Kelimeler arşivi içinde; başında "yardı" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. yardı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yardı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yardı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YARDIMLAŞABİLMEK, YARDIMLAŞMACILIK
YARDIMLAŞABİLME
YARDIMSEVERLİK
YARDIMLANMAK, YARDIMLAŞMAK
YARDIMCILAR, YARDIMCILIK, YARDIMCISIZ, YARDIMLAŞMA, YARDIMSEVER
YARDIMCILI
YARDIRMAK, YARDIMSIZ
YARDIMLU, YARDIMLI, YARDIMCI, YARDIRMA
YARDIM, YARDIN
YARDI
YARDI
Ceza.
YARDIMSIZ
Yardım almadan.
YARDIRMAK
Yarma işini yaptırmak.
YARDIMSEVER
Hayırsever.
YARDIMLAŞMA
Yardımlaşmak işi.
YARDIMCISIZ
Osmanlılarda, ailesine bakacak kimsesi olmadığı için askerliği ertelenen kişi.
YARDIMLAŞMAK
Karşılıklı yardımda bulunmak.
YARDIMCILIK
Yardımcı olma durumu.
YARDIMCILI
Osmanlılarda, askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olan kişi.
YARDIMLAŞABİLMEK
Yardımlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARDIMCILAR
Ağrı şehrinde, Taşlıçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YARDIMLAŞABİLME
Yardımlaşabilmek işi.
YARDIMLU
Yardıma mazhar, mansur.
YARDIMLANMAK
Yardımını görmek, faydalanmak.
YARDIMLAŞMACILIK
Dar ekonomik anlamında İşleyim, tarım, bankacılık ve benzerleri alanlarda yardımlaşma dernekleri kurmaya yönelik elbirlikçilik akımı. Geniş anlamında her ortaklaşacı girişimde görülen karşılıklı bağımlılık duygusu ve yardımlaşma eğilimi.
YARDIMSEVERLİK
Hayırseverlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde YARDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BESLEME
Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.
BASI
Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.
ARKALANMAK
Kendisine yardım edilmek, destek olunmak.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
BELİRTİ
Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.
APOTR
Yardımcı, koruyucu, havari.
BAĞIŞ
Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.
ARACILIĞIYLA
-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.
AYVAZ
Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.
BAŞYARDIMCI
Bir kurum veya kuruluşta görevli amirin yardımcılarından en üst düzeyde olanı.
BAŞYARDIMCILIK
Başyardımcı olma durumu. Başyardımcının yaptığı iş.
ASİSTAN
Yardımcı. Araştırma görevlisi.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
ASEPSİ
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
ARKALAMAK
Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.