Kelimeler arşivinde; içinde "türe" olan, toplam 92 tane kelime bulunuyor. İçerisinde türe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu türe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında türe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BÖLÜŞTÜREBİLMEK, BÜZÜŞTÜREBİLMEK, GÖRÜŞTÜREBİLMEK, GAYNANAKÜSTÜREN, DÖVÜŞTÜREBİLMEK
BÖLÜŞTÜREBİLME, BÜZÜŞTÜREBİLME, GÖRÜŞTÜREBİLME, DÖVÜŞTÜREBİLME
BÜKTÜREBİLMEK, TÜRETİLEBİLME, DÖKTÜREBİLMEK, TÜTTÜREBİLMEK, SOSYOKÜLTÜREL
DÖKTÜREBİLME, KUSTÜRELEMEK, KÜSTÜRELEMEK, GÖTÜREBİLMEK, HÜŞTÜRELEMEK, KÖSTÜRELEMEK, ÖZDÖNÜŞTÜREÇ, TÜRETEBİLMEK, TEKTÜRELLEME, TÜRETİMCİLİK, BÜKTÜREBİLME, TÜTTÜREBİLME
TÜRETEBİLME, HACIGÖTÜRET, GÖTÜREBİLME
TÜRENEKSİZ, HAPGÖTÜREN, STRÜKTÜREL, POSTMATÜRE, YANKÖSTÜRE, GÖPTÜREĞÜZ, DÖNÜŞTÜREÇ, BAŞGÖTÜREN
OKTÜREMİŞ, KÜTÜREDEK, TÜREDİLER, HAKGÖTÜRE, PREMATÜRE
MELETÜRE, TEKTÜREL, ÖTÜREKLİ, DENATÜRE, ÇOKTÜREL, TÜRETMEK, KÜLTÜREL
TÜRENDE, TÜREMSİ, TÜREMEN, TÜREHAN, TÜRENTİ, TÜRETİK, TÜRETİM, TÜRETİŞ, PÜTÜREK, TÜRETKE, YENTÜRE, NATÜREL, ÖTTÜREÇ, TÜREMEK, TÜRETME, KÜŞTÜRE, KÜSTÜRE, TÜREYİŞ, KÜNTÜRE, BEKTÜRE, BİTÜREM, KUSTÜRE, BİTÜREV, BÜTÜREM, KÖSTÜRE, ÇÜŞTÜRE
ÜSTÜRE, TÜREME, ERTÜRE, TÜRENE, KÖTÜRE, TÜRELİ, TÜREDİ, TÜREFİ, KÜTÜRE, OKTÜRE, ÖTÜREK
ÖTÜRE, TÜREL, TÜREV, TÜREN, TÜREK
TÜRE
TÜRE
Adalet.
GÖRÜŞTÜREBİLME
Görüştürebilmek işi.
BÜZÜŞTÜREBİLMEK
Büzüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GAYNANAKÜSTÜREN
Pembe çiçekli, dikenli bir süs bitkisi.
BÖLÜŞTÜREBİLME
Bölüştürebilmek işi.
SOSYOKÜLTÜREL
Aynı anda bir toplumu veya toplumsal bir grubu ve kendine özgü olan kültürü ilgilendiren.
TÜTTÜREBİLMEK
Tüttürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖVÜŞTÜREBİLME
Dövüştürebilmek işi.
DÖKTÜREBİLMEK
Döktürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TÜRETİLEBİLME
p önermesinin K önerme kümesinden türetilebilme'si, K kümesinin öğesi olan öncüllerden p sonucunun çıktığının bir türetimle gösterilebilmesi demektir. p nin K dan türetilebildiği K|-p biçiminde dile getirilir. türetilebilme imi, türetilebilme önermesi. Salt toplam ölçek sayılına bakarak yanıtlayıcının tutum kalıbını kestirme olanağı veren ölçek özelliği, bk. tutum kalıbı.
BÜZÜŞTÜREBİLME
Büzüştürebilmek işi.
BÜKTÜREBİLMEK
Büktürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BÖLÜŞTÜREBİLMEK
Bölüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖKTÜREBİLME
Döktürebilmek işi.
DÖVÜŞTÜREBİLMEK
Dövüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÖRÜŞTÜREBİLMEK
Görüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TÜRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
ÇEVRE
Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
BOY
Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.
DETERJAN
Petrol türevlerinden elde edilen, temizleme özelliği bulunan, toz, sıvı veya krem durumunda olabilen kimyasal madde, arıtıcı.
ÇITIRBOM
Türedi, ehliyetsiz.
BİRİKİM
Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
BİLİNEMEZCİLİK
Bilginin bağıntılı olduğuna ve bundan dolayı salt olmadığına inanan öğreti. Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğreti, laedriye, agnostisizm.
DARVİNCİLİK
Darvin tarafından geliştirilen, canlı türlerinin doğal ayıklanma sonucu, evrim yoluyla basit organizmalardan türediğini -ileri süren- görüş. Gerçek bilim otoriteleri tarafından itibar edilmeyen görüş.
BORİK
Bordan türeyen asit ve anhidrit.
ANTROPOLOJİ
İnsanın kökenini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim, insan bilimi.
BİLİNEMEZCİ
Bilginin bağıntılı olduğuna inanan (kimse). Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğretiyi benimseyen (kimse), laedri, agnostik.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
BÜKÜNLÜ
Türetmede ve çekimde kelime kökleri değişikliğe uğrayan, bükülgen, insirafi.
BORAKS
Yoğunlaşmış borik asitten türeyen sodyum tuzu.
BİTİŞKENLİK
Bitişken olma durumu. Yeni bir kelime türetmek için köklere ek getirme özelliği.
AZİT
Azothidrik asit HN3 teki hidrojenin yerine bir kökün geçmesi ile türeyen birleşikler.
ANİLİN
Benzenden türeyen bir amin.
ÇATI
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.