Kelimeler arşivinde; içinde "toka" olan, toplam 73 tane kelime bulunuyor. İçerisinde toka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu toka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında toka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TOKATLAYABİLMEK
TOKATLAYABİLME, TOKALAŞABİLMEK
ANAHTARLITOKA, FOTOKATALİZÖR, TOKALAŞABİLME, SİSTOKAULOZİS
TÜRKMENTOKAT, KLESTOKARPUS, MASIRALITOKA, TOKAÇGEMRİĞİ
SİTOKALAZİN, TOKAÇBALIĞI, TOKATLATMAK, TOKATTAVUĞU, FOTOKATALİZ, ASETOKARMİN, TOKAÇLANMIŞ, TOKATLANMAK, TOKAÇLANMAK
TOKALIOĞLU, TOKATLILIK, TOKAÇLAMAK, TOKAÇLANMA, TOKATLATMA, TOKALAŞMAK, OTOKATALİZ, TOKATÇILIK, TOKATLAMAK, TOKATLANMA
SİSTOKARP, BAŞTOKASI, TOKATBAŞI, TOKALOĞLU, TOKATLAMA, TOKAÇLAMA, EKTOKARDİ, KUŞTOKASI, TOKATKIRI, TOKALAMAK, AMETOKAİN, TOKALAŞMA
TOKANMAK, TOKALMAK, TOKATHAN, TOKAÇÇIK, TUTOKAİN
OTOKARP, EKETOKA, TOKATÇA, TOKATLI, TOKASIZ, TOKANAK, TOKATÇI, TOKAMAK, TOKAÇLI, TOKALAN, TOKALAK, TOKALAÇ
TOKANA, TOKAYA, TOKALI, OTOKAR, TOKALP, TOKAMA, TOKARA
TOKAL, TOKAŞ, TOKAT, TOKAÇ, TOKAY, TOKAR
TOKA
TOKA
Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma. Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. El sıkışma.
TOKAÇGEMRİĞİ
Kilis kenti, Musabeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TOKAÇBALIĞI
Yeni yumurtadan çıkmış kurbağa yavrusu.
TOKALAŞABİLME
Tokalaşabilmek işi.
KLESTOKARPUS
Yosunlarda (Bryophyta) açılmayan kapsüllerde, kapsül duvarlarının kırılması ya da kapsülün kırılmasıyla sporların serbest kaldığı kapalı yapılar.
TOKATLATMAK
Tokatlama işini yaptırmak.
SİSTOKAULOZİS
Koyun ve keçilerde Cystocaulus soyuna bağlı türlerin meydana getirdiği solunum sistemi hastalığı.
MASIRALITOKA
Kayış bağlama tokası. (Aksaray Niğde).
TÜRKMENTOKAT
Eskişehir şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
FOTOKATALİZÖR
Klorofilde olduğu gibi fotokimyasal reaksiyonları hızlandıran madde.
ANAHTARLITOKA
Tırpan tokası. (Yenikent Aksaray Niğde).
SİTOKALAZİN
Aktinin mikroflâmentler şeklinde polimerizasyonunu engelleyen ve çeşitli cıvık mantarlar tarafından meydana getirilen bir grup bileşikten herhangi biri.
TOKALAŞABİLMEK
Tokalaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOKATLAYABİLME
Tokatlayabilmek işi.
TOKATLAYABİLMEK
Tokatlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOKATTAVUĞU
Bir çeşit tavuk.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PATLATMAK
Patlama işine yol açmak. Bir insanın sabrını tüketmek. Tokat atmak. Bir silahı veya patlayıcı bir maddeyi ateşlemek.
KİLLEMEK
Kirli çamaşırları kil kullanarak tokaçla yıkamak.
PAZAR
Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer. Rize iline bağlı ilçelerden biri. Belli bir şeyin satıldığı yer. Alışveriş. Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün. Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
ARTOVA
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
ALMUS
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
SİLLE
Elin iç yüzüyle vurulan tokat.
BAŞÇİFTLİK
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
NİKSAR
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
FİRKETE
Kadınların saçlarını tutturmak için kullandıkları U biçimindeki naylon veya telden saç tokası.
EKLEŞTİRMEK
Tokat atmak.
REŞADİYE
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
DOLANDIRICI
Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse, ayyar, tokatçı.
ERBAA
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
SLAP
Büyük yassı levha. İngilizce'de tokat anlamına gelen kelime.
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.
DÖVÜŞ
Dövme işi. Tokat, yumruk, tekme gibi saldırışlarla yapılmış olan kavga.
KEMER
Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.
SULUSARAY
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
KAPAMAÇ
Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek.