İçinde TÜRE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "türe" olan, toplam 92 tane kelime bulunuyor. İçerisinde türe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu türe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında türe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

BÖLÜŞTÜREBİLMEK, BÜZÜŞTÜREBİLMEK, GÖRÜŞTÜREBİLMEK, GAYNANAKÜSTÜREN, DÖVÜŞTÜREBİLMEK

14 harfli kelimeler

BÖLÜŞTÜREBİLME, BÜZÜŞTÜREBİLME, GÖRÜŞTÜREBİLME, DÖVÜŞTÜREBİLME

13 harfli kelimeler

BÜKTÜREBİLMEK, TÜRETİLEBİLME, DÖKTÜREBİLMEK, TÜTTÜREBİLMEK, SOSYOKÜLTÜREL

12 harfli kelimeler

DÖKTÜREBİLME, KUSTÜRELEMEK, KÜSTÜRELEMEK, GÖTÜREBİLMEK, HÜŞTÜRELEMEK, KÖSTÜRELEMEK, ÖZDÖNÜŞTÜREÇ, TÜRETEBİLMEK, TEKTÜRELLEME, TÜRETİMCİLİK, BÜKTÜREBİLME, TÜTTÜREBİLME

11 harfli kelimeler

TÜRETEBİLME, HACIGÖTÜRET, GÖTÜREBİLME

10 harfli kelimeler

TÜRENEKSİZ, HAPGÖTÜREN, STRÜKTÜREL, POSTMATÜRE, YANKÖSTÜRE, GÖPTÜREĞÜZ, DÖNÜŞTÜREÇ, BAŞGÖTÜREN

9 harfli kelimeler

OKTÜREMİŞ, KÜTÜREDEK, TÜREDİLER, HAKGÖTÜRE, PREMATÜRE

8 harfli kelimeler

MELETÜRE, TEKTÜREL, ÖTÜREKLİ, DENATÜRE, ÇOKTÜREL, TÜRETMEK, KÜLTÜREL

7 harfli kelimeler

TÜRENDE, TÜREMSİ, TÜREMEN, TÜREHAN, TÜRENTİ, TÜRETİK, TÜRETİM, TÜRETİŞ, PÜTÜREK, TÜRETKE, YENTÜRE, NATÜREL, ÖTTÜREÇ, TÜREMEK, TÜRETME, KÜŞTÜRE, KÜSTÜRE, TÜREYİŞ, KÜNTÜRE, BEKTÜRE, BİTÜREM, KUSTÜRE, BİTÜREV, BÜTÜREM, KÖSTÜRE, ÇÜŞTÜRE

6 harfli kelimeler

ÜSTÜRE, TÜREME, ERTÜRE, TÜRENE, KÖTÜRE, TÜRELİ, TÜREDİ, TÜREFİ, KÜTÜRE, OKTÜRE, ÖTÜREK

5 harfli kelimeler

ÖTÜRE, TÜREL, TÜREV, TÜREN, TÜREK

4 harfli kelimeler

TÜRE

Bazı kelimelerin anlamları

TÜRE

Adalet.

GÖRÜŞTÜREBİLME

Görüştürebilmek işi.

BÜZÜŞTÜREBİLMEK

Büzüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GAYNANAKÜSTÜREN

Pembe çiçekli, dikenli bir süs bitkisi.

BÖLÜŞTÜREBİLME

Bölüştürebilmek işi.

SOSYOKÜLTÜREL

Aynı anda bir toplumu veya toplumsal bir grubu ve kendine özgü olan kültürü ilgilendiren.

TÜTTÜREBİLMEK

Tüttürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÖVÜŞTÜREBİLME

Dövüştürebilmek işi.

DÖKTÜREBİLMEK

Döktürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

TÜRETİLEBİLME

p önermesinin K önerme kümesinden türetilebilme'si, K kümesinin öğesi olan öncüllerden p sonucunun çıktığının bir türetimle gösterilebilmesi demektir. p nin K dan türetilebildiği K|-p biçiminde dile getirilir. türetilebilme imi, türetilebilme önermesi. Salt toplam ölçek sayılına bakarak yanıtlayıcının tutum kalıbını kestirme olanağı veren ölçek özelliği, bk. tutum kalıbı.

BÜZÜŞTÜREBİLME

Büzüştürebilmek işi.

BÜKTÜREBİLMEK

Büktürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BÖLÜŞTÜREBİLMEK

Bölüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÖKTÜREBİLME

Döktürebilmek işi.

DÖVÜŞTÜREBİLMEK

Dövüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖRÜŞTÜREBİLMEK

Görüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında TÜRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEĞER

Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

ÇEVRE

Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

BOY

Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.

DETERJAN

Petrol türevlerinden elde edilen, temizleme özelliği bulunan, toz, sıvı veya krem durumunda olabilen kimyasal madde, arıtıcı.

ÇITIRBOM

Türedi, ehliyetsiz.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

BİLİNEMEZCİLİK

Bilginin bağıntılı olduğuna ve bundan dolayı salt olmadığına inanan öğreti. Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğreti, laedriye, agnostisizm.

DARVİNCİLİK

Darvin tarafından geliştirilen, canlı türlerinin doğal ayıklanma sonucu, evrim yoluyla basit organizmalardan türediğini -ileri süren- görüş. Gerçek bilim otoriteleri tarafından itibar edilmeyen görüş.

BORİK

Bordan türeyen asit ve anhidrit.

ANTROPOLOJİ

İnsanın kökenini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim, insan bilimi.

BİLİNEMEZCİ

Bilginin bağıntılı olduğuna inanan (kimse). Tanrı'nın ve evrenin nereden türediğinin bilinmediğini ve bilinemeyeceğini ileri süren öğretiyi benimseyen (kimse), laedri, agnostik.

ANLAŞMA

Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

BÜKÜNLÜ

Türetmede ve çekimde kelime kökleri değişikliğe uğrayan, bükülgen, insirafi.

BORAKS

Yoğunlaşmış borik asitten türeyen sodyum tuzu.

BİTİŞKENLİK

Bitişken olma durumu. Yeni bir kelime türetmek için köklere ek getirme özelliği.

AZİT

Azothidrik asit HN3 teki hidrojenin yerine bir kökün geçmesi ile türeyen birleşikler.

ANİLİN

Benzenden türeyen bir amin.

ÇATI

Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

ALTAYCA

Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.