Kelimeler arşivinde; içinde "yatırma" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yatırma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yatırma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yatırma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YATIRMA
Yatırmak işi.
YATIRMAK
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak. Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek. Harcamak. Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek. Eğmek, yatık duruma getirmek. Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek. Konuk etmek. Uyutmak. Başarısızlığa uğramasına yol açmak. Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YATIRMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BRİYANTİN
Saçı parlatmak ve yatırmak için kullanılan güzel kokulu bir madde.
BÖLEMEK
Çocuğu kundaklamak, sarmak, beşiğe bağlayarak, sararak yatırmak.
YATIRILMAK
Yatırma işi yapılmak.
TUZLAMAK
Tuza yatırmak veya üstüne tuz ekmek.
İHTİRMEK
Yere yatırmak: Pehlivan Mehmet arkadaşını ihtirdi.
YATIRIM
Yatırma işi. Bir çıkar veya kazanç sağlamak için yapılmış olan davranış. Millî ekonominin veya bir ticaret kuruluşunun üretim ve hizmet gücünü artırıcı nitelikte olan aktif değerlerine yapılmış olan yeni eklemeler, envestisman. Parayı, gelir getirici, taşınır veya taşınmaz bir mala yatırma, mevduat, plasman.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.
HOSPİTALİZASYON
Hastayı tedavi için hastaneye yatırma.
İMALE
Bir tarafa yatırma, eğme. Aruz vezninde kısa okunması gereken heceyi ölçüye uydurmak için uzun okuma, zihaf karşıtı.
TEVDİAT
Banka vb. yerlere para, senet yatırma.
BELLENGEÇ
Öğrenmek için yapılan iş, alıştırma, temrin. Küçük çocukları yatırmak için yapılan salıncak.
BASDIRMAH
Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Yemek (argo): Yemeği iyice basdırdın mı?.
ÇİZEK
İz, çizgi. Sabanın okuna takılan toprağı kesmeğe yarıyan bıçak. Toprağı devirmeye yarıyan pulluk kulağı. Yazı satırı. Otları kesmeğe, toprağı muntazam olarak sol tarafa yatırmağa yarayan okun eğri kısmında bulunan demir bıçak. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Salman, Kuzköy Akkuş Ordu).
BELEKLEMEK
Çocuğu kundaklamak, sarmak, beşiğe bağlayarak, sararak yatırmak. Şaşkınlıkla karışık korku duymak, irkilmek, ürkmek, uykudan sıçrayarak korku ile uyanmak, afallamak, şaşırmak.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
GULAK
Sabanın iki kenarına çiziyi açmak için konan ağaç parçası. Bir cins mantar. Kulak. Sürülen toprağı yana yatırmaya yarayan pulluk ya da saban demiri. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta; Kartal Eskişehir). Toprağı yana yatırmak için okla ökçe arasına takılan çatal ağaç. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç, Akdağ Gelendost Isparta). Yan kayışların hamuta takıldığı kısım. (Senirkent Isparta).
SERMEK
Kurutmak için asmak. Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek ya da hırpalamak. Açarak yaymak veya döşemek. Göstermek amacıyla asmak veya yaymak. Düz bir yere yaymak. Boşlamak, savsaklamak.
EĞREKLEMEK
Kuşluktan sonra koyunları ağıla getirip yatırmak.
BAZLAMAK
Topak halindeki hamuru (pazı) açmak, yassılamak. Acele ekmek pişirmek. Hamuru saca yapıştırmak. Suya batırmak, basmak: Bize bir kilo armut almazsan seni suya bazlarız. Bir şeyi yere yapıştırmak yatırmak: Güreşte Dayak Mehmet, Cırık Hasan'ı sırt üstü yere bazladı. Sacın üzerine hamur koyup şekil vermek.
PALAMUTLAMAK
Deriyi, sepilemek için palamut doldurulmuş çukura yatırmak.