İçinde UTMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "utma" olan, toplam 137 tane kelime bulunuyor. İçerisinde utma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu utma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında utma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

TUTMAÇBAYINDIR

12 harfli kelimeler

KÜLYUTMAZLIK, YANTUTMAZLIK, ALTTUTMANLIK, BAĞCAKTUTMAK

11 harfli kelimeler

BAĞCAKTUTMA

10 harfli kelimeler

KORKUTMACA, KURUTMALIK, MUTMAİNLİK, OKUTMANLIK, UNUTMABENİ, DUNUKUTMAK, YALABUTMAK

9 harfli kelimeler

KORKUTMAK, KURUTMALI, KÜLYUTMAZ, YANTUTMAZ, ÇULTUTMAZ, BOYKUTMAK, BULCUTMAK, BURCUTMAK, CURKUTMAK, DURGUTMAK, ERÜDUTMAK, HUYSUTMAK, KORHUTMAK, PAVSUTMAK, SAYPUTMAH, SOYPUTMAK, SURSUTMAK, TURKUTMAK, TUTMANLIK, YORKUTMAK, ZOĞLUTMAK, ZOYBUTMAK, ZOYPUTMAK

8 harfli kelimeler

DOKUTMAK, KOKUTMAK, KORKUTMA, KURUTMAÇ, KURUTMAK, SOĞUTMAÇ, SOĞUTMAK, SOLUTMAK, SORUTMAK, TOZUTMAK, TUTMALIK, BOVUTMAK, COZUTMAK, CUĞUTMAK, CUVUTMAK, ÇUĞUTMAK, DURUTMAK, FORUTMAK, GORUTMAK, GOYUTMAÇ, GURUTMAK, HOMUTMAK, HOPUTMAK, KAĞUTMAK, KANTUTMA, KOHUTMAH, KOHUTMAK, KOMUTMAK, KORUTMAK, KOYUTMAÇ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

AKTUTMA, AVUTMAK, DOKUTMA, KOKUTMA, KURUTMA, MUTMAİN, OKUTMAK, OKUTMAN, SOĞUTMA, SOLUTMA, SORUTMA, TOZUTMA, ULUTMAK, UNUTMAK, UYUTMAK, KORUTMA, OCUTMAK, OFUTMAK, OHUTMAH, OHUTMAK, ONUTMAK, OŞUTMAK, OVUTMAK, ÖNUTMAK, SURUTMA, TOKUTMA, TUMUTMA, UCUTMAK

6 harfli kelimeler

AVUTMA, OKUTMA, TUTMAÇ, TUTMAK, ULUTMA, UNUTMA, UYUTMA, YUTMAK, AHUTMA, CUTMAK, DUTMAÇ, DUTMAH, DUTMAK, HUTMAK, KUTMAK, TUTMAN, TUTMAŞ, UÇUTMA

5 harfli kelimeler

TUTMA, UTMAK, YUTMA, DUTMA, UTMAN

4 harfli kelimeler

UTMA

Bazı kelimelerin anlamları

UTMA

Utmak işi.

OKUTMANLIK

Okutmanın görevi, lektörlük.

BAĞCAKTUTMAK

Geceleri sürüsünün yanından uzaklaşmasını istemiyen çobanın, hayvanlardan birinin boğazına bağladığı ipin diğer ucunu ayağına bağlaması işlemi. (Kursarı Yalvaç Isparta).

KORKUTMACA

Korkutmak amacıyla yapılmış olan şey veya davranış.

KURUTMALIK

Kurutmaya yarar, kurutmak için ayrılmış.

DUNUKUTMAK

Donuklaştırmak, ferini, ışığını azaltmak.

YALABUTMAK

Parlatmak, cilalamak. Tıraş ederek parlatıp güzelleştirmek.

KURUTMALI

Kurutma sistemi olan.

TUTMAÇBAYINDIR

Çankırı kenti, Orta ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ALTTUTMANLIK

Bir tutmanın bir taşınmaz mal üzerindeki halklarından bir bölümünü ya da hepsini bir başkasına aktarmasını olanaklı kılan tutmanlık sözleşmesi türü.

KÜLYUTMAZLIK

Külyutmaz olma durumu.

BAĞCAKTUTMA

Çobanların, bir ucunu ayaklarına bağladıkları ipin diğer ucunu koyunların bileğine bağlayarak yatmaları. (Kursarı Yalvaç Isparta).

KORKUTMAK

Korkmasına yol açmak. Gözdağı vermek. Kaygıya düşürmek.

YANTUTMAZLIK

Tarafsız olma durumu.

MUTMAİNLİK

Mutmain olma durumu.

UNUTMABENİ

İki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir bitki (Myosotis palustris).

  -   -   -  

Anlamında UTMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UTMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AYRIKLIK

Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AYRAÇ

Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.

ALAZLAMAK

Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.

AYRIKSIZ

İstisnasız, bilaistisna. Hiçbir ayrığı olmadan, hiçbirini ayrık tutmaksızın.

AVUTULMAK

Avutma işine konu olmak.

ANIMSATMAK

Birisinin unuttuğu bir şeyi aklına getirmek, hatırlatmak. Birinin bir şeyi unutmamasını sağlamak, uyarmak, hatırlatmak.

AKAÇLAMAK

Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.

AKORTSUZ

Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.

AVUTMA

Avutmak işi, teselli.

AYAZLATMAK

Soğukta bekletmek. Ayazda soğutmak.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

BABALANMAK

Babaları tutmak, öfkelenmek. Diklenmek, kabadayıca davranmak.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

ALIKOYMAK

Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

AVUNMAK

Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.

ARGIT

Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça.