Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yulmak" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yulmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yulmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yulmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DOYULMAK, DUYULMAK, KOYULMAK, SOYULMAK, ŞOYULMAK, YOYULMAK, YUYULMAK
OYULMAK, UYULMAK
YULMAK
YULMAK
Yolmak.
OYULMAK
Oyma işi yapılmak. Kazıklanmak.
YOYULMAK
Ayrılmak, dağılmak, bozulmak, araya gitmek. Zail olmak, silinmek, bozulmak.
DUYULMAK
Duyma işine konu olmak.
KOYULMAK
Koyma işine konu olmak. Koyulaşmak. Girişmek, başlamak, teşebbüs etmek.
ŞOYULMAK
Dokunacak iplikler sulu una, (haşıla) veya çirişe batırılmak.
DOYULMAK
Doymak işi yapılmak.
SOYULMAK
Soyma işine konu olmak.
YUYULMAK
Yıkanmak; yuyulmak yıhanmak.
UYULMAK
Uyma işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YULMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAVLAMAK
Kabarıp dökülmek, soyulmak.
İŞİTİLMEK
Duyulmak.
KORKULMAK
Korkmak. Kaygı duyulmak.
OYULMA
Oyulmak işi.
UYULMA
Uyulmak işi.
PATLAMAK
Nesneler, iç basıncın etkisiyle ve çoğunlukla büyük ses çıkararak dağılmak, infilak etmek. Herhangi bir durum veya bir değerin yitirilmesine yol açmak, mal olmak. Görünür duruma gelmek, ortaya çıkmak, yeşermek. Yarılmak. Çok sıkılmak, sıkıntı ve sabırsızlığını belli etmek. Top, taşıt lastiği vb. şeyler değişik nedenlerle havası inmek. Yırtılıp açılmak. Aşırı tepki göstermek. Ansızın tehlikeli bir şey meydana gelmek. Ansızın bir gürültü duyulmak.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
SARILMAK
Sarma işi yapılmak. Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak. Kollarını dolamak, kucaklamak. Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. Bütün gücü ile ele almak.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
KOYULMA
Koyulmak işi.
DUYULMA
Duyulmak durumu.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.
SEVİLMEK
Sevgi duyulmak, sevgi beslenilmek. Beğenilmek.
VURMAK
Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.
ÇARPILMAK
Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak. Bir şeye ederinden fazla para ödemek. Aldatılmak. Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek.
DOYULMA
Doyulmak durumu.
SIZMAK
İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak. Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak. Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek. Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak. İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak. Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek.
İĞNELENMEK
İğneleme işi yapılmak veya iğneleme işine konu olmak. İğne batar gibi acı duyulmak.
SOYULMA
Soyulmak işi.
ÖZENİLMEK
Bir şeye özenti duyulmak.