Kelimeler arşivinde; içinde "soka" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde soka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu soka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında soka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TOKSOKAROZİS, AYVALISOKAĞI
BALDIRSOKAN
SOKALANMAK, TOKSOKARAL, SOKABİLMEK, BEYAZSOKAR, ESMERSOKAR
SOKABİLME
SOKANCAK, SOKANSAK
SOKARIŞ, SOKALAK, SOKARIK, SOKARAK, SOKARCA, SOKARIÇ
SOKARI
SOKAK, SOKAN, SOKAL, SOKAÇ
SOKA
SOKA
Ağılı. Hayvanların geçmemesi için çalı ile örtülen geçit. Dibekte, havanda dövme işini yapan tokmak.
BEYAZSOKAR
Boyları 40 cm olabilen, Ege Denizi ve Akdeniz'de dağılım gösteren, vücudu yanlardan iyice basık ve yüzgeçlerdeki bütün diken ışınları zehirli, kayalık ve algli zeminlerde yaşayan demersal bir tür.
SOKARIK
Yeni çıkan ekin. Ekilen tahılların ilk çıkan filizleri. İki, üç aylık pilicin ince tüyleri. Topraktan ilk çıkan filiz, filizlenme, filizin topraktan çıkması, intaş.
SOKALANMAK
Aşağılanmak.
SOKARIŞ
İnce doğranmış soğanı yağda kavurarak yapılan yemek.
ESMERSOKAR
Boyları 30 cm olabilen, Güney Ege Denizi ve Akdeniz'de dağılım gösteren, vücudu yanlardan iyice basık ve yüzgeçlerdeki bütün diken ışınları zehirli, kayalık ve algli zeminlerde yaşayan demersal bir tür.
SOKABİLMEK
Sokma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOKSOKAROZİS
Erişkinleri kedi, köpek, tilki gibi etçillerin ince bağırsaklarında bulunan, insanlarda iç organ larva göçüne neden olan Toxocara cinsi nematodların neden olduğu enfeksiyon. Köpeklerde Toxocara canis, kedilerde T. cati, sığır ve mandalarda T. vitulorum enfeksiyona neden olan önemli türlerdir.
SOKARAK
Yeni çıkan ekin. Ekilen tahılların ilk çıkan filizleri.
AYVALISOKAĞI
Samsun kenti, Lâdik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SOKANCAK
İğne.
TOKSOKARAL
Toxocara cinsine ait veya Toxocara cinsinin neden olduğu.
SOKABİLME
Sokabilmek işi.
SOKALAK
Çimlenmiş ekin.
SOKANSAK
İğne.
BALDIRSOKAN
Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans).
Bu bölümde tanımı içerisinde SOKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖKÜLMEK
Dökme işi yapılmak ya da dökme işine konu olmak. Düşmek. Salınmak, serbest bırakılmak. Çok yorgun, hasta olmak. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek. Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek. Kumaş dökümlü olmak. Akarsular, göl veya denize akmak. Çıkmak, ortaya konulmak. Kaplamak, yayılmak.
CUMBA
Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm.
MUHTAR
Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse, köy muhtarı, mahalle muhtarı. Özerk. Her işe burnunu sokan.
MAHRAMA
Bazı bölgelerde kadınların sokağa çıkarken manto üstüne örtündükleri işlemeli geniş örtü, makrama.
EVSİZ
Evi olmayan. Yaşamını sokaklarda sürdüren.
KAÇAKÇI
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse.
ÇIKMAZ
Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan.
KOPİL
Arsız sokak çocuğu. Babası belli olmayan çocuk.
ARI
Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
BULUNTU
Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya. Sokakta bulunup alınan çocuk. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal.
AYAKKABI
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
ÇANGAL
Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.
FENERCİ
Fener yapan veya satan kimse. Deniz feneri bekçisi. Sokak fenerlerini yakan kimse.
KAZIK
Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç. İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş. Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça. Direk, sopa. Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası. Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun. Çok zor (soru, sınav vb.). Aldatma.
KOSTÜM
Ceket, pantolon ve bazen de yelekten oluşan erkek takım giysisi. Sinema ve tiyatroda rol gereği giyilen kıyafetlerin genel adı. Çoğunlukla sokakta giyilmek için dikilmiş kadın giysisi.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
ISTAMPALAMAK
Ham madeni sıcakta veya soğukta istenilen kalıba sokarak şekillendirmek.
KOLTUKÇU
Koltuk yapan ya da satan kimse. Düğünlerde ev düzenlenmesine yardım edip gelinle damada destek olan kimse. Eski ev eşyası alıp satan kimse. Yüze karşı övmeyi huy edinmiş kimse. Koltuğunun altına elbise ve halı atıp sokak sokak dolaştırarak satan kimse. Koltuk meyhanesi işleten kimse.
ÇÖPÇÜ
Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü.
FERACE
Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi. Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka.