İçinde YORA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yora" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yora bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yora ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yora olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YORAHLATMAK, YORAKLATMAK

10 harfli kelimeler

YORABİLMEK, YORANNAMAK, YORANLAMAK

9 harfli kelimeler

YORABİLME

8 harfli kelimeler

YORAZLAR, YORANSIZ, YORAKLIK

7 harfli kelimeler

YORAKÇI, YORAMAÇ, SİNYORA

6 harfli kelimeler

AYORAY, YORAÇA, YORASA

5 harfli kelimeler

YORAK, YORAH, YORAZ

4 harfli kelimeler

YORA

Bazı kelimelerin anlamları

YORA

Un değirmenlerinde, üstteki taşın çevreye fırlattığı un. Kırıntı. Eğitim, incelik.

YORANNAMAK

Tasarlamak, ölçüp biçmek, kestirmek.

YORANSIZ

Yersiz, anlamsız (söz).

YORAKLIK

Unun, değirmen taşından taşarak etrafa dökülmesini önleyen tahta ya da teneke koruyucu. (Yeşilköy Gelendost Isparta).

YORAMAÇ

Devenin kasık ipi.

YORAZLAR

Konya şehrinde, Ilgın ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YORABİLMEK

Yorma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SİNYORA

İtalya'da "bayan" anlamında kullanılan bir unvan.

YORAÇA

Dalkavuk. Dalkavukluk.

YORABİLME

Yorabilmek işi.

YORANLAMAK

Tasarlamak, ölçüp biçmek, kestirmek.

YORASA

Deney, görgü.

YORAKLATMAK

Kazma, bel ve benzerleri nin ağzını çelikletmek: Kazmayı demirciye götür yoraklattır.

AYORAY

Antik Yunan tiyatrosunda Tanrıları havada göstermek için kullanılan askı aygıtı.

YORAKÇI

Değirmen taşlarının çevresindeki kovanları temizleyen adam. Değirmenci.

YORAHLATMAK

Mest, yemeni gibi ayakkabıları meşinle yamalatmak: Yorahlatıp giyerdik.

  -   -   -  

Anlamında YORA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YORA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞEYYAT

Kendini çok yoran, kendini helak eden. Yüze gülücü, iki yüzlü.

YORAZ

Aksi, huysuz. Oynaş: Kadını evinde yorazıyla yakalamışlar.

YORAK

Un değirmenlerinde, üstteki taşın çevreye fırlattığı un. Değirmen taşının çevresindeki un kanalı. Mest, çapula, yemeni gibi ayakkabılara vurulan meşin yama. Yama. Köşkerin kullandığı tabaklanmış deri, deri parçası. Ayak kabıya vurulan pençe. Araba tekerinin parmaklığı. Çevre (ağız için sövgüde kullanılır). Ağız çevresinde kuruyan tükrük. Dudakların birleştiği köşe. Kıyı, yakın çevre: Bir yorağa çekil hayvan çiğnemesin. Yatkınlık, alışkanlık. Yama (genellikle ayakkabı için). Ayakkabıların üst yüzüne vurulan yama. (Tepecikköy Tavşanlı Kütahya). Kapı sürgüsü. (Fındıkoluk Bilecik). Kağnı tekerini oluşturan ağaç kısımlardan herbiri. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta).

APIŞTIRMAK

Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.

KUŞKU

Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek. Başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu.

YIRTINMAK

Parçalanırcasına bağırmak. Bir konuda kendini yoracak kadar çok uğraşmak.

BELALI

Yoran, üzen, can sıkan. Kavgacı, şirret. Yolsuz kadının zorba dostu.