İçinde YARDA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yarda" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yarda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yarda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yarda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YARDA

91,4 santimetrelik İngiliz uzunluk ölçüsü birimi.

YARDAKÇILIK

Yardakçı olma durumu.

YARDAK

Özellikle kötü işlerde yardım.

YARDAKÇI

Kötü işlerde birine yardım eden kimse.

YARDARRIH

Ortaklık.

YARDANLI

Kokmuş.

  -   -   -  

Anlamında YARDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YARDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HINK

Güç gerektiren bir iş yapılırken çıkarılan ses. "Başkasına yardım edecek veya yüreklendirecek gücü olmadığı hâlde öyle görünüp yardakçılık eden kimse" anlamındaki havan dövücüsünün hınk deyicisi deyiminde geçen bir söz.

DİSKET

Bilgisayardaki işlemlerin kaydedildiği manyetik araç.

KOŞUNTU

Bir adamın yanında bulunanlar, yardakçılar, tayfa.

İŞLEMCİ

Bilgisayar programlarının herhangi bir dilinde yazılmış programı, bilgisayarda işletmeyi sağlayan programlar topluluğu. Bir bilgisayarda verilen komutları yorumlayan ve yürüten birim.

PİKAJ

Bilgisayarda dizilen yazıları milimetrik kartona yapıştırıp düzenleme işi.

PUNTO

Matbaacılıkta, bilgisayarda harflerin büyüklük ve küçüklüklerine göre aldığı ad.

POPÜLİST

Halk yardakçısı.

İKON

Bilgisayarda kullanılacak herhangi bir programı simgeleyen küçük resim.

TAYFA

Gemide türlü işlerde çalıştırılan sefer işçisi. Bir adamın yanında bulunan yardakçılar, koşuntu. Zeytin toplayan işçi. Bu sefer işçilerinin topluluğu.

AYARLI

Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).

ANGSTRÖM

Metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi.

ÇIKTI

Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı. Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, çıkış. Mezuniyet belgesi. Artık.

DONANIM

Bir gemi direğine, bir yelkene veya başka bir parçaya bağlı bulunan halat ve makara vb. manevra araçları. Bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler. Tesisat.

SAYFALAMAK

Bilgisayarda sayfalara ayrılmış bir bellek kullanma düzenine dayalı sistemi uygulamak. Gazete, dergi vb. yayınlarda sayfa düzeni yapmak.

FORMATLI

Bilgisayarda kullanılabilir duruma getirilmiş. Bilgisayarda zararlı ögelerden temizlenmiş (disket).

BİÇİMLENDİRMEK

Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.

POPÜLİZM

Politik durumu dramatize ederek halkın ilgisini uyandırmak amacıyla yapılmış olan politika. Halk yardakçılığı.

BİÇİM

Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

AYARSIZ

Ayarı yapılmamış, ayarı bozuk, düzensiz. Belli bir ayarda olmayan (altın veya gümüş). Davranışları ölçüsüz.

BELLEK

Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.