İçinde UZAMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uzama" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uzama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uzama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uzama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UZAMA

Uzamak işi.

MÜRURUZAMAN

Süre aşımı.

BUZAMAK

Doğurmak (İnek hakkında).

UZAMAK

Uzun duruma gelmek, boyu büyümek. Çok zaman tutmak, uzun sürmek.

  -   -   -  

Anlamında UZAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UZAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İNMEK

Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.

GERİLME

Gerilmek işi. Kasların son uzama gücü ile vücudun bütün bölümlerinde oluşan gergin durum, gevşeme karşıtı.

AZITMAK

Azgın duruma getirmek. Bitki çok uzamak. Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak.

IRAMAK

Uzaklaşmak, uzamak, ara açılmak.

TALKIM

Ana sapın bir çiçekle sonuçlandığı, büyümeyi yan sapların sürdürdüğü bir tür uzama biçimi.

TEMADİ

Sürme, sürüp gitme, uzama.

ÇAVAMAK

Buğday filizleri başak vermeden uzamak.

BOYLANMAK

Boyu uzamak.

ÇİVMEK

Atlamak, sıçramak, fırlamak. Gizlice bir şeyi almak. Birdenbire büyümek, uzamak.

AKROMEGALİ

Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.

ATIHMAK

Boy atmak, uzamak. Birden ilerlemek.

CIVLAMAK

Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Yontmak, parçalamak. Kabuğunu soymak. Hava içinden hızla geçen cisim ses çıkarmak. Fırlayıp çıkmak. Piç, sürgün vermek. Düğün sahibi parasını sonuna kadar harcamak. Uzamak. Kaynamak.

UZATMAK

Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak. Germek. Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek. Konuşmayı, tartışmayı sürdürmek. Süreyi artırmak, temdit etmek. Vermek, göndermek. Bir şeyi vermek için birine yöneltmek.

SÜNMEK

Esnekliğini yitirerek gevşemek. Kopmadan uzamak, gerilmek.

ANTOFOR

Kaliks ve korolla arasında reseptakulumun uzaması.

KANGRENLEŞMEK

Kangren olmak. Bir durum veya iş düzelmeyecek duruma gelmek, uzamak.

ISI

Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. Fiziksel bir olaya dayalı, belirli bir ölçü üzerine kurulmuş olan sıcaklık ve soğukluk derecesi.

SARKMAK

Aşağıya doğru uzamak ya da uzanmak. Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek. Yolunu uzatmak, uğramak.

ESNEK

Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli.

GERİLMEK

Germe işi yapılmak, gergin duruma gelmek, belirli bir uzama ile çekilmek. İlişki ve davranış bozulacak duruma gelmek. Kızmak, öfkelenmek, sinirlenmek. Kasılmak. Gergin bir biçimde açılmak.