İçinde UYARLI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uyarlı" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uyarlı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uyarlı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uyarlı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

DUYARLIKÖLÇÜCÜ, DUYARLIKÖLÇÜMÜ

13 harfli kelimeler

DUYARLIKÖLÇER, DUYARLILAŞMAK

12 harfli kelimeler

DUYARLILAŞMA, IŞILDUYARLIK

10 harfli kelimeler

DUYARLIKLI, DUYARLILIK

9 harfli kelimeler

UYARLILIK

8 harfli kelimeler

DUYARLIK

7 harfli kelimeler

DUYARLI, UYARLIK

6 harfli kelimeler

UYARLI

Bazı kelimelerin anlamları

UYARLI

Uyumlu.

DUYARLILIK

Duyarlı olma durumu, duygunluk, duyarlık, hassaslık.

UYARLIK

Uygun olma durumu, uygunluk.

DUYARLIKÖLÇER

Duyarkat üzerinde, aldığı ışık niceliğiyle geometrik bir diziyle etkilenmiş bir bölge elde etmekte kullanılan aygıt.

DUYARLIKLI

Duyarlığı olan, hassasiyetli.

DUYARLILAŞMAK

Duyarlı duruma gelmek.

UYARLILIK

Uyumluluk. Vargılarla öncüller arasındaki sıkı tutarlılık ya da kanı ve tutumlar arasındaki uyarlı birlik.

DUYARLIK

Duyarlılık. Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği. Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği.

DUYARLIKÖLÇÜCÜ

Duyarlıkölçeri kullanan kimse, duyarlıkölçümü uzmanı.

IŞILDUYARLIK

Görünür ya da görünmez ışığı duyma özelliği.

DUYARLIKÖLÇÜMÜ

Belirli bir duyarkatta, ışıklama ile yoğunluk arasındaki bağı kesinlikle saptama, duyarkatın ışıktan etkilenme ve açındırma sırasındaki tepkisini ölçme bilimi.

DUYARLILAŞMA

Duyarlılaşmak durumu.

DUYARLI

Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

  -   -   -  

Anlamında UYARLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYARLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

BUNALIM

Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.

DUYARSIZLAŞMAK

Duyarlı olma yeteneği kalmamak.

DUYARSIZ

Duyarlı olmayan.

ANAFİLAKSİ

Aşırı duyarlık.

DUYARSIZLAŞTIRMAK

Duyarlılığını ortadan kaldırmak, duyarsız duruma getirmek.

DUYGUN

Duyarlı.

DEPREMYAZAR

Depremlerin yerini, süresini, şiddetini tespit eden çok duyarlı cihaz, sismograf.

CANEVİ

Kalbin altındaki bölge. En duyarlı yer, yürek, kalpgâh.

DUYGUSUZ

Duygusu, duyarlığı olmayan, hissiz. Katı yürekli, umursamaz, hissiz.

HASSAS

Duyum ve duyguları algılayan. Duyarlı. En küçük değerleri, incelikleri dahi algılayabilen. Çabuk etkilenen. Yapımı ve bakımı özen isteyen, aksamadan çok doğru çalışan, kesin ölçüler gerektiren işlerde kullanılan (alet).

DERİNLİK

Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.

DUYGULU

Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan, içli, duyar, hassas.

DUYUMÖLÇER

Derinin duyarlığını ölçmeye yarayan alet.

DOKUNUM

Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

DUYGUNLUK

Duyarlılık.

FOTOLİTOGRAFİ

Taş, maden üzerindeki örneklerin, ışığa duyarlı tabakalar üzerinde fotoğraf veya kopya yoluyla çıkarılmasında kullanılan baskı tekniği.

DUYGULANIM

Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.