Kelimeler arşivinde; içinde "sade" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sade bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sade ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sade olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SADELEŞTİREBİLMEK
SADELEŞTİREBİLME
SADELEŞTİRİLMEK
SADELEŞEBİLMEK, SADELEŞTİRİLME
SADELEŞEBİLME, SADELEŞTİRMEK
SADELEŞTİRME
HEKSADESİL, SADELEŞMEK
İKTİSADEN, SADELEŞME, BİSADERKİ
MÜSADEME, SADEYAKA, MÜSADERE
ŞEHSADE, SADEHAN, SADEGÜL, SADEDİL, MESADET, İSADERE, GİSSADE, SADEYAĞ, SADELİK
SADEDE, MÜSADE, AKSADE, SADECE
SADE
Süsü, gösterişi olmayan, yalın, gösterişsiz. Şeker katılmamış (kahve). Yalın, süssüz, anlaşılır olan (üslup, anlatım). (sa:'de) Yalnızca, yalnız, ancak, sadece.
SADELEŞEBİLMEK
Sadeleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SADELEŞTİREBİLMEK
Sadeleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SADEYAKA
Karabük şehri, Eskipazar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
SADELEŞEBİLME
Sadeleşebilmek işi.
SADELEŞTİRİLMEK
Sadeleştirme işi yapılmak.
SADELEŞTİRMEK
Yalın bir duruma getirmek, yalınlaştırmak.
SADELEŞTİRME
Sadeleştirmek işi.
HEKSADESİL
Hekzadekandan türeyen radikal.
SADELEŞTİREBİLME
Sadeleştirebilmek işi.
MÜSADEME
Silahlı iki grup arasındaki kısa çatışma, çarpışma. Uğraşma.
SADELEŞME
Sadeleşmek işi, yalınlaşma.
SADELEŞTİRİLME
Sadeleştirilmek işi.
SADELEŞMEK
Yalın bir durum almak, yalınlaşmak.
İKTİSADEN
Ekonomik olarak, ekonomi bakımından.
BİSADERKİ
Ondan sonra, efendime söyleyeyim.
Bu bölümde tanımı içerisinde SADE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASİTLEŞTİRMEK
Gereksiz ayrıntılardan arıtarak sade duruma getirmek.
ÇARPIŞMA
Çarpışmak işi, müsademe, sadme. Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma.
FLÖRE
Dürtücü kılıç. Bu kılıç kullanılarak oynanan, hedef bölgesi sadece gövde olan bir tür kılıç oyunu.
BEYGİR
At. Atlama beygiri. Sadece yük taşımakta veya araba çekmekte kullanılan at.
ANDROSEFAL
Sadece başı insan başına benzeyen (hayvan).
KALYA
Sadeyağ ile pişirilen bir tür kabak veya patlıcan yemeği.
DÜZ
Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
KAPI
Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.
DÜMDÜZ
Çok düz. Bilgisi, görgüsü çok dar bir sınır içinde kalan (kimse). Sade, basit.
ENDEMİK
Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan). Belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen (hastalık).
DÜPEDÜZ
Çok düz ve doğru bir biçimde, dümdüz olarak. Yalın, basit, süssüz, sade bir biçimde. Başka bir amaç gütmeden, açıktan açığa, açıkçası, gerçekten.
KALVENCİLİK
Tanrı ile kul arasına hiçbir otoritenin giremeyeceğini, Hristiyanlığın eski sadeliğine dönmesini savunan I. Calvin tarafından ileri sürülen Protestanlığın özel bir kolu, Kalvenizm.
KALENDER
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.
KURGU
Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, anahtar. Bir bütün oluşturmak için parçaları takıp birleştirme işi, montaj. Çatı. Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir uyum ve anlam bütünlüğü sağlayarak birleştirme, montaj. Uygulamaya geçmeyen, sadece bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma, spekülasyon. Bir işe hazırlamak için yapılmış olan telkin. Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluşan eser. Zembereğin kurulmuş olma durumu.
ARITICI
Arıtma özelliği olan (şey). Deterjan. Özleştirici, sadeleştirici kimse.
BİR
Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
HEMEN
Çabucak. Yalnız, sadece. Aşağı yukarı. Çok.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
LAVAŞ
Mayalı hamurdan tandırda pişirilerek yapılmış olan ve yapıldığı yere göre büyüklüğü değişen ince ekmek türü. Yufka inceliğinde açılmış uzun sade pide.
HAŞLAMLILAR
Bir hücrelilerden, vücutlarında hareketi sağlayan kirpiğimsi titrek tüyleri veya beslenme işini gören çekmeleri olan, çoğu sularda yaşayan ve sadece mikroskopla görülebilen hayvanlar sınıfı.