Kelimeler arşivinde; içinde "yine" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yine bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yine ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yine olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜRELEYİNERİSİN
YİNELETEBİLMEK, YİNELENEBİLMEK, YİNELEYEBİLMEK
YİNELEYEBİLME, YİNELETEBİLME, YİNELENEBİLME
GİYİNEBİLMEK, YİNELİGÖZLER
GİYİNEBİLME, YİNELEMESİZ
YİNELETMEK, YİNELENMEK, YİNELEMELİ, ÖZYİNELEME
SENİYİNEN, YİNELENİM, YİNELEMEK, YİNELETME, ÖNYİNELEM, YİNELENME
YİNELEME
YİNEKLİ, YİNELEM, BEYYİNE, GİYİNEM
MAYİNE, BOYİNE
YİNE
Yeniden, bir daha, tekrar, gene. Buna rağmen, bununla birlikte. Öyle de olsa, öyle olmasına karşılık.
GİYİNEBİLME
Giyinebilmek işi.
ÖZYİNELEME
Bir yordamın kendini çağırabilme özelliği.
YİNELENMEK
Tekrarlanmak.
YİNELENEBİLMEK
Tekrarlanabilmek.
YİNELETEBİLMEK
Tekrarlatabilmek.
KÜRELEYİNERİSİN
Fırlatıverince, atıverince.
YİNELEMELİ
Tekrarlı.
YİNELEMESİZ
Tekrarsız.
GİYİNEBİLMEK
Giyinme imkânı veya olasılığı bulunmak.
YİNELEYEBİLMEK
Tekrarlayabilmek.
YİNELETEBİLME
Tekrarlatabilme.
YİNELİGÖZLER
Yineli olarak açılıp kapanan ya da karanlıkta belli sıklıkla yanıp sönen ışık kaynağıyla, bir devinimin ardışık evrelerini incelemeye yarayan aygıt.
YİNELETMEK
Tekrarlatmak.
YİNELEYEBİLME
Tekrarlayabilme.
YİNELENEBİLME
Tekrarlanabilme.
Bu bölümde tanımı içerisinde YİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İNDİS
Bir harf üzerine konulan işaret. Bir kökün derecesini göstermek için kök işaretinin kolları arasına konulan sayı. Bir harf, benzer fakat yine de değişik biçimlerde iki veya daha çok kez kullanılmak istendiğinde harfin üstüne veya altına eklenen ayırıcı işaret.
HÜLLE
Medeni Kanun'un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi.
GELME
Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.
MANYETİK
Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan. Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka.
GİNE
Gene, yine.
FEMİNİZM
Toplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı, kadın hareketi.
GENE
Yine.
DAMAKSILLAŞMAK
Bir kelimede art damaktan çıkan bir ünsüz veya kalın bir ünlü ön damağa kayıp yumuşamak ve incelmek: Yana yine, alma elma gibi.
DARALMA
Daralmak işi. Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek giymek, yene yine gibi.
KÜLHANBEYLİK
Külhanbeyi olma durumu, kabadayılık. Külhanbeyine yakışır davranış.
KALKIK
Düzeyine göre yüksekte olan. Kabararak yerinden ayrılmış. Dik durumda, ucu yukarı doğru olan.
KÜLHANBEYCE
Külhanbeyine benzer biçimde, külhanbeyi gibi.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
BOPSTİL
Züppece giyiniş biçimi. Bu biçimde giyinen kimse.
GELEN
Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
AYNI
Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o.
BASIÖLÇER
Buharın veya herhangi bir gazın bulunduğu kabın iç yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen alet, manometre. Akışkanların basıncını ölçen araç.
İKİLEMEK
Bir şeyin sayısını ikiye çıkarmak. Tekrarlamak, yinelemek. Tarlayı iki kez sürmek.
DÜZLÜK
Düz olma durumu. Geniş, düz yer. Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).