İçinde YULARI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yuları" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yuları bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yuları ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yuları olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YULARI

Kayseri ilinde, Yahyalı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında YULARI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YULARI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ESTEZİYOLOJİ

Duyu organları ve duyuları araştıran bilim dalı.

DOMUZDAMI

Maden kuyularında, çökme tehlikesi olan yerlerde her yanı direklerle örülen boşluk.

YEDEK

Gereğinde kullanılmak için elde bulundurulan, asıl karşıtı. Hayvanı yedeğe alan ip, yular. Yularından çekilerek götürülen boş binek hayvanı. Redif. Gereğinde kullanılmak için fazladan bulundurulan, ayrılmış olan.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

GASMA

At yuları.

HALTUK

Buzağı yularının ucundaki, boyuna takılan halka.

KASKI

Fren. Bir şeyi sıkan çember. Pantolon askısı. Öküz yularında burunluk ile tepeliği bağlayan kayış.

CILBIR

Yoğurtlu yumurta. Et, ıspanak ve yumurtadan yapılan yemek. Soğan, domates ve et suyu ile yapılan sulu yemek. Makarna ve erişteden yapılan sulu yemek. Yağda kızartılmış balık üstüne limon ve sarmısak dökülerek yapılan yiyecek. Manda ve öküzleri yürütmek için çenelerinin altına gelecek şekilde konulan sivri demir. Satılan hayvanın ipi için alınan para. Yırtık pırtık. Hayvanların yular başlığının çene altındaki halkasına bağlanan ip veya takılan zincir. Yulara takılan ip. Merkep yuları. (Kamanlar Güdül Ankara).

DÖNENGİ

Hayvanın başlığı ile yuları arasında bulunan ve hayvan bağlıyken dolaşmamasına yarayan döner halka.

BOŞALTICI

Foseptik kuyularındaki pis suları çekmeye yarayan makine, vidanjör.

GİRGEL

Hayvan yuları. (Çağlayan Kars).

OYSAR

Deve yuları. Topraktan yemek kabı, çanak.

HAREZE

Kuyuların ağzına geçirilen oymalı taştan yapılmış çember, kuyu bileziği.

DOĞALCILIK

Gerçeğin doğaya uygun biçimde yansıtılmasını amaçlayan sanat akımı, natüralizm. Gerçeğin yalnız doğa ile açıklanması, natüralizm. Doğa dışında hiç bir şeyin ve gücün var olmadığına inanan, her gerçeğin doğadan çıktığını ileri süren felsefe öğretisi. Rousseau'dan başlayarak John Dewey'e kadar birtakım filozof ve düşünürlerin geliştirdiği ve çocuğun doğal gelişmesi, kendi kendini yönetmesi, duyularına seslenilmesi, kişisel yaşantılar kazanması gibi ilkelere önem veren bir eğitim felsefesi. Ahlakı, içgüdülerin zorladığı kural ve yasalarla açıklayan öğreti ve çığır. İlkel adamın, kişileştirdiği ya da Tanrılaştırdığı kimi doğa öğeleriyle doğa olaylarının çevresinde yarattığı dinsel düzen. bk. din. karşılığı dirimsellik, yıldızcılık. Gerçekçiliğin içine bilime dayanan bazı felsefe ve ahlak öğretileri karıştıktan sonra onun aldığı ad (DOĞALCI, Naturaliste). Doğa: Tabiat. Toplumun gelişimini doğa etkenleri (iklim koşulları,coğrafya çevresi, halklar arasındaki dirimbilimsel ve ırksal ayrımlar) ile açıklamak isteyen öğreti. Fransa'da, XIX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan, deneye önem vererek doğayı ve gerçeği olduğu gibi anlatmayı sanatın ana görevi sayan yazın çığırı.

DOĞAÖTESİ

Duyularımızla algılayamadığımız varlıkların sebeplerini ve temellerini araştıran felsefe, fizikötesi, metafizik. Akıl ve sezgiyle elde edilen ilk ilkeleri veya mutlak bilgiyi konu alan felsefe, fizikötesi, metafizik. Bu felsefeyle ilgili olan.

PIRDÖNDÜ

Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların boynuna takılan kayıştaki ipin bağlandığı demir halka. Hayvanın boynuna bağlanan iplerin çözülmemesi için yapılan düğüm ve buna bağlı demir halka. Hayvan yuları, kapı tokmağı ve benzerleri yerlerde kullanılan demir halka. (Muttalip Eskişehir).

DİPLİK

Hayvanın yularının başlık kısmına bağlanan uzunca ip. Dibi eskiyen kapların dibine geçirilen parça. Bir makine ve eşyanın bir yere tutturulacak alt kısmı. Ağaç testilerin, küleklerin dibine geçirilen ağaçtan, çam kabuğundan yapılmış altlık. Masada tencere, sahan, servis tabağının, altına konulan çavdar sapından, tahtadan ve madenden yapılmış altlık, nihale. Öküz ve at arabalarının arka kapağı. Sargan balığı tutmak için kullanılan birbirine ekli üç parça çubuğun ilk kalınca parçası. Oyuncuların gerisinde, son derece büyültülmüş fotoğraflardan ya da resimlerden oluşan bezem. Araba sandığının arka kapağı. (Ortayazı Senirkent Isparta).

DÖNEĞEN

Sözünde durmayan. Hayvanın başlığı ile yuları arasında bulunan ve hayvan bağlıyken dolaşmamasına yarayan döner halka. Su çevirisi.

REŞME

Hayvanın başlığı, yuları ve gemi. Atların koşum takımlarına gümüş ve altın yaldızlı pullarla yapılmış olan süsleme. Konfeksiyonda düz dikiş yapan bir makine türü.

SENSORYUM

Bütün duyuların ortak merkezi.