İçinde YÜZÜN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yüzün" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yüzün bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yüzün ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yüzün olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YÜZÜNDÜŞMEK

10 harfli kelimeler

YÜZÜNKUYLU, YÜZÜNKOYUN, YÜZÜNCÜYIL, YÜZÜNKOYLU, YÜZÜNKAPAK, YÜZÜNGUYLU

9 harfli kelimeler

YÜZÜNÜSTÜ, YÜZÜNKUYU, YÜZÜNKOYU, YÜZÜNGUYU, YÜZÜNGOYU, YÜZÜNATMA

8 harfli kelimeler

YÜZÜNGÖR, YÜZÜNDEN

7 harfli kelimeler

YÜZÜNGÜ, YÜZÜNGE, YÜZÜNCÜ

5 harfli kelimeler

YÜZÜN

Bazı kelimelerin anlamları

YÜZÜN

Yüz üstü, yüzükoyun.

YÜZÜNKOYLU

Yüzü aşağı gelecek biçimde (yatmak, düşmek, ve benzerleri için).

YÜZÜNÜSTÜ

Yüzüstü.

YÜZÜNKOYUN

Yüzü aşağı gelecek biçimde (yatmak, düşmek, ve benzerleri için). Yüzü yere gelecek biçimde, yüzükoyun. Yüzükoyun, yüz üstü.

YÜZÜNGUYU

Yüzü aşağı gelecek biçimde (yatmak, düşmek, ve benzerleri için).

YÜZÜNDÜŞMEK

Değerinden düşmek, önemini yitirmek.

YÜZÜNATMA

Atkısı ipek, çözgüsü iplik olan gömleklik bez.

YÜZÜNDEN

-den ötürü.

YÜZÜNGOYU

Yüzüstü.

YÜZÜNKUYU

Yüzü aşağı gelecek biçimde (yatmak, düşmek, ve benzerleri için). Bayır aşağı, iniş. Yüzü yere gelecek biçimde, yüzükoyun.

YÜZÜNCÜYIL

Trabzon şehrinde, Maçka belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YÜZÜNKOYU

Yüzü aşağı gelecek biçimde (yatmak, düşmek, ve benzerleri için).

YÜZÜNKUYLU

Yüzü aşağı gelecek biçimde (yatmak, düşmek, ve benzerleri için). Yüzü yere gelecek biçimde, yüzükoyun.

YÜZÜNGUYLU

Yüzü yere gelecek biçimde, yüzükoyun. Yüzükoyun.

YÜZÜNKAPAK

Yüzü aşağı gelecek biçimde (yatmak, düşmek, ve benzerleri için).

YÜZÜNGÖR

Ayna.

  -   -   -  

Anlamında YÜZÜN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YÜZÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALBASTI

Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.

COĞRAFYA

Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim. Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü.

AVCI

Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).

ALAZLAMAK

Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.

AZONAL

Yeryüzünün herhangi bir noktasında enleme bağlı olmaksızın meydana gelen olay.

AŞOZ

Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.

BATI

Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp.

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

ARKA

Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

BOYALI

Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış. Yüzünü çok boyamış olan, makyajlı (kadın).

BOYLAM

Yeryüzündeki herhangi bir noktanın meridyen çemberiyle başlangıç olarak alınan Greenwich gözlemevinin meridyen çemberi arasındaki açı değeri, tul, tul derecesi, meridyen.

BEY

Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.

BADANALI

Badana edilmiş olan. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın).

BOYANMAK

Boyama işi yapılmak. Kendi kendini boyamak, yüzüne boya sürmek, makyaj yapmak.

ASTİGMATİZM

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.

ALIN

Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

BIKMAK

Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.

BOYASIZ

Boya sürülmemiş. Yüzünü boyamamış olan, makyajsız (kadın). Renksiz.

BULAŞMAK

Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.

CAHİLLİK

Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.