Kelimeler arşivinde; içinde "sof" olan, toplam 62 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sof bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sof ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sof olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÖKSÜZLERSOFRASI, SOFULARÇİFTLİĞİ, GLOSSOFARİNGEUS
MENEKŞESOFULAR
ALAPLISOFULAR, DORSOFLEKSİYO, DURMUŞSOFULAR, MENGENSOFULAR
KUŞCUSOFULU, SOFTALAŞMAK, FEYLESOFLUK, MİKSOFİBROM, MUSASOFULAR
FEYLESOFÇA, SOFTALAŞMA, SOFUMAHMUT, SOFUTEPESİ, SOFADEMİRİ
SOFALILAR, AYDINSOFU, SOFRAALTI, YENİSOFÇA, SOFUHALİL, SOFİSTİKE, SOFİSTLİK
SOFTALAR, SOFALACA, SOFUOĞLU, SOFİSTİK, SOFÇULAR, FEYLESOF, İSASOFTA, HİPSOFİL, SOFRALIK, SOFTALIK, SOFUALAN, SOFRAZLI
SOFULAR, SOFULLU, SOFUKÖY, MEMSOFA, MESOFİT, ALİSOFU, SOFULUK, SOFTACA, SOFRACI
SOFİST, SOFLAZ, SOFORA, SOFUCA, SOFULU, SOFİZM
POSOF, SOFCA, SOFRA, SOFTA, SOFUÇ
SOFU, SOFİ, SOFA, SOFI
SOF
SOF
Bir çeşit sertçe, ince yünlü kumaş. Ham ipekten yapılmış astarlık kumaş.
FEYLESOFÇA
Filozofa yakışan. (feyleso'fça) Filozofa yakışır bir biçimde.
SOFULARÇİFTLİĞİ
Kırıkkale kenti, Sulakyurt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
MİKSOFİBROM
Miksomatöz doku içeren, bağ doku kökenli iyicil tümör.
DORSOFLEKSİYO
Gebe döl yatağının üstten geriye doğru dirseklenmesi.
KUŞCUSOFULU
Adana ili, Çatalan bucağına bağlı bir bölge.
ALAPLISOFULAR
Zonguldak ilinde, Ormanlı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
GLOSSOFARİNGEUS
Yutağa ve dile ait olan.
ÖKSÜZLERSOFRASI
Halka biçiminde dizilmiş yıldızlar kümesi.
MENEKŞESOFULAR
Edirne ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
SOFTALAŞMAK
Bir görüşe, bir inanışa körü körüne bağlanmak, softa durumuna gelmek.
DURMUŞSOFULAR
Osmaniye kenti, Kadirli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SOFTALAŞMA
Softalaşmak işi.
MUSASOFULAR
Bolu ili, Seben belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
MENGENSOFULAR
Sivas şehri, Şarkışla ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
FEYLESOFLUK
Filozofluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NİHALE
Sofrada kullanılan, tencere, çaydanlık veya tava altlığı.
HOL
Sofa.
HAYAT
Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşam. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Meslek. Sundurma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Balkon. Yazgı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.
SOFİSTİK
Sofistlere özgü. Safsatalı, yanıltmalı.
SERVİS
Sofrada hizmet etmekle görevli kimsenin yaptığı iş ve bu işin yapılma biçimi, sofra hizmeti. Herhangi bir kuruluşun ulaşım işlerinde kullanılan taşıma aracı. Burada görevli kimselerin tümü. Yemekte gerekli olan tabak, çatal, bıçak, kaşık, peçete vb. şeylerin tümü. Otomobil, beyaz eşya vb. ürünlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı yer. Voleybol, masa tenisi, tenis vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşu. Bir yönetimde, bir kurum veya kuruluşta, bütünün bir parçasını oluşturan iş, hizmet; bu işin yapıldığı yer.
SOFİSTLİK
Sofist olma durumu.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
FİLOZOF
Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse, felsefeci, feylesof. Sakin, kendi hâlinde yaşayan kimse. Felsefe yapmaya meraklı olan kimse.
BESNİ
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde genel olarak kurutmalık olarak üretilen, sofralık olarak da tüketilen, ince kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm. Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri.
ÇEŞNİCİ
Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse. Tütün veya içkilerin tat ve niteliğini belirleyen kimse. Sikkelerin ayarını düzenleyen kimse.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
GEZİNTİ
Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
KARMAŞIK
İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil. Anlaşılması güç olan (durum), sofistike. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik), kompleks. Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan, komplike. Üstün teknolojisi olan, sofistike.
KERRAKE
İnce softan hafif ve dar bir üstlük.
DİVANHANE
Geniş sofa. Kubbealtı.
HANAY
İki ve daha çok katlı ev. Sofa, hol. Avlu.
BİLGİCİ
Sofizmden yana olan (kimse, düşünce vb.), sofist.
MENÜ
Yemek listesi. Komut ya da seçenek listesi. Sofraya çıkarılacak yemeklerin hepsi.
DİYALEL
Bir önermeyi başka bir önerme ile tanıtlamak yoluyla yapılmış olan sofizm, üstü örtülü bir tür kısır döngü.