Kelimeler arşivinde; içinde "urdu" olan, toplam 112 tane kelime bulunuyor. İçerisinde urdu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu urdu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında urdu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VURDUMDUYMAZLIK
BÜYÜKDURDURAN, DURDURABİLMEK, DURDURUVERMEK, KURDURABİLMEK, KÜÇÜKDURDURAN, VURDURABİLMEK
BAŞVURDURMAK, VURDUMDUYMAZ, DURDURABİLME, DURDURUVERME, ERİKLERYURDU, KURDURABİLME, VURDURABİLME
BAŞVURDURMA, DURDURULMAK, VAPURDUMANI, KIRBAÇKURDU, MENGÜLKURDU, PARMAKKURDU, TIRPANKURDU
DURDURTMAK, KURDURTMAK, ASLANYURDU, AYDINYURDU, BAŞAKVURDU, DOĞANYURDU, DURDURULMA, DÜĞÜNYURDU, GÖNÜLYURDU, İFLASKURDU, İNCİKKURDU, İPLİKKURDU, KAVAKKURDU, KIMILKURDU, KİZİRYURDU, KOYUNYURDU, POLATYURDU, SEÇENYURDU, ŞAHİNYURDU, TAHTAKURDU, TATARKURDU, TOPULYURDU, VURDURTMAK, YURDULAMAK
BURDURMAK, DURDURMAK, DURDURTMA, KURDURMAK, KURDURTMA, VURDURMAK, AĞAÇKURDU, AĞAÇYURDU, DURDURUCU, ELMAYURDU, KEÇEYURDU, KURDUHMAH, KURDUKMAK, PAŞAYURDU, TURDURMAK, TÜRKYURDU, ÜTÜKYURDU, VURDURTMA, YOKTURDUR
BURDURMA, DURDURMA, DURDURUŞ, KURDURMA, VURDURMA, ATAYURDU, BAĞYURDU, BEYYURDU, BUYURDUM, ÇAMYURDU, ÇILDURDU, ÇOKURDUM, DİLKURDU, DURDURAÇ, DURDURUM, GÜLYURDU, GÜNYURDU, GÜZYURDU, KILKURDU, KOÇYURDU, KURDUMAN, ŞAPURDUM, ŞOKURDUM, TANBURDU, TELKURDU, TENKURDU, TOKURDUM, URDURMAK, YAZYURDU, YURDUSEV, Devamını Oku »»
DURDULU, ERDURDU, ERYURDU, ÖZDURDU, SUYURDU, UCURDUM, VURDUNA, YURDUSU
BURDUR, URDUCA, DURDUR, MURDUN, YURDUM
YURDU, DURDU, KURDU
URDU
URDU
Vurduğu.
BAŞVURDURMA
Başvurdurmak işi.
VURDUMDUYMAZ
Anladığı hâlde anlamamış gibi davranan, umursamaz, aldırmaz, aldırışsız, duygusuz, duvar yüzlü.
VURDUMDUYMAZLIK
Aldırmazlık, aldırışsızlık, umursamazlık.
DURDURUVERME
Durduruvermek işi.
DURDURABİLME
Durdurabilmek işi.
BÜYÜKDURDURAN
Kars şehrinde, Akyaka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
VURDURABİLME
Vurdurabilmek işi.
BAŞVURDURMAK
Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek.
DURDURUVERMEK
Çabucak durdurmak.
KURDURABİLMEK
Kurdurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ERİKLERYURDU
Kırıkkale şehri, Karacaoğlan bucağına bağlı bir bölge.
KÜÇÜKDURDURAN
Kars şehri, Akyaka ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DURDURABİLMEK
Durdurmaya gücü yetmek.
VURDURABİLMEK
Vurdurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KURDURABİLME
Kurdurabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde URDU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTINYAYLA
Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Sivas iline bağlı ilçelerden biri.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
ARYANİZM
IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
AKNE
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.
ATEŞKES
Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke.
AĞLASUN
Burdur iline bağlı ilçelerden biri.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ANTİKATOT
Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
AKALA
Amerikan tohumundan yurdumuzda üretilen bir tür pamuk.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
ARMUZ
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.