Kelimeler arşivinde; içinde "yuna" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yuna bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yuna ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yuna olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUNANİSTANLI, NEVYUNANİLİK, SOYUNABİLMEK
SOYUNABİLME
KOYUNABDAL, KOYUNAĞILI
YUNAKDERE, YEYUNALİS, KOYUNALAN, OYUNAĞASI
YUNAKLIK
YUNAKÇI, SOYUNAH, YUNANCA
BOYUNA
YUNAT, YUNAZ, YUNAH, YUNAN, YUNAK
YUNA
YUNA
Belleme (II).
OYUNAĞASI
Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen ad.
NEVYUNANİLİK
XX. yüzyıl başında Yahya Kemal ve Yakup Kadri'nin başlattıkları Akdeniz mitolojisine yönelen edebiyat hareketi ve anlayışı.
KOYUNALAN
Diyarbakır ilinde, Ahmetli nahiyesine bağlı bir bölge.
KOYUNABDAL
Kayseri ilinde, Bünyan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KOYUNAĞILI
Çorum şehri, Mecitözü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Eskişehir ilinde, Mihalıççık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Muş şehri, Karaağıl bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
SOYUNAH
Sağanak biçiminde yağan yağmur.
SOYUNABİLME
Soyunabilmek işi.
YEYUNALİS
Boş bağırsakla ilgili olan.
YUNAKDERE
Balıkesir şehri, Savaştepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BOYUNA
Uzunlamasına. Ara vermeden, durmaksızın.
YUNANCA
Yunan dili. Bu dille yazılmış olan.
SOYUNABİLMEK
Soyunma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YUNAKÇI
Çamaşırcı, çamaşır yıkayan.
YUNAKLIK
Çamaşır yıkanan yer, çamaşırlık. Hamam, yıkanma yeri. Çamaşır teknesinin konduğu ağaç masa. Kirli giysi, çamaşır yıkanan yer.
YUNANİSTANLI
Yunan.
Bu bölümde tanımı içerisinde YUNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANTİK
İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ATAERKİL
Soyda, temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden (topluluk), pederşahi, patriarkal.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
ALFA
Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).
BİLİRKİŞİ
Belirli bir konudan iyi anlayan ve bir anlaşmazlığı çözümlemek için kendisine başvurulan kimse, uzman, ehlihibre, ehlivukuf, eksper. Çözümlenmesi özel veya bilimsel bilgiye dayanan konularda oyuna veya düşüncesine başvurulan kimse, ehlihibre, ehlivukuf.
BANDIRMA
Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
BETA
Yunan alfabesinin ikinci harfi.
AKROPOL
Eski Yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
BOP
Poker oyununda, oyuna girmek için ortaya konması gereken en az miktar. İskambil oyunlarında ortadaki miktar kadar oyuna katıldığını belirten bir söz.
BUZUKİ
Bağlamaya benzer, bozuk düzen çalınan bir Yunan çalgısı.
BALKANLAR
Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
BAŞAĞAÇ
Boyuna dikey yönden kesilmiş olan ve yıl halkaları çember biçiminde görüntü veren ağaç.
BELLEME
Bellemek işi. At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.
BAŞKESİT
Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey.
BAŞTABAN
Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.