İçinde SORU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "soru" olan, toplam 53 tane kelime bulunuyor. İçerisinde soru bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu soru ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında soru olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SORUŞTURMACILIK, SORUŞTURABİLMEK

14 harfli kelimeler

TOPLUSORUŞTURU, SORUMSUZLAŞMAK, SORUŞTURABİLME

13 harfli kelimeler

SORUMSUZLAŞMA

12 harfli kelimeler

DOKSORUBİSİN, SORUŞTURMACI

11 harfli kelimeler

SORUŞTURUCU, SORUTTURMAK, SORUMSUZLUK, SORUŞTURMAK, SORUNSUZLUK

10 harfli kelimeler

SORUMLULUK, SORUMSUZCA, SORUNULMAK, SORUNUFAĞI, SORUVERMEK, SORUŞTURMA

9 harfli kelimeler

SORUŞTURU, SORUVERME

8 harfli kelimeler

SORULAMA, SORUMLUK, SORUNCUL, SORUŞMAH, SORUTMAH, SİMSORUT, SORUTKAN, SORUTMAK, SORULMAK, SORUMSUZ, SORUŞMAK, SORUNSAL, SORUNSUZ

7 harfli kelimeler

SORUTMA, SORULMA, SORUMAK, SORUMLU, SORUNLU, SORUNCA, SORUŞMA, SORUDAK, GENSORU

6 harfli kelimeler

SORUCU, SORUMA, SORUAN

5 harfli kelimeler

SORUS, SORUŞ, SORUN, SORUK, SORUT, SORUM

4 harfli kelimeler

SORU

Bazı kelimelerin anlamları

SORU

Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.

TOPLUSORUŞTURU

Bir soru çizinliğinin küme olarak bir arada bulunan kişilere ya da küme oluşturan evrenlere verilerek yanıtların aynı zamanda ve topluca alınması.

SORUŞTURMACILIK

Soruşturmacının yaptığı iş, soruşturuculuk, muhakkiklik.

SORUMSUZLUK

Sorumsuz olma durumu, mesuliyetsizlik. Sorumsuzca davranış, mesuliyetsizlik.

SORUŞTURMAK

Öğrenilmek istenilen şeyi birçok kişiye inceden inceye sormak, araştırmak.

SORUMSUZCA

Sorumsuz bir biçimde, mesuliyetsizce.

SORUMSUZLAŞMA

Sorumsuzlaşmak durumu.

SORUNSUZLUK

Sorunsuz olma durumu, meselesizlik, problemsizlik.

SORUŞTURABİLME

Soruşturabilmek işi.

DOKSORUBİSİN

Adriyamisin.

SORUŞTURABİLMEK

Soruşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SORUMSUZLAŞMAK

Sorumsuzca davranmak.

SORUŞTURMACI

Soruşturma yapan kimse, soruşturucu, muhakkik.

SORUŞTURUCU

Soruşturmacı.

SORUTTURMAK

Eline tutuşturmak.

SORUMLULUK

Kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi, sorum, mesuliyet.

  -   -   -  

Anlamında SORU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SORU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

ARAŞTIRMAK

Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

BAŞÖĞRETMEN

İlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen, müdür, başmuallim.

BAŞHEMŞİRE

Sağlık kuruluşlarında hemşirelik hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden, denetlenmesinden sorumlu yönetici hemşire.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

BAŞRAHİP

Manastırlarda en kıdemli ve yönetimden sorumlu rahip, başkeşiş.

AYIRTMAN

Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine kadar bütün değerlendirme çalışmalarına katılan görevli, mümeyyiz.

AYDINLATMAK

Karanlığı giderip görünür duruma getirmek, ışıklandırmak. Bir sorun üzerine bilgi vermek.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AYDINLANMA

Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

BAŞDEKORCU

Dekorcuların başı, dekor hazırlamada en üst sorumlu.

AYDINLANMAK

Aydınlık olmak. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

BAŞPAPAZLIK

Başpapaz olma durumu. Başpapazın sorumluluğunda olan bölge. Başpapazın yaptığı iş.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

ALGORİTMA

Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.