Kelimeler arşivinde; içinde "taşma" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde taşma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu taşma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında taşma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAHTAŞMAK, TOFTAŞMAK, TOĞTAŞMAK, TOHTAŞMAĞ, TOHTAŞMAH, TOHTAŞMAK, TUHTAŞMAK
SATAŞMAK, ÇATAŞMAK, TAŞMANLI, TAŞMASKE
SATAŞMA, TAŞMAKA, UTAŞMAK
TAŞMAK
TAŞMA
TAŞMA
Taşmak işi. Akarsu yatağından çıkarak çevresini kaplama, su baskını. Bir aritmetik işlem sonucunda, ayrılan yere sığmayacak büyüklükte bir sayının bulunması. Bir yapının, tümünün ya da bir bölümünün, bir başkasının toprağına, yerbölümüne olursuz olarak girmesi.
TUHTAŞMAK
Azalmak, hafiflemek, rahatlamak : Başımdaki ağrı biraz tuhtaştı.
UTAŞMAK
Ulaşmak, yetişmek: Arkasından koştum ulaşamadım. Yetişmek, ulaşmak.
ÇATAŞMAK
Sataşmak, çatışmak.
TAŞMANLI
Sinop kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TAŞMAKA
Kaplumbağa.
TAŞMAK
Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak. Öfke, sabırsızlık ya da heyecan yüzünden kendini tutamamak. İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak. Bir yere veya şeye sığmamak. Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak.
TOFTAŞMAK
Derlenip toplanmak.
SATAŞMA
Sataşmak işi.
TOHTAŞMAK
Dinlenmek, rahatlamak, serinlemek. Dinlenmek, sıkıntıyı atmak, mutlu olmak.
TAŞMASKE
Genellikle barok çağda yapı ve çeşmelerin süslenmesinde kullanılan taştan yüz heykeli.
TOHTAŞMAH
Çevreye, işe alışmak, uymak.
TAHTAŞMAK
Durumunu düzeltmek.
TOĞTAŞMAK
Hafiflemek. Çevreye, işe alışmak, uymak.
TOHTAŞMAĞ
Dinlenmek, sıkıntıyı atmak, mutlu olmak.
SATAŞMAK
Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
SARKINTI
Aşağı doğru uzanan, sarkan şey. Sataşma, takılma.
DAHLETMEK
Sataşmak. Karışmak, burnunu sokmak.
SATAŞILMAK
Sataşma işine konu olmak.
SARKINTILIK
Genellikle kadınlara sataşma, laf atma, rahatsız etme, huzur bozma, tasallut.
KÜKREMEK
Aslan, bağırmak. Mayalanıp kabarmak. Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak. Gür bir biçimde yetişmek. Coşmak, taşkınlık göstermek. Deniz, nehir kabarmak, taşmak. Coşkuyla saldırmak.
SAVURMAK
Havaya atıp dağıtmak, saçmak. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak. Yalan, küfür vb. söylemek. Kaldırıp atmak, fırlatmak. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
TAŞIRMAK
Taşmasına yol açmak.
VOYVO
Alay ederek sataşmak için söylenen bir söz.
KABARMAK
Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.
BULAŞKAN
Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan.
TAŞIMLIK
Taşma süresi, taşacak kadar.
FEYEZAN
Taşma, taşkın, seylap. Bereket.
ÇAMURLAŞMAK
Çamur durumuna gelmek. Sataşmaya, kavga çıkarmaya başlamak, terbiyesizleşmek.
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
TUĞYAN
Akarsuyun taşması, kabarması.
SEYLAP
Su baskını, taşma, taşkın, feyezan.
BULAŞMAK
Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.