İçinde YATIŞMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yatışma" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yatışma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yatışma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yatışma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YATIŞMA

Yatışmak işi.

DAYATIŞMAK

Kendi istek ve arzuları doğrultusunda ısrar etmek, inatlaşmak.

YATIŞMAK

Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek. Yan yana, kucak kucağa yatmak. Coşku, sinir, korku vb.nin etkisi azalmak, geçmek, sakinleşmek. Ayaklanma, kargaşa sakinleşmek, durulmak.

DAYATIŞMA

Kendi isteğinde inatlaşma.

  -   -   -  

Anlamında YATIŞMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YATIŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TUĞLAN

Kabarık (saç için): Saçları hiç yatışmaz hep böyle tuğlan durur.

OTURUŞMAK

Yatışmak, hızı azalmak.

SÜKUNET

Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik, sessizlik. Huzur, rahat, sükûn. Dinme, yatışma.

LİMANLAMAK

Gemi bir limana girip orada kalmak. Yatışmak, sakinleşmek.

TEPSEMEK

Susuzluktan dudak kurumak. Uzlaşmak, anlaşmak, barışmak. Oynamak. Yatışmak.

SÖNMEK

Yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak. Duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek. Tükenmek, yok olmak, yitmek. Gerilemek, parlaklık ve önemini yitirmek. Hava veya başka bir gaz ile şişirilmiş bir şeyin havası kaçıp şişkinliği inmek. Parlaklığını, ışığını yitirmek. Yanardağ etkinliğini yitirmek. Ses duyulmaz olmak.

NÖROLEPTİK

Belirgin bir yatışma ve uykuya yol açmaksızın hareketlerde yavaşlama çevre ve uyarılara ilgisizlik, heyecansızlık, kayıtsızlık, sakinleşme yapan ilaç. Genellikle bazı psikozların tedavisinde kullanılan ve beyinde nöronların dopaminerjik almaçlarını engelleyerek dopaminerjik aşırımı baskılayan ilaç, antipsikotik.

ÖŞMEK

Suyun topraktan çıktığı yer, kaynak. Eşmek. Toprağı kazarak çukur yapmak. Benzetmek, karşılaştırmak: Öşmek gibi olmasın şurasında bir yara çıkmış. Ölçmek. Yatışmak, sükûnet bulmak.

DÖLENMEK

Bir yere doğru yönelmek: Evine dölendi. Dolaşmak. Bir yere düzgün şekilde yerleşmek. Bozulmuş bir şey düzelmek, iyileşmek. Yatışmak, yolda rahat ve uslu durmaya alışmak. Bir hayvan sürüsü bir yere düzenli olarak dağılmak: Kuzular çayıra amma da dölendiler. Mutmain olmak, temayül göstermek, sükûnet bulmak, karar kılmak, huzura kavuşmak, ağır davranmak. Çoğalmak.

SAKİNLEŞMEK

Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak, dinginleşmek. Sıkıntısı, öfkesi ya da heyecanı geçmek.

TEBSOLMAK

1.Bitmek, yatışmak. 2.Bir anlaşmazlık, aykırılık düzelmek, çözülmek. Yatışmak, sükûnet bulmak.

KIRILMAK

Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. Bükülerek kat yeri oluşturmak. Kırgınlık duymak. Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.

KÜSÜLMEK

Büzülmek, toplanmak, toparlan mak. Öfkesi geçmek, yatışmak. Küsmek, darılmak. Bozulmak, pıhtılaşmak (süt, yoğurt ve benzerleri şeyler).

TORTUŞMAK

Korkuyu atmak, alışmak, yatışmak.

KÖSÜLMEK

Uzanıp yatmak, ayakları uzatarak yatar gibi oturmak, sere serpe oturmak. Büzülmek, toplanmak, toparlanmak. Yorulmak, gücünü kaybetmek. Öfkesi geçmek, yatışmak. Yılmak, pısmak, korkmak. Ateş yavaş yavaş sönmeye yüz tutmak. Kabaran bir şey sönmek, inmek, durulmak (süt, yemek ve benzerleri şeyler). Bitki, meyve ve benzerleri şeyler kurumaya yüz tutmak, çürümek. Boylu boyunca uzanmak. Öfkesini almak. Hızını almak. Uzanmak, ayağını uzatmak.

TEPSİMEK

Kurumaya yüz tutmak. Yatışmak, durulmak. Yorgunluk, güçsüzlük, hastalık nedeniyle sararmak: Yüzü tepsimiş.

GEVŞEMEK

Sertlik ve gerginliği bozulmak. Çözülmek. Yumuşamak, yatışmak, sakinleşmek. Sevmek, hoşlanmak. Para piyasasında değer yitirmek.