun söylenişi. Eşit sayılarla biten bir elemeli oyunu, kazananın belli olması amacıyla, kurallarına uygun olarak belli bir süre daha sürdürmek. BEKMAN Merdiven. Kurutulmak üzere tütün asılan, enlileme uzatılmış sırıklar. EY Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü. Usanç anlatan bir seslenme sözü. ATANAK Çocukların kuş vurdukları sapan. Köy odalarında misafirlerin elbise ve paltolarını asmaları için iki direk arasına yatay uzatılmış ağaç. Ağaç ve ot kökü. DÖVER Çatı ortasına uzatılan uzun ve kalın ağaç kiriş, mertek. Devlet: Seferberlikte biz yedi döverle harbettik. Evlerin birinci katındaki döşeme tahtalarının altındaki kalın ağaçlardan herbiri. (Akdağ Gelendost, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Hatay kenti, Harbiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. KONSOLİDE Vadesi uzatılan (borç). DÖNDÜRMECE Her koşanın son sözcüğünü, sonraki koşanın ilk sözcüğü yapma biçiminde ortaya çıkan bir divan yazını söz sanatı. Ör. / Ey vücud-i kâmilin esrar-i hikmet masdarı / Masdarı zatın olan eşya sıfatın mahzarı / Mahzarı her hikmetin sensin ki kilk-i kudretin / Safha-i eflâke nakşetmiş hutut-i ahteri / Ahteri mes'ut olan oldur ki tab-i pâk ilen / Kaabil-i feyz ola lütfundan safa-yı cevheri. (Fuzuli). UZATMALI Süresi uzatılan. CILKI İnce, dar, taşlı yol, patika. Su yolu. At sürüsü. Eşek. Mısır püskülü. Harmanda saman ile taneyi ayırmak için her ikisi arasına uzatılan ağaç. Çığır, patika, dağ yolu. ANAY Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Birkaç katlı yüksek bina. Evlerde önü açık yer, sofa. Dağlarda ayıların balı yemesine engel olmak için yüksek ağaçlar üzerine yapılan ve kovan koymaya yarıyan yer. Evlerin üst katında duvar yerine uzatılan kiriş. Irmaktan ayrılan suyun başlangıç yeri: Suyu anaydan kestim. Bezginlik, bıkkınlık, usanç bildirir ünlem. Ara bozucu, müzevir. Korku ve şaşma bildirir ünlem.