Kelimeler arşivinde; içinde "yora" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yora bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yora ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yora olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YORAHLATMAK, YORAKLATMAK
YORABİLMEK, YORANNAMAK, YORANLAMAK
YORABİLME
YORAZLAR, YORANSIZ, YORAKLIK
YORAKÇI, YORAMAÇ, SİNYORA
AYORAY, YORAÇA, YORASA
YORAK, YORAH, YORAZ
YORA
YORA
Un değirmenlerinde, üstteki taşın çevreye fırlattığı un. Kırıntı. Eğitim, incelik.
YORANNAMAK
Tasarlamak, ölçüp biçmek, kestirmek.
YORANSIZ
Yersiz, anlamsız (söz).
YORAKLIK
Unun, değirmen taşından taşarak etrafa dökülmesini önleyen tahta ya da teneke koruyucu. (Yeşilköy Gelendost Isparta).
YORAMAÇ
Devenin kasık ipi.
YORAZLAR
Konya şehrinde, Ilgın ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
YORABİLMEK
Yorma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SİNYORA
İtalya'da "bayan" anlamında kullanılan bir unvan.
YORAÇA
Dalkavuk. Dalkavukluk.
YORABİLME
Yorabilmek işi.
YORANLAMAK
Tasarlamak, ölçüp biçmek, kestirmek.
YORASA
Deney, görgü.
YORAKLATMAK
Kazma, bel ve benzerleri nin ağzını çelikletmek: Kazmayı demirciye götür yoraklattır.
AYORAY
Antik Yunan tiyatrosunda Tanrıları havada göstermek için kullanılan askı aygıtı.
YORAKÇI
Değirmen taşlarının çevresindeki kovanları temizleyen adam. Değirmenci.
YORAHLATMAK
Mest, yemeni gibi ayakkabıları meşinle yamalatmak: Yorahlatıp giyerdik.
Bu bölümde tanımı içerisinde YORA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞEYYAT
Kendini çok yoran, kendini helak eden. Yüze gülücü, iki yüzlü.
YORAZ
Aksi, huysuz. Oynaş: Kadını evinde yorazıyla yakalamışlar.
YORAK
Un değirmenlerinde, üstteki taşın çevreye fırlattığı un. Değirmen taşının çevresindeki un kanalı. Mest, çapula, yemeni gibi ayakkabılara vurulan meşin yama. Yama. Köşkerin kullandığı tabaklanmış deri, deri parçası. Ayak kabıya vurulan pençe. Araba tekerinin parmaklığı. Çevre (ağız için sövgüde kullanılır). Ağız çevresinde kuruyan tükrük. Dudakların birleştiği köşe. Kıyı, yakın çevre: Bir yorağa çekil hayvan çiğnemesin. Yatkınlık, alışkanlık. Yama (genellikle ayakkabı için). Ayakkabıların üst yüzüne vurulan yama. (Tepecikköy Tavşanlı Kütahya). Kapı sürgüsü. (Fındıkoluk Bilecik). Kağnı tekerini oluşturan ağaç kısımlardan herbiri. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
KUŞKU
Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek. Başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu.
YIRTINMAK
Parçalanırcasına bağırmak. Bir konuda kendini yoracak kadar çok uğraşmak.
BELALI
Yoran, üzen, can sıkan. Kavgacı, şirret. Yolsuz kadının zorba dostu.