Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sinme" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sinme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sinme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sinme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GEREKSİNME
TERSİNME, TİKSİNME
KESİNME
SİNME
SİNME
Sinmek işi.
GEREKSİNME
Gereksinmek işi veya durumu. İnsanın yaşaması, gelişmesi, üremesi, sağlığını koruması, doğal ve toplumsal çevreye uyabilmesi için gereken şey, koşul. Güdü. Rahatlık ve uyum sağlayan ve düzgülü davranışları kolaylaştıran içerik ya da dışarık kimi şeylerden yoksun olma durumu. (Bazen doyurulmamış güdüler anlamında da kullanılır.).
TİKSİNME
Tiksinmek işi, ikrah, istikrah, nefret.
KESİNME
Kesinmek işi.
TERSİNME
Tersinmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİNME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İKRAH
Tiksinme, iğrenme. İsteği dışında bir şey yaptırma.
TİKSİNDİRMEK
Tiksinmesine yol açmak.
SIĞINMA
Sığınmak işi, iltica. Yarış sırasında, rüzgârın etkisinden korunmak için başka bir yarışçının arkasına sinme.
AŞERMEK
Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.
BÜZÜLMEK
Büzme işi yapılmak. Korku, şaşkınlık, soğuk vb. etkenlerle bir kenara sinmek, bir kenara çekilmek.
RÜCU
Geri dönme, sözünü geri alma, cayma, tersinme. Kayıtım.
HULUL
Gelme, gelip çatma. Tanrı ruhunun herhangi bir bedene girdiğine inanma. Girme, sinme. Geçişim. Geçişme.
İSTİKRAH
Tiksinme, iğrenme.
KERH
Tiksinme, iğrenme. Bir işi istemeyerek zorla yapma.
KERAHET
İğrenme, tiksinme.
TİKSİNİLMEK
Tiksinme işine konu olmak.
PUSMAK
Sinmek. Ortalığı hafif sis kaplamak, pusarmak. Bir şeyi kendine siper edip saklanmak.
SİNDİRMEK
Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak. Kendine mal etmek, anlayışla karşılayıp benimsemek. Yenilen besin maddesini sindirim sisteminde gereken değişikliklere uğratarak kana karışabilir bir duruma getirmek, hazmetmek.
SİNİZM
İnsanın erdem ve mutluluğa, hiçbir değere bağlı olmadan bütün gereksinmelerden sıyrılarak kendi kendine erişebileceğini savunan Antisthenes'in öğretisi, kinizm.
TİKSİNİŞ
Tiksinme işi.
MİDESİZ
Yenmeyecek şeyleri yiyen. Uygunsuz tutum ve davranışlar içerisinde olan kadınları kabullenen erkek. Hiçbir şeyden tiksinmeyen, en iğrenilecek şeyler karşısında bile tiksinti duymayan.
SİNİŞ
Sinme işi.
BURUŞMAK
Düzgünlüğü bozulmak, üzerinde kırışık ve katlamalar oluşmak. Tiksinmek, hoşlanmamak. Ağızda kekrelik duymak.
İRKMEK
Birikmek. Biriktirmek, toplamak. Tiksinmek.
NEFRET
Bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu. Tiksinme, tiksinti.