İçinde TEREK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "terek" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde terek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu terek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında terek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

TESTEREKAPLAMA

12 harfli kelimeler

KÖFTEREKİRMA, ÜRETEREKTOMİ, HİSTEREKTOMİ

11 harfli kelimeler

ENTEREKTOMİ

10 harfli kelimeler

MÜŞTEREKEN

9 harfli kelimeler

GOKTEREKE, GÖKTEREKE, TEREKELİK

8 harfli kelimeler

TEREKKÜP, MÜŞTEREK, NESTEREK, TEREKEME, TEREKLİK, TEREKMEK

7 harfli kelimeler

TEREKEM

6 harfli kelimeler

TEREKE, ÖTEREK

5 harfli kelimeler

TEREK

Bazı kelimelerin anlamları

TEREK

Evlerin veya dükkânların yüksekçe yerinde bulunan raf. Başlık veya şapkanın öndeki çıkıntılı bölümü, terek.

KÖFTEREKİRMA

Tarlayı istenildiği yönde sulamak için bel ile açılan yol. Merzifon Amasya).

TEREKEME

Ev eşyası. 1.Dalgın, düşünceli : Niçin öyle terekeme terekeme yürüyorsun? 2.Aptal. Kendi kendine yetişen, büyüyen. Kadın erkek birlikte oynanan bir çeşit halk oyunu. Eski, sözlü geleneği koruyan öykülere verilen ad.

GÖKTEREKE

Her çeşit yeşil, taze sebze.

ENTEREKTOMİ

Bağırsak rezeksiyonu.

TESTEREKAPLAMA

Testere ile biçilerek elde edilen Üstün değerli kaplama.

TEREKELİK

Sebze ekilen yer, bostan.

MÜŞTEREK

Ortak. Ortaklaşa, el birliğiyle yapılmış olan veya hazırlanan. Birlikte.

TEREKLİK

Raf, sergen.

MÜŞTEREKEN

Ortaklaşa.

ÜRETEREKTOMİ

Üreterin ameliyatla çıkarılması.

NESTEREK

Eşya, nesne.

TEREKKÜP

Birkaç şeyin bileşmesinden oluşma, bileşme.

GOKTEREKE

Yeşillik, yeşerti, sebze (bitki hakkında).

TEREKMEK

Mayasız hamurdan açılıp, sacda pişirilen yufka ekmeği.

HİSTEREKTOMİ

Laparotomi veya transvajinal yolla döl yatağının tamamının ameliyatla kesilip çıkarılması.

  -   -   -  

Anlamında TEREK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DENGELEMEK

Dengeli duruma getirmek. Bir cismi güç katarak veya eksilterek denge durumuna getirmek.

ÇÖMEZ

Medreselerde müderrisin hizmetine bakan ve ondan ders alan öğrenci. Acemi. Birinin kendi işini öğreterek yetiştirmeye başladığı kimse.

BAHİSÇİ

Müşterek bahisçi.

ÇAKIŞMAK

Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak. Doğru, açı, yüzey vb. geometrik biçimler üst üste konulduklarında birbirini bütünüyle örterek eşit olmak. Aynı zaman dilimine denk gelmek. Söz yarışı etmek.

ASINTI

Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.

ÇETELE

Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.

ALGI

Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

BİR

Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

ASİMİLASYON

Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.

ÇIKRIKÇI

Çıkrık yapıp satan kimse. Elyaf fitillerini incelterek iplik veya elyaf yünü durumuna getiren ve boş makaralara saran bir makine.

ÇALMAK

Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.

DAMARGENİŞLETEN

Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).

ELEKTROFON

Fonograf kayıtlarını okumak ve elektrik akımının aracılığıyla yükselterek sese çevirmek için gerekli araçları içinde toplayan cihaz.

GENLEŞTİRMEK

Sıcaklığını yükselterek bir cismin yapısını ve birleşimini bozmadan hacmini, boyunu artırmak.

BÜYÜTEÇ

Cisimleri büyüterek gösteren alet, pertavsız.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

BİLEŞMEK

İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturmak, terekküp etmek.

EMMEK

Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak. Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek. Uzun süre yararlanmak. Soğurmak.

BİLEŞME

Bileşmek işi, terekküp.

ALAŞIMLAMAK

Metale, alaşım elementlerini eriterek katmak.