İçinde UYARMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uyarma" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uyarma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uyarma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uyarma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UYARMA

Uyarmak işi, ihtar, tembih. Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi.

UYARMAK

Bir kimseye bir davranışta bulunmasını veya bulunmamasını söylemek, ikaz etmek. Görevini gereği gibi yapmayan kimseye nasıl davranması gerektiğini hatırlatmak, ihtarda bulunmak. Bir canlının herhangi bir organını dıştan bir etki ile görev yapmaya zorlamak. Uyandırmak. Öğütle yola getirmeye çalışmak.

UYARMAKLIK

İkaz, irşat, yola getirme.

  -   -   -  

Anlamında UYARMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYARMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İKAZ

Uyarma, uyarı, dikkat çekme, ihtar, tembih. Uyandırma.

UYARAN

Uyarma işini yapan (kimse veya şey), münebbih. Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç, uyarıcı. Organizmada uyarım yaratan, uyarıcı.

MUHTIRA

Herhangi bir şeyi hatırlatmak, uyarmak amacıyla yazılan yazı. Günlük. Andıç. Bir devletin başka bir devlete politik sorunlarla ilgili olarak yolladığı uyarı yazısı, memorandum, nota.

KONDÜİT

Sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kimse.

TEMBİHLEMEK

Uyarmak, hatırlatmak, tembih etmek.

İRŞAT

Doğru yolu gösterme, uyarma.

İHTAR

Uyarma, dikkat çekme, uyarı. Bir şeyi birine hatırlatma.

ANIMSATMAK

Birisinin unuttuğu bir şeyi aklına getirmek, hatırlatmak. Birinin bir şeyi unutmamasını sağlamak, uyarmak, hatırlatmak.

DÜRTÜKLEMEK

Üst üste birkaç kez dürtmek. Birini uyarmak ya da kışkırtmak.

HA

İstek uyandırmak için kullanılan bir söz. Evet. (ha:) Dikkati çekmek, uyarmak için kullanılan bir söz. Tekrarlanarak kullanıldığında eşitlik anlamı veren bir söz. (ha:) Şaşma anlatan bir söz. (ha:) Soru bildiren bir söz. Hahniyum elementinin simgesi. Bazen tekrarlanan bir emir kipinin tekrarları arasında yer alarak fiil ile anlatılan işin uzadığı ve bundan bıkıldığı bildirilir. (ha:) Bir şeyin birdenbire hatırlandığını veya kavrandığını anlatan bir söz.

DÜRTMEK

Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek. Değmek, dokunmak. İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, tahrik etmek. Uyarmak, ikaz etmek.

HOP

Uyarmak amacıyla kullanılan bir söz.

TEMBİH

Bir şeyin belli biçimde ve yolda yapılmasını söyleme, bunu üsteleyerek hatırlatma, uyarı, uyarma. Uyarım.

HEM

Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için "özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki" anlamlarında kullanılan bir söz. Açıklayıcı nitelikte olan ikinci cümleyi birinciye bağlayan bir söz.

DALYA

Bir şey sayılırken birim olarak alınan sayıya gelindiğinde söylenen uyarma sözü. Yıldız çiçeği (Dahlia). Çocuk oyunlarında önceden belirlenen bir aşamaya gelme anında söylenen söz.

AKSON

Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

DİKKAT

Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık. İlgi, özen. "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü.

HELE

Özellikle. "Sonunda" anlamıyla geciken davranışları bildirmek için kullanılan bir söz. Uyarma, korkutma veya söz verme anlatan bir söz.

NODULLAMAK

Hayvanı üvendireyle ya da sopayla dürtmek. Dürtmek, uyarmak, hatırlatmak.