İçinde TAKA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "taka" olan, toplam 80 tane kelime bulunuyor. İçerisinde taka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu taka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında taka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KARPOMETAKARPUS

13 harfli kelimeler

TAKATUKACILIK

12 harfli kelimeler

TAKAZALAŞMAK, PORTAKALIMSI, MANTAKALAMAK, ORTAKALDIRIM, ORTAKARAÖREN

11 harfli kelimeler

TAKAZALAMAK, PORTAKALLIK, TAKATÜLÜMBE, TAKATSİZLİK, ORTAKARABAĞ

10 harfli kelimeler

PORTAKAVAL, HATAKAPÇIK, KATAKALSİN, METAKARPUS, PORTAKALLI, PORTAKALSI, ARTAKALMAK, TAKABİLMEK, TAKAÇLAMAK, TAKALAŞMAK, TAKATUKACI, TAKTAKACAN

9 harfli kelimeler

ARTAKALIM, ARTAKALMA, ALİTAKACA, TAKABİLME, KİSTAKANT, TAKASBANK, ORTAKAYIK, ORTAKAVAK

8 harfli kelimeler

YATAKANI, TAKALLÜS, TAKALLET, TAKARRÜP, TAKARRÜR, TAKANMAK, TAKADDÜM, TAKATSİZ, ORTAKAPI, ORTAKALE, TAKATUKA, TAKAYYÜT, PORTAKAL, MÜSTAKAR, ALATAKAÇ

7 harfli kelimeler

TAKAVCI, TAKAVUT, TAKANLI, TAKAZLI, TAKTAKA, TAKANAK, TAKALAK, TAKAKLI, TAKAGAN, TAKADON, EKETAKA, FALTAKA, TAKACAN, MANTAKA, TAKACAK, TAKATLİ

6 harfli kelimeler

ATAKAN, JATAKA, AFTAKA, TAKAZA, NATAKA, TAKACI, TAKANA, TAKADA, TAKALA

5 harfli kelimeler

TAKAV, TAKAT, TAKAS, TAKAZ, TAKAN, TAKAÇ, TAKAĞ

4 harfli kelimeler

TAKA

Bazı kelimelerin anlamları

TAKA

Doğu Karadeniz bölgesine özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi. Bozuk, zor çalışan veya eski kara taşıtları için kullanılan bir söz.

HATAKAPÇIK

Arsız kişi.

PORTAKALIMSI

Portakalsı.

TAKATUKACILIK

Takatukacının yaptığı iş.

PORTAKALLIK

Portakal bahçesi.

KATAKALSİN

Kalsitonin prekürsörü olan madde.

PORTAKAVAL

Kapı toplardamarı ve kaudal vena kavayla ilişkili veya onlara ait olan.

ORTAKALDIRIM

Sokaklarda ve özellikle anayollarda, yayaları taşıt dolaşımının çekincelerinden korumak için yol ortasına yapılmış, yol düzeyinden yüksekte yer alan durma ve geçme yeri.

MANTAKALAMAK

Teyellemek.

ORTAKARABAĞ

Afyon ili, Bolvadin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

TAKATÜLÜMBE

Kırık dökük nesne.

TAKAZALAMAK

Ayak-yoluna gitmek, pislemek.

TAKAZALAŞMAK

Bozulmak : Bizim radyo takazalaştı.

ORTAKARAÖREN

Konya ili, Seydişehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TAKATSİZLİK

Takatsiz olma durumu.

KARPOMETAKARPUS

Kuşların kanatlarında bulunan ve üç metakarpus ve bazı karpus kemiklerinin birleşmesiyle oluşan kemik.

  -   -   -  

Anlamında TAKA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GREYFURT

Turunçgillerden, sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı, altıntop, kızmemesi (Citrus decumana). Bu ağacın portakaldan daha iri, kanarya sarısı renginde, tadı acımsı meyvesi, altıntop, kızmemesi.

KASILMA

Kasılmak işi, takallüs.

HOLMİYUM

Atom numarası 67, atom ağırlığı 164,94 olan, oksidi açık sarı renkte, tuzları portakal sarısı renginde, az bulunan bir element (sembolü Ho).

İŞLEM

Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

GÜCÜK

Kısa, bodur, gelişmemiş, güdük. Kuyruksuz, kuyruğu kesik (hayvan). Ağaç direklerin hazırlanması sırasında artakalan kısa parça.

KUVVET

Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

ALEMCİ

Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan veya takan kimse.

KUDRETSİZ

Gücü olmayan, argın, takatsiz.

KÜRASO

Acı portakal kabuğundan yapılmış olan bir içki.

GÜÇ

Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.

ÇAPAR

Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.

KANCACI

Metal zincir imalatında palet zincirlerinin ucundaki baklalarına özel kanca takan kimse.

KASILMAK

Kasma işi yapılmak. Kas, büzülüp toplanmak, büzüşmek, takallüs etmek. Büyüklenmek, kurumlanmak, gururlanmak.

KALINTI

Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

HIZ

Çabukluk, sürat. Bir hareketten doğan güç, şiddet. Alınan yolun harcanan zamana oranı, sürat. Çaba, güç, gayret, takat.

KUDRETSİZLİK

Güçsüz olma durumu, argınlık, takatsizlik.

KESİLMEK

Kesme işi yapılmak. Tutulmak, kapatılmak. Gibi olmak, benzemek, dönmek. Çok beğenmek, çok hoşlanmak. Durmak. Son ya da aralık verilmek. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek. Akmamak. Akım gelmez olmak. Sona ermek. Dinmek. Sünnet olmak. Yoksun kalmak. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil. Makaslanmak.

DEĞİŞİM

Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

ARTAKALMA

Artakalmak işi.

DERMAN

Güç, takat, mecal. Çıkar yol, çare. İlaç.