URGA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "urga" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. urga ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu urga ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde urga olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

URGANCILIK, URGANLAMAK

9 harfli kelimeler

URGANDERE

7 harfli kelimeler

URGALIH, URGANCI, URGANLI

5 harfli kelimeler

URGAÇ, URGAN

4 harfli kelimeler

URGA

Bazı kelimelerin anlamları

URGA

Yufka açılırken, hamurun tahtaya yapışmaması için kullanılan kalın un.

URGANLAMAK

Asmak, ipe çekmek.

URGANCI

Urgan yapan veya satan kimse.

URGAÇ

Çocukların, büyükleri içine düşürmek için yolda açtıkları çukur, tuzak.

URGANLI

Manisa şehrinde, Turgutlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

URGANCILIK

Urgancının yaptığı iş.

URGALIH

Hamur açarken üstüne serpmek için ayrılan un.

URGANDERE

Öküzleri dürtmek için yapılmış, ucu çivili değnek, öğendire.

URGAN

Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılmış olan ince halat.

  -   -   -  

Anlamında URGA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde URGA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMFİBYUMLAR

Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı.

BALIK

Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

ATAŞ

Tutturgaç.

BÖBREK

Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.

DALAK

Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.

BALTABAŞ

Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.

AŞOZ

Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.

BALBAL

Eski Türklerde kişinin anılması için mezarının veya bazı kurganların etrafına dikilen taş.

BAŞTANKARAGİLLER

Omurgalı hayvanların ötücü kuşlar takımından yüz kadar kuş türünü içine alan geniş bir familya.

ALABALIKGİLLER

Omurgalı hayvanlardan, kemikli balıkların bir familyası.

BOCURGAT

Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık.

BOYNUZLUGİLLER

Keçi, koyun, sığır ve antilopları içine alan, içi boş olan boynuzları sürekli kalan ve dallı olmayan, omurgalıların memeliler sınıfı.

BODOSLAMA

Gemi omurgasının baş tarafından yukarıya uzanan ağaç veya demir direklerden her biri. (bodo'slama) Pervasızca. Bodoslamak işi.

BÖCEKÇİLLER

Omurgalı hayvanlardan memeliler sınıfına giren, böcek yiyen, karada yaşayan hayvanlar takımı.

APAZLAMA

Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.

BÖĞÜR

İnsan ve hayvan vücudunun kaburga ile kalça arasındaki bölümü. Dağ yamacı. Akran. Yan taraf.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

AYAKSIZLAR

Omurgalı hayvanlarda amfibyumlar sınıfının en ilkel yapılı türlerini içine alan bir takım.

BUYURGANLIK

Buyurgan olma durumu.