Kelimeler arşivinde; içinde "sinle" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sinle bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sinle ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sinle olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KESİNLEŞTİREBİLME
BİLMESİNLERCİLİK
KESİNLEŞTİRMEK
MAKROBESİNLER, KESİNLEŞTİRME, ESİNLENDİRMEK
RİFAMİSİNLER, ESİNLENDİRME
NİGROSİNLER, KESİNLEŞMEK, KATEPSİNLER
TERSİNLEME, KESİNLEŞME, KESİNLEMEK, ESİNLENMEK
KESİNLEME, SİNLENMEK, SİNLENMEG, SİNLENBİÇ, SİNLENBEÇ, SEVSİNLER, ESİNLEMEK, ESİNLENME, MUHSİNLER, KİRSİNLER
OKSİNLER, SİNLEMEG, SİNLEMEK, PASİNLER, ESİNLEME
SİNLE
SİNLE
Mezarlık.
KESİNLEMEK
Bir şeyi kesinleştirmek.
NİGROSİNLER
Anilin ve homologlarının yükseltgenmesi ile elde edilen ayakkabı boyaları, mürekkep ve boyar madde üretiminde kullanılan , siyah veya koyu mavi renkli azin boya maddesi.
KATEPSİNLER
Karaciğer, dalak, böbrek gibi çoğu hayvan dokularında bulunan, bazı hastalıklarda ve ölümden sonra hücre içi sindirimde görev yapan, lizozomlarda bulunan bir grup proteolitik enzim. Katepsin 1 Memeli karaciğer ve dalağından elde edilen ve pepsine benzeyen bir enzim olup nötür ya da hafif asit ortamlarda faaldir. Katepsin 11 : Tripsine benzeyen, fakat zayıf asit ortamlarda faal olan bir enzim.
KESİNLEŞTİRMEK
Kesin bir duruma getirmek.
ESİNLENDİRMEK
Esinlenme işini yaptırmak.
ESİNLENDİRME
Esinlendirmek işi.
TERSİNLEME
Etkiyi artırmak için tersini söyleyerek biriyle ya da bir olayla alay etme. Biriyle ya da bir olayla alay. Etkiyi çoğaltmak için, bir şeyin tersini söyleyerek alay etme; birini sözle vurma.
BİLMESİNLERCİLİK
Kimi toplumsal sınıfların belli bir eğitim düzeyini aşmaması ve aydınlatıcı birtakım bilgilerle donatılmaması gerektiğini ileri süren ve genellikle özgür düşüncelere karşı koyanların tutumuna verilen ad.
RİFAMİSİNLER
Streptomyces mediterranei tararından üretilen ve bakterilerde transkripsiyonu engelleyen bir grup antibiyotik.
ESİNLENMEK
Bir şeyden ilham almak, içine doğmak, mülhem olmak.
KESİNLEŞTİREBİLME
Kesinleştirebilmek işi.
KESİNLEŞTİRME
Kesinleştirmek işi.
MAKROBESİNLER
Organizmanın azot ve fosfor gibi çok miktarda gereksinim duyduğu besin maddeleri.
KESİNLEŞMEK
Kesin bir durum almak, katileşmek. Değişme olanağı olmadan yürürlüğe girmek.
KESİNLEŞME
Kesinleşmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİNLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PEPSİN
Mide mukozasının salgıladığı proteinli besinleri peptona çeviren enzim.
MUKANNEN
Belli, belirli, kesinleşmiş, şaşmaz. Kanun durumuna gelmiş, kanunlaşmış.
KATİLEŞMEK
Kesinleşmek.
MİDE
Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği.
MAYA
Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment. Arsız, utanmaz kimse. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları. Yaradılış, öz nitelik. Damızlık dişi hayvan. Dişi deve. Uzun havalardan bir tür halk türküsü.
KALORİ
Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir cismin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi, ısın. Besinlerin, dokular içinde yanarak vücudun sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü.
MÜLHEM
İçe doğmuş, birinin içine doğmuş, esinlenmiş.
RENKLENDİRİCİ
Renk veren madde. Fotoğrafçılıkta renk yaratma işlemini yapan alet. Şeker, pasta, dondurma vb. besinlere organik veya inorganik olarak eklenen madde.
MUHAKKAK
Doğruluğu, gerçekliği kesin olarak bilinen, gerçekliği kesinleşmiş. Kesinlikle.
KATİLEŞME
Kesinleşme.
SİNDİRİM
Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.
ESİNLEME
Esinlemek işi.
HEPÇİL
Hem hayvansal hem bitkisel besinlerle beslenen.
KOLESTEROL
Kanda ve büyük ölçüde ödde bulunan, besinlerle alınan sterol, kolesterin.
ESİNLENME
Esinlenmek işi.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ÖZÜMLEMEK
Canlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinim duyduğu maddeler durumuna getirmek, temsil etmek. Edinilmiş olan bilgileri bireyin öz malı durumuna getirmek, özümsemek.
ANTİOKSİDAN
Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.
BESİ
Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.
ANTİTOKSİN
İçine giren toksinleri zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde, antitoksik.