YARDI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yardı" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. yardı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yardı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yardı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

YARDIMLAŞABİLMEK, YARDIMLAŞMACILIK

15 harfli kelimeler

YARDIMLAŞABİLME

14 harfli kelimeler

YARDIMSEVERLİK

12 harfli kelimeler

YARDIMLANMAK, YARDIMLAŞMAK

11 harfli kelimeler

YARDIMCILAR, YARDIMCILIK, YARDIMCISIZ, YARDIMLAŞMA, YARDIMSEVER

10 harfli kelimeler

YARDIMCILI

9 harfli kelimeler

YARDIRMAK, YARDIMSIZ

8 harfli kelimeler

YARDIMLU, YARDIMLI, YARDIMCI, YARDIRMA

6 harfli kelimeler

YARDIM, YARDIN

5 harfli kelimeler

YARDI

Bazı kelimelerin anlamları

YARDI

Ceza.

YARDIMSEVER

Hayırsever.

YARDIMLU

Yardıma mazhar, mansur.

YARDIMCISIZ

Osmanlılarda, ailesine bakacak kimsesi olmadığı için askerliği ertelenen kişi.

YARDIMLAŞMAK

Karşılıklı yardımda bulunmak.

YARDIMLANMAK

Yardımını görmek, faydalanmak.

YARDIMSIZ

Yardım almadan.

YARDIMLAŞABİLME

Yardımlaşabilmek işi.

YARDIMLAŞMACILIK

Dar ekonomik anlamında İşleyim, tarım, bankacılık ve benzerleri alanlarda yardımlaşma dernekleri kurmaya yönelik elbirlikçilik akımı. Geniş anlamında her ortaklaşacı girişimde görülen karşılıklı bağımlılık duygusu ve yardımlaşma eğilimi.

YARDIMCILIK

Yardımcı olma durumu.

YARDIMCILI

Osmanlılarda, askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olan kişi.

YARDIMLAŞMA

Yardımlaşmak işi.

YARDIRMAK

Yarma işini yaptırmak.

YARDIMLAŞABİLMEK

Yardımlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YARDIMCILAR

Ağrı şehrinde, Taşlıçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YARDIMSEVERLİK

Hayırseverlik.

  -   -   -  

Anlamında YARDI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YARDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

BASI

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

BELİRTİ

Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

AYAKLIK

Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.

ARKALAMAK

Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.

ARACILIĞIYLA

-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.

ASİSTAN

Yardımcı. Araştırma görevlisi.

APOTR

Yardımcı, koruyucu, havari.

ARKALANMAK

Kendisine yardım edilmek, destek olunmak.

BAŞYARDIMCILIK

Başyardımcı olma durumu. Başyardımcının yaptığı iş.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

ALET

Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

ASEPSİ

Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.

BESLEME

Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.

BAŞYARDIMCI

Bir kurum veya kuruluşta görevli amirin yardımcılarından en üst düzeyde olanı.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

BAĞIŞ

Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.

AYVAZ

Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.

AMAN

Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

BESLEMEK

Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.