İçinde TAŞMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "taşma" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde taşma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu taşma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında taşma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

TAHTAŞMAK, TOFTAŞMAK, TOĞTAŞMAK, TOHTAŞMAĞ, TOHTAŞMAH, TOHTAŞMAK, TUHTAŞMAK

8 harfli kelimeler

SATAŞMAK, ÇATAŞMAK, TAŞMANLI, TAŞMASKE

7 harfli kelimeler

SATAŞMA, TAŞMAKA, UTAŞMAK

6 harfli kelimeler

TAŞMAK

5 harfli kelimeler

TAŞMA

Bazı kelimelerin anlamları

TAŞMA

Taşmak işi. Akarsu yatağından çıkarak çevresini kaplama, su baskını. Bir aritmetik işlem sonucunda, ayrılan yere sığmayacak büyüklükte bir sayının bulunması. Bir yapının, tümünün ya da bir bölümünün, bir başkasının toprağına, yerbölümüne olursuz olarak girmesi.

TUHTAŞMAK

Azalmak, hafiflemek, rahatlamak : Başımdaki ağrı biraz tuhtaştı.

UTAŞMAK

Ulaşmak, yetişmek: Arkasından koştum ulaşamadım. Yetişmek, ulaşmak.

ÇATAŞMAK

Sataşmak, çatışmak.

TAŞMANLI

Sinop kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

TAŞMAKA

Kaplumbağa.

TAŞMAK

Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak. Öfke, sabırsızlık ya da heyecan yüzünden kendini tutamamak. İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak. Bir yere veya şeye sığmamak. Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak.

TOFTAŞMAK

Derlenip toplanmak.

SATAŞMA

Sataşmak işi.

TOHTAŞMAK

Dinlenmek, rahatlamak, serinlemek. Dinlenmek, sıkıntıyı atmak, mutlu olmak.

TAŞMASKE

Genellikle barok çağda yapı ve çeşmelerin süslenmesinde kullanılan taştan yüz heykeli.

TOHTAŞMAH

Çevreye, işe alışmak, uymak.

TAHTAŞMAK

Durumunu düzeltmek.

TOĞTAŞMAK

Hafiflemek. Çevreye, işe alışmak, uymak.

TOHTAŞMAĞ

Dinlenmek, sıkıntıyı atmak, mutlu olmak.

SATAŞMAK

Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.

  -   -   -  

Anlamında TAŞMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOKUNMAK

Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.

SARKINTI

Aşağı doğru uzanan, sarkan şey. Sataşma, takılma.

DAHLETMEK

Sataşmak. Karışmak, burnunu sokmak.

SATAŞILMAK

Sataşma işine konu olmak.

SARKINTILIK

Genellikle kadınlara sataşma, laf atma, rahatsız etme, huzur bozma, tasallut.

KÜKREMEK

Aslan, bağırmak. Mayalanıp kabarmak. Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak. Gür bir biçimde yetişmek. Coşmak, taşkınlık göstermek. Deniz, nehir kabarmak, taşmak. Coşkuyla saldırmak.

SAVURMAK

Havaya atıp dağıtmak, saçmak. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak. Yalan, küfür vb. söylemek. Kaldırıp atmak, fırlatmak. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek.

ARDILMAK

Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.

TAŞIRMAK

Taşmasına yol açmak.

VOYVO

Alay ederek sataşmak için söylenen bir söz.

KABARMAK

Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.

BULAŞKAN

Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan.

TAŞIMLIK

Taşma süresi, taşacak kadar.

FEYEZAN

Taşma, taşkın, seylap. Bereket.

ÇAMURLAŞMAK

Çamur durumuna gelmek. Sataşmaya, kavga çıkarmaya başlamak, terbiyesizleşmek.

AZMAK

Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.

TUĞYAN

Akarsuyun taşması, kabarması.

SEYLAP

Su baskını, taşma, taşkın, feyezan.

BULAŞMAK

Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.