Kelimeler arşivinde; içinde "sadak" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sadak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sadak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sadak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SADAKATSİZLİK
SADAKATLİLİK
SADAKATSİZ
SADAKATLİ, SADAKALAR
FOSSADAK
SADAKAT, SADAKLI, SADAKOR, ANSADAK
SADAKA
SADAK
SADAK
İçine ok konulan torba veya kutu biçiminde kılıf.
SADAKAT
İçten bağlılık. Sağlam, güçlü dostluk.
SADAKATSİZLİK
Sadakatsiz olma durumu.
SADAKATLİ
Dostluğu ve bağlılığı içten olan, sadık.
SADAKA
Dilenciye verilen para. Yardım amacıyla karşılıksız verilen şey.
FOSSADAK
Herhangi bir cismin içindeki havanın çıkmasını, boşalmasını anlatır.
SADAKALAR
Kahramanmaraş ili, Pazarcık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SADAKOR
Düz dokunmuş, açık saman renginde bir tür ipek kumaş. Bu kumaştan yapılan.
SADAKATLİLİK
Sadakatli olma durumu, sadıklık.
ANSADAK
Habersiz, birdenbire, ansızın.
SADAKLI
Sadağı olan.
SADAKATSİZ
Sadık olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde SADAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEFARET
Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç. Diyet.
İHANET
Hıyanet, hainlik. Gerektiğinde yardımda bulunmama, bir kimsenin güvenini yok etme. Evlilikte, sevgide aldatma, sadakatsizlik.
SADAĞA
Başkalarının sırtından geçinen, asalak yaşayan kimse. Sadaka// sadağa taşi: sadaka isteyenlerin bekleme yerini temsil eden sembolik bir yer.
ISKAT
Düşürme, aşağı atma. Düşürülme. Ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka.
MARJİNALİZM
Bir malın değerini emek değer kuramı yerine malların piyasadaki göreli kıtlık derecesine göre açıklayan ve dolayısıyla istem-sunum dengesince belirlenen fiyat ile değer arasında özdeşlik kuran iktisadi çözümleme yöntemi. İktisada marjinal maliyet, marjinal verimlilik ve marjinal fayda kavramlarını katarak mal ve faktör piyasalarında bireylerin fayda, firmaların kâr ençoklaştırmasını hedefledikleri ileri sürerek iktisadi davranışları açıklayan düşünce akımı.
FİDELİTE
Sadakat.
HARMANÇELİK
Harman zamanı harmanlardan toplanan sadaka.
HARMANÇALIH
Harman zamanı harmanlardan toplanan sadaka: Bu yıl üç defa harmançalıh verdim.
BASKILIK
Bir masadaki kâğıtların uçmaması için üzerlerine konulan özel biçimdeki ağırlık.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
SADIK
Doğru, gerçek. Sadakatli.
TIRNAKÇI
Para bozdurmak için gelerek kasadaki veya tezgâh üzerindeki parayı çalan kimse. Verilmesi gereken bir paranın el çabukluğu ile eksik ödenmesi. Osmanlı Devleti'nde her perşembe günü padişahın tırnaklarını kesip temizleyen kimse.
FİTRE
Ramazan ayı içinde verilen, miktarı belirli sadaka, fıtır sadakası.
KIRBAN
Sadak, yay kabı.
OKLUK
İçine ok konulan ve sırtta taşınan meşinden yapılmış ok kılıfı, sadak. Ok yapılmaya uygun.
GEDELEÇ
Asma kabağı. Ok kuburu, sadak. Ok kuburu, tirkeş, sadak.
DİLENMEK
Sadaka istemek. Kendisini acındırarak bir kimseden bir şey istemek.
İSTENGİ
Sadaka.
BAĞLILIK
Bağlı olma durumu, merbutiyet. Bağlılaşım. Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat.
BİLÜK
Ok ve yay kuburu, sadak.