Kelimeler arşivinde; içinde "uram" olan, toplam 49 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uram bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uram ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uram olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KURAMLAŞTIRMAK
KURAMLAŞTIRMA
GALDURAMAMAH, KURUMSURAMAK
MADURAMİSİN
GULDURAMAK, KURAMCILIK, BUNSURAMAK, HOPÇURAMAK, OTURAMAKLI, KONGURAMAK
MODURAMAK, TOTURAMAK, GURAMANIÇ, MURAMİDAZ, OYSURAMAK, POTURAMAK, SAMURAMAK, SUSURAMAK, FOSURAMAK, DURAMATER, BUTURAMAK, DURAMAMAK, DOMURAMAK, DUDURAMAK
KURAMSAL, OTURAMAK, NATURAMA
DURAMAH, TURAMPA, KURAMCI, BURAMAÇ, TURAMAN, GURAMAK, KURAMPA, DURAMAN, KURAMBA, KURAMAK, HURAMAK, TURAMAK
URAMAK, GURAMİ, GURAMA, KURAMA
TURAM, DURAM, URAMA, KURAM
URAM
URAM
Büyük, geniş yol.
KURUMSURAMAK
Bulduğuyla yetinmeyip daha çoğunu istemek.
HOPÇURAMAK
Sıçramak, atlamak.
MADURAMİSİN
Actinomadura yumaense kültürlerinden elde edilen ve parazitlerde özellikle sodyum ve potasyum iyonlarını bağlayarak koksidiyoz etkenlerinin ölümüne neden olan antiparaziter ilaç.
KONGURAMAK
Yün ve kıl gibi şeyler yanarken fena kokmak.
GALDURAMAMAH
Kaldıramamak.
TOTURAMAK
Yoğurt ekşiyip bozulmak. Kendi kendine söylenmek, homurdanmak.
KURAMLAŞTIRMAK
Kuram durumuna getirmek.
BUNSURAMAK
Beğenmemek, azımsamak, küçümsemek.
GURAMANIÇ
Üç kişiyle oynanan bir oyun.
KURAMLAŞTIRMA
Kuramlaştırmak işi.
MURAMİDAZ
Lizozim.
KURAMCILIK
Kuramcı olma durumu, nazariyatçılık, nazariyecilik, teorisyenlik.
MODURAMAK
Homur homur söylenmek, kızgın kızgın mırıldanmak.
GULDURAMAK
Açlıktan ya da üşümekten barsaklar ses çıkarmak, guruldamak.
OTURAMAKLI
Ağır, davranışları ölçülü olan. Sağlam, oturaklı (yapı için).
Bu bölümde tanımı içerisinde URAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BELİTLENEBİLİRLİK
Belitlenebilen kuram.
HAVALANMAK
Temiz hava alması sağlanmak, havası değiştirilmek. Beğenilmeyen davranışlarda bulunmak. Yerinde oturamaz duruma gelmek. Bir şey hava akımıyla yer değiştirmek. Kibirli, gururlu, çalımlı davranışlarda bulunmak. Yerden ayrılıp göğe yükselmek.
ESTETİKÇİLİK
Gerçeklik ve yarar kaygılarından sıyrılarak bir sanat veya felsefe konusunu salt güzelliği için sevme kuramı, güzel duyuculuk, estetizm.
ANÜRİ
İdrar oluşturamama biçiminde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi.
DEĞİŞİNİMCİLİK
Canlı bir varlıktaki soya çekimin, genlerin bazı özel durumlarının yitirilmesi, yeniden oluşması veya değişmesi yüzünden aniden değişebileceğini ve bu değişmenin, türlerin oluşmasında ana yol olduğunu ileri süren kuram, mutasyonizm. Doğa ve toplumdaki değişmelerin değişinim biçiminde olduğunu savunan düşünce akımı, mutasyonizm.
HİPOSTAZ
Bazı felsefe ve din kuramlarının dayandığı temellerden her biri, uknum.
EPİSTEMOLOJİ
Bilgi kuramı.
GENELLEME
Genellemek işi. Bir işlemin sonucu olan genel kavram, yargı, bilim yasası veya kuram. Zihnin genel düşünceler yapması işlemi veya özelden genele geçiş, tamim.
FRİŞKA
Yelkeni dolduramayacak kadar hafif rüzgâr.
ISKA
Üzerinde durmama, önem vermeme. Boşa çıkarma, rast getirememe. Hedefi tutturamama, amaca ulaşamama.
ESTETİKÇİ
Estetikle uğraşan kimse. Estetikçilik kuramını benimseyen.
EPİSTEMOLOJİK
Bilgi kuramı ile ilgili.
GİZLİCİLİK
Özellikle ruhlar dünyasıyla ve evrenin bilinmeyen güçleriyle ilgili bilgi dünyasına dayalı çeşitli kuramlar, uygulamalar ve ayinler için kullanılan genel ad, okültizm.
DERLEM
Koleksiyon. Bir dilin türlü kullanım alanlarından derlenmiş örneklerinin dil bilgisi ve kuramsal dil bilimi araştırmalarında kullanılmak üzere bilgisayar tarafından okunabilecek biçimde bir araya getirilmiş kümesi.
DİNOZORLAŞMAK
Dinozor gibi davranmak. Gelişmelere ayak uyduramamak, çağın gerisinde kalmak veya mevcut durum ve düzeni koruyup herhangi bir köklü değişiklik yapmamak.
BELİTLEMEK
Belgeye dayanarak ortaya koymak. Belitleme kuramını ortaya koymak.
DİNGİLDEK
Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak. Dengesi bozuk. Sözüne güvenilmez, kaypak.
BİÇİMSELLEŞTİRMEK
Biçimsel duruma getirmek. Bir kuramı biçimsel bir kurama dönüştürmek.
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.
ARAÇÇILIK
Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.