Kelimeler arşivinde; içinde "tuğ" olan, toplam 91 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tuğ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tuğ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tuğ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TUĞGENERALLİK
TUĞAMİRALLİK
TUĞLAMSİLAR, TEPEKUTUĞUN, ERTUĞRULKÖY, DEREKUTUĞUN, TUĞRULTEKİN, TUĞRAKEŞLİK
TUĞLACILIK, HACITUĞRUL, TUĞGENERAL
TUĞAMİRAL, TUĞBAYLIK, TUĞLATMAK, MUTUĞRUNA, TUĞCUBAŞI
TUĞALTAY, TUĞALTAN, SUTUĞLEN, SUUÇTUĞU, TUĞLACIK, TUĞLAKÖY, KIZILTUĞ, TOKUZTUĞ, TUĞLALIK, GÜMÜŞTUĞ, TUĞÜLMEK, ALTINTUĞ, TUĞSAVUN, TUĞSAVUL, TUĞRAKEŞ, TUĞSAVAŞ, ERTUĞRUL, TUĞLEMEK, AYDINTUĞ, TUĞLAŞAH, TUĞLAMSI, ERGİNTUĞ, TUĞTEKİN
ÜÇTUĞLU, TUĞCALI, TUĞAYLI, TUĞRACI, TUĞULGA, TUĞLALI, YATUĞAN, TUĞLACI, ÖZALTUĞ, ÖZAKTUĞ, TUĞRALI, MURTUĞA
TUĞSAV, ATATUĞ, TUĞLUT, TUĞMEK, TUĞMEN, TUĞRİK, TUĞRUL, TUĞYAN, TUĞSAN, TANTUĞ, TUĞSEL, TUĞSER, TUĞTAŞ, TUĞTAY, TUĞBAY, TUĞLAK, PUTTUĞ, SERTUĞ, TUĞALP, TUĞHAN, TUĞKAN, TUĞKUN, KOÇTUĞ, GÖKTUĞ, BİNTUĞ, TOKTUĞ, BAŞTUĞ, TUĞLAN
AYTUĞ, TUĞCU, TUĞLA, TUĞAL, TUĞAR, TUĞRA, OKTUĞ, TUĞÇE, ERTUĞ, ALTUĞ
TUĞS
TUĞ
TUĞ
Sorguç. Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs.
TUĞLATMAK
Kapattırmak.
HACITUĞRUL
Ankara ilinde, Polatlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
TUĞAMİRAL
Deniz kuvvetlerinde, rütbesi albay ile tümamiral arasında bulunan amiral.
TEPEKUTUĞUN
Çorum kenti, Bayat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
TUĞGENERAL
Kara ve hava kuvvetlerinde, rütbesi albay ile tümgeneral arasında bulunan general, liva, mirliva.
TUĞRULTEKİN
Gözü pek hükümdar.
TUĞBAYLIK
Tuğbayın görevi.
ERTUĞRULKÖY
Bolu ilinde, Gerede ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Çorum şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Denizli şehrinde, Güney ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Eskişehir şehri, Sivrihisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. İzmir ili, Kaymakçı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kırklareli ilinde, Babaeski ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
MUTUĞRUNA
Boşuna.
TUĞAMİRALLİK
Tuğamiral rütbesi. Tuğamiralin makamı ve görevi.
TUĞLACILIK
Tuğlacının yaptığı iş.
TUĞLAMSİLAR
Genellikle, silisyum, alüminyum, krom, mağnezyum, demir, kalsiyum, mangan oksitlerinden oluşan ve yüksek sıcaklık uygulamalarında kullanılan biçimlendirilmiş özdekler.
DEREKUTUĞUN
Çorum şehrinde, Bayat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TUĞRAKEŞLİK
Nişancılık.
TUĞGENERALLİK
Tuğgeneral olma durumu. Tuğgeneralin görevi, mirlivalık. Tuğgeneralin rütbesi, mirlivalık.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANIMSATMAK
Birisinin unuttuğu bir şeyi aklına getirmek, hatırlatmak. Birinin bir şeyi unutmamasını sağlamak, uyarmak, hatırlatmak.
ÇANGAL
Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.
DÖLÜT
Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs.
EOSEN
Üçüncü Çağın, memelilerin oluştuğu dönemi.
DEVİR
Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası. Dönme, dönüş. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi. Aktarılma. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. Dolaşma.
BRİKET
Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.
BİLEŞİM
Bileşme işi. İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.
HARÇ
Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.
ÇAKIRDOĞAN
Yırtıcı kuşlardan bir tür doğan, tuğrul (Accipiter gentilis).
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
DERZ
Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ANGLİKANİZM
İngiliz kilisesinin tuttuğu inanç yolu.
GÖÇÜRÜCÜ
Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen unvan.
CUMHURİYET
Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi. Cumhuriyet altını.
CEMRE
Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
ATOMCULUK
Evrenin, bölünmez parçaların kümelenmesinden oluştuğunu ileri süren öğreti.
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.
DELTA
Yunan alfabesinin dördüncü harfi (D). Bir ırmağın çatallanarak denize veya göle kavuştuğu yerde oluşan üçgen biçimli ova, çatal ağız.
DUVAR
Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.