Kelimeler arşivinde; içinde "yini" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yini bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yini ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yini olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GİYİNİVERMEK, YİNİLMEYİNCE
GİYİNİVERME, YİNİKLEŞMEK
YİNİYAPRAK, YİNİLENMEK
YİNİYİTME, YİNİBAHAR
ÇİREYİNİ, İBRİYİNİ, YİNİYAKA, YİNİRMEK, YİNİLMEK, AYİNİCEM
YİNİDEN, TEZYİNİ, ŞİYİNİN, GİYİNİŞ, GİYİNİK
YİNİLE, YİNİCE, İYİNİK
YİNİK, YİNİL, YİNİR
YİNİ
YİNİ
Güveyin kardeşi. Yeni. Yeni, karşılığı yii. Yeni, taze.
İBRİYİNİ
İbriğini.
YİNİKLEŞMEK
Büyümek.
YİNİYAKA
Yeni ev kuran, ocak yakan.
GİYİNİVERME
Giyinivermek işi.
YİNİBAHAR
Taneleri karabiberden büyücek baharlı bir bitki, yenibahar.
YİNİYİTME
Yeni yetişen delikanlı.
YİNİLMEK
Ağırlığı azalmak, hafiflemek. Yemek yenilmek.
YİNİYAPRAK
Asma yapraklarının büyüyüp sarma yapılabildiği günler: Yiniyaprakta evlenecekler.
ÇİREYİNİ
Çeyreğini.
YİNİLMEYİNCE
Yenilmeyince.
YİNİDEN
Yeniden, tekrar. Yeniden, bk. yini gatdan.
YİNİLENMEK
Tazeleşmek, gençleşip dinçleşmek: O eskisin, sen yinilen.
YİNİRMEK
Bozmak, yıkmak.
AYİNİCEM
Cem ayini.
GİYİNİVERMEK
Çabucak veya kısa sürede giyinmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DIMDIZLAK
Çırçıplak. Saçı dökülmüş (kimse). Elindeki her şeyini, imkânlarını yitirmiş.
GİYİMLİ
Giyinmiş, giyinik.
BOPSTİL
Züppece giyiniş biçimi. Bu biçimde giyinen kimse.
BASINÇLAMAK
Hava taşıtlarında, insan organizması için yeterli basınç düzeyini sağlamak veya ayarlamak.
MERKEZ
Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
İNSÜLİN
Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon.
LOK
Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz.
BAŞBAYİLİK
Başbayi olma durumu. Başbayinin yaptığı iş.
KOMPLEKS
Karmaşık. Karmaşa. Vitamin ya da proteinlerin oluşturduğu bileşik. Karmaşıklık, karmaşa. Karmaşık. Aynı ekonomik etkinliği gerçekleştiren sanayinin tesisler bütünü, kuruluşlar bütünü.
MİRA
Arazi üzerinde seçilmiş bir işaret noktasının düşeyini gösteren, yön belirtmek için uzaktan gözlenen, geometrik biçimli tahta lata.
DONANMAK
Giyinip kuşanmak, süslenmek. Yayılıp kaplanmak. Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek. Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek.
BÜYÜKLÜK
Büyük olma durumu. Ululuk. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış.
BOĞULMAK
Boğma işine konu olmak. Bunalmak. Kumarda hileli oyun sonunda her şeyini yitirmek. Havasızlıktan ölmek.
HİPOGLİSEMİ
Aşırı hâlsizliğe ve terlemeye, hafif baygınlığa yol açan, kan şekeri düzeyinin normalden daha aşağı değerlere düşmesi durumu.
GREN
Kâğıdın yüzeyinin pürüzlülük derece ve tipinin bir izlenimi.
KILIK
Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü, üst baş. Bir kimsenin resmi, fotoğraf.
GAZ
Tül. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması. Doğal gaz. Gaz yağı. Gaz lambası. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.
AKINTIÖLÇER
Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.
GELGİT
Boşuna gidip gelme. Ay ve Güneş'in yer yuvarlağı üzerindeki çekim güçleri sebebiyle deniz yüzünde, özellikle ana denizlerde su düzeyinin alçalması, kabarması olayı, metcezir.
BİRİKİM
Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.