İçinde YİNİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yini" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yini bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yini ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yini olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

GİYİNİVERMEK, YİNİLMEYİNCE

11 harfli kelimeler

GİYİNİVERME, YİNİKLEŞMEK

10 harfli kelimeler

YİNİYAPRAK, YİNİLENMEK

9 harfli kelimeler

YİNİYİTME, YİNİBAHAR

8 harfli kelimeler

ÇİREYİNİ, İBRİYİNİ, YİNİYAKA, YİNİRMEK, YİNİLMEK, AYİNİCEM

7 harfli kelimeler

YİNİDEN, TEZYİNİ, ŞİYİNİN, GİYİNİŞ, GİYİNİK

6 harfli kelimeler

YİNİLE, YİNİCE, İYİNİK

5 harfli kelimeler

YİNİK, YİNİL, YİNİR

4 harfli kelimeler

YİNİ

Bazı kelimelerin anlamları

YİNİ

Güveyin kardeşi. Yeni. Yeni, karşılığı yii. Yeni, taze.

YİNİLENMEK

Tazeleşmek, gençleşip dinçleşmek: O eskisin, sen yinilen.

YİNİLMEK

Ağırlığı azalmak, hafiflemek. Yemek yenilmek.

AYİNİCEM

Cem ayini.

YİNİDEN

Yeniden, tekrar. Yeniden, bk. yini gatdan.

YİNİKLEŞMEK

Büyümek.

YİNİYAPRAK

Asma yapraklarının büyüyüp sarma yapılabildiği günler: Yiniyaprakta evlenecekler.

YİNİYİTME

Yeni yetişen delikanlı.

GİYİNİVERME

Giyinivermek işi.

ÇİREYİNİ

Çeyreğini.

İBRİYİNİ

İbriğini.

YİNİYAKA

Yeni ev kuran, ocak yakan.

YİNİBAHAR

Taneleri karabiberden büyücek baharlı bir bitki, yenibahar.

YİNİLMEYİNCE

Yenilmeyince.

YİNİRMEK

Bozmak, yıkmak.

GİYİNİVERMEK

Çabucak veya kısa sürede giyinmek.

  -   -   -  

Anlamında YİNİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KILIK

Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü, üst baş. Bir kimsenin resmi, fotoğraf.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

AKINTIÖLÇER

Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.

DIMDIZLAK

Çırçıplak. Saçı dökülmüş (kimse). Elindeki her şeyini, imkânlarını yitirmiş.

MİRA

Arazi üzerinde seçilmiş bir işaret noktasının düşeyini gösteren, yön belirtmek için uzaktan gözlenen, geometrik biçimli tahta lata.

BÜYÜKLÜK

Büyük olma durumu. Ululuk. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış.

LOK

Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz.

İNSÜLİN

Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon.

DONANMAK

Giyinip kuşanmak, süslenmek. Yayılıp kaplanmak. Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek. Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek.

BASINÇLAMAK

Hava taşıtlarında, insan organizması için yeterli basınç düzeyini sağlamak veya ayarlamak.

GELGİT

Boşuna gidip gelme. Ay ve Güneş'in yer yuvarlağı üzerindeki çekim güçleri sebebiyle deniz yüzünde, özellikle ana denizlerde su düzeyinin alçalması, kabarması olayı, metcezir.

BOĞULMAK

Boğma işine konu olmak. Bunalmak. Kumarda hileli oyun sonunda her şeyini yitirmek. Havasızlıktan ölmek.

KOMPLEKS

Karmaşık. Karmaşa. Vitamin ya da proteinlerin oluşturduğu bileşik. Karmaşıklık, karmaşa. Karmaşık. Aynı ekonomik etkinliği gerçekleştiren sanayinin tesisler bütünü, kuruluşlar bütünü.

GREN

Kâğıdın yüzeyinin pürüzlülük derece ve tipinin bir izlenimi.

GİYİMLİ

Giyinmiş, giyinik.

MERKEZ

Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

BAŞBAYİLİK

Başbayi olma durumu. Başbayinin yaptığı iş.

HİPOGLİSEMİ

Aşırı hâlsizliğe ve terlemeye, hafif baygınlığa yol açan, kan şekeri düzeyinin normalden daha aşağı değerlere düşmesi durumu.

GAZ

Tül. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması. Doğal gaz. Gaz yağı. Gaz lambası. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.

BOPSTİL

Züppece giyiniş biçimi. Bu biçimde giyinen kimse.