İçinde URDU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "urdu" olan, toplam 112 tane kelime bulunuyor. İçerisinde urdu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu urdu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında urdu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

VURDUMDUYMAZLIK

13 harfli kelimeler

BÜYÜKDURDURAN, DURDURABİLMEK, DURDURUVERMEK, KURDURABİLMEK, KÜÇÜKDURDURAN, VURDURABİLMEK

12 harfli kelimeler

BAŞVURDURMAK, VURDUMDUYMAZ, DURDURABİLME, DURDURUVERME, ERİKLERYURDU, KURDURABİLME, VURDURABİLME

11 harfli kelimeler

BAŞVURDURMA, DURDURULMAK, VAPURDUMANI, KIRBAÇKURDU, MENGÜLKURDU, PARMAKKURDU, TIRPANKURDU

10 harfli kelimeler

DURDURTMAK, KURDURTMAK, ASLANYURDU, AYDINYURDU, BAŞAKVURDU, DOĞANYURDU, DURDURULMA, DÜĞÜNYURDU, GÖNÜLYURDU, İFLASKURDU, İNCİKKURDU, İPLİKKURDU, KAVAKKURDU, KIMILKURDU, KİZİRYURDU, KOYUNYURDU, POLATYURDU, SEÇENYURDU, ŞAHİNYURDU, TAHTAKURDU, TATARKURDU, TOPULYURDU, VURDURTMAK, YURDULAMAK

9 harfli kelimeler

BURDURMAK, DURDURMAK, DURDURTMA, KURDURMAK, KURDURTMA, VURDURMAK, AĞAÇKURDU, AĞAÇYURDU, DURDURUCU, ELMAYURDU, KEÇEYURDU, KURDUHMAH, KURDUKMAK, PAŞAYURDU, TURDURMAK, TÜRKYURDU, ÜTÜKYURDU, VURDURTMA, YOKTURDUR

8 harfli kelimeler

BURDURMA, DURDURMA, DURDURUŞ, KURDURMA, VURDURMA, ATAYURDU, BAĞYURDU, BEYYURDU, BUYURDUM, ÇAMYURDU, ÇILDURDU, ÇOKURDUM, DİLKURDU, DURDURAÇ, DURDURUM, GÜLYURDU, GÜNYURDU, GÜZYURDU, KILKURDU, KOÇYURDU, KURDUMAN, ŞAPURDUM, ŞOKURDUM, TANBURDU, TELKURDU, TENKURDU, TOKURDUM, URDURMAK, YAZYURDU, YURDUSEV, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

DURDULU, ERDURDU, ERYURDU, ÖZDURDU, SUYURDU, UCURDUM, VURDUNA, YURDUSU

6 harfli kelimeler

BURDUR, URDUCA, DURDUR, MURDUN, YURDUM

5 harfli kelimeler

YURDU, DURDU, KURDU

4 harfli kelimeler

URDU

Bazı kelimelerin anlamları

URDU

Vurduğu.

BAŞVURDURMA

Başvurdurmak işi.

VURDUMDUYMAZ

Anladığı hâlde anlamamış gibi davranan, umursamaz, aldırmaz, aldırışsız, duygusuz, duvar yüzlü.

VURDUMDUYMAZLIK

Aldırmazlık, aldırışsızlık, umursamazlık.

DURDURUVERME

Durduruvermek işi.

DURDURABİLME

Durdurabilmek işi.

BÜYÜKDURDURAN

Kars şehrinde, Akyaka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

VURDURABİLME

Vurdurabilmek işi.

BAŞVURDURMAK

Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek.

DURDURUVERMEK

Çabucak durdurmak.

KURDURABİLMEK

Kurdurma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ERİKLERYURDU

Kırıkkale şehri, Karacaoğlan bucağına bağlı bir bölge.

KÜÇÜKDURDURAN

Kars şehri, Akyaka ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DURDURABİLMEK

Durdurmaya gücü yetmek.

VURDURABİLMEK

Vurdurma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KURDURABİLME

Kurdurabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında URDU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde URDU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALTINYAYLA

Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Sivas iline bağlı ilçelerden biri.

ANLAYIŞSIZLIK

Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.

AMFİTEATR

Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

ARYANİZM

IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

AKNE

Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.

ATEŞKES

Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke.

AĞLASUN

Burdur iline bağlı ilçelerden biri.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AHLATIERBAA

İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.

AKRABA

Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

AKASYA

Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).

AKALA

Amerikan tohumundan yurdumuzda üretilen bir tür pamuk.

ALMAŞ

İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.

ARMUZ

Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.

ASKER

Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.

ADRES

Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.