İçinde VASITA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "vasıta" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vasıta bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu vasıta ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vasıta olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

VASITASIZLIK

11 harfli kelimeler

VASITASIYLA

10 harfli kelimeler

BİLAVASITA

9 harfli kelimeler

BİLVASITA, VASITALIK, VASITASIZ

8 harfli kelimeler

VASITALI

6 harfli kelimeler

VASITA

Bazı kelimelerin anlamları

VASITA

Araç. Aracılık. Aracı. Taşıt.

VASITALI

Araçlı. Dolaylı.

VASITASIYLA

Aracılığıyla.

VASITASIZLIK

Vasıtasız olma durumu.

VASITALIK

Aracılık.

VASITASIZ

Araçsız. Doğrudan.

BİLAVASITA

Araçsız. Birinin aracılığı olmadan, doğrudan doğruya, aracısız.

BİLVASITA

Birinin aracılığıyla, doğrudan doğruya olmayarak, dolaylı olarak.

  -   -   -  

Anlamında VASITA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VASITA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALUMİNOTERMİ

Metal ve ametallerin oksijenli bileşiklerin aluminyum metali vasıtasıyla indirgenmesine dayanan metal, ametal ve alaşımların elde edilmesi yöntemi. Yöntem ilk olarak 1859 yılında N.N.Beketov tarafından bulunarak kullanılmıştır. Bu yöntemle Al toz veya yonga biçiminde kullanılır. Mn, Cr, V, W ve birçok alaşımlar bu yöntemle elde edilirler.

ALDANGUÇ

Avutacak, kandıracak, gönül alacak şey, söz. Aldanma vasıtası; oyalıyan, aldatıcı şey.

TAŞIT

Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.

ARAÇSIZ

Doğrudan doğruya yapılmış olan veya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araç olmaksızın, vasıtasız bir biçimde, bilavasıta, doğrudan doğruya.

VESAİT

Araçlar, vasıtalar.

DOLAYSIZ

Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araya herhangi bir araç girmeden.

ENSTRÜMANTAL

Çalgısal, sözsüz. Vasıta hâli.

BELGEGEÇER

Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks.

ARAÇLI

Araçla yapılmış olan veya olan, vasıtalı.

ARACILIK

Aracının yaptığı iş, tavassut. Aracı olma durumu, vasıta, vasıtalık.

TERCİHANE

Terciibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

DOLAYLI

Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt.

ESBAP

Sebepler, nedenler. Vasıtalar, araçlar.

TERKİPHANE

Terkibibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent.

ARAÇ

Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.

ÇIĞNAMAK

Çiğnemek. (Ayak veya bir vasıta altına alarak) çiğnemek.

FLEHMEN

Birçok evcil hayvanda ağız yoluyla idrar ve genital organlardan alınan kokular içeri çekilerek (flehmen) nazo-palatin kanalda koku alma duyusuyla ilgili epitellerden aldığı uyarıları nervus olfactorius ve trigeminal sinirler vasıtasıyla beynin olfactorius lobuna iletilmesi sonucu erkeğin dişinin kızgınlık gösterip göstermediğini anlaması.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ARACILIĞIYLA

-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.