İçinde SADAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sadak" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sadak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sadak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sadak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SADAKATSİZLİK

12 harfli kelimeler

SADAKATLİLİK

10 harfli kelimeler

SADAKATSİZ

9 harfli kelimeler

SADAKATLİ, SADAKALAR

8 harfli kelimeler

FOSSADAK

7 harfli kelimeler

SADAKAT, SADAKLI, SADAKOR, ANSADAK

6 harfli kelimeler

SADAKA

5 harfli kelimeler

SADAK

Bazı kelimelerin anlamları

SADAK

İçine ok konulan torba veya kutu biçiminde kılıf.

SADAKAT

İçten bağlılık. Sağlam, güçlü dostluk.

SADAKATSİZLİK

Sadakatsiz olma durumu.

SADAKATLİ

Dostluğu ve bağlılığı içten olan, sadık.

SADAKA

Dilenciye verilen para. Yardım amacıyla karşılıksız verilen şey.

FOSSADAK

Herhangi bir cismin içindeki havanın çıkmasını, boşalmasını anlatır.

SADAKALAR

Kahramanmaraş ili, Pazarcık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SADAKOR

Düz dokunmuş, açık saman renginde bir tür ipek kumaş. Bu kumaştan yapılan.

SADAKATLİLİK

Sadakatli olma durumu, sadıklık.

ANSADAK

Habersiz, birdenbire, ansızın.

SADAKLI

Sadağı olan.

SADAKATSİZ

Sadık olmayan.

  -   -   -  

Anlamında SADAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SADAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEFARET

Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç. Diyet.

İHANET

Hıyanet, hainlik. Gerektiğinde yardımda bulunmama, bir kimsenin güvenini yok etme. Evlilikte, sevgide aldatma, sadakatsizlik.

SADAĞA

Başkalarının sırtından geçinen, asalak yaşayan kimse. Sadaka// sadağa taşi: sadaka isteyenlerin bekleme yerini temsil eden sembolik bir yer.

ISKAT

Düşürme, aşağı atma. Düşürülme. Ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka.

MARJİNALİZM

Bir malın değerini emek değer kuramı yerine malların piyasadaki göreli kıtlık derecesine göre açıklayan ve dolayısıyla istem-sunum dengesince belirlenen fiyat ile değer arasında özdeşlik kuran iktisadi çözümleme yöntemi. İktisada marjinal maliyet, marjinal verimlilik ve marjinal fayda kavramlarını katarak mal ve faktör piyasalarında bireylerin fayda, firmaların kâr ençoklaştırmasını hedefledikleri ileri sürerek iktisadi davranışları açıklayan düşünce akımı.

FİDELİTE

Sadakat.

HARMANÇELİK

Harman zamanı harmanlardan toplanan sadaka.

HARMANÇALIH

Harman zamanı harmanlardan toplanan sadaka: Bu yıl üç defa harmançalıh verdim.

BASKILIK

Bir masadaki kâğıtların uçmaması için üzerlerine konulan özel biçimdeki ağırlık.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

SADIK

Doğru, gerçek. Sadakatli.

TIRNAKÇI

Para bozdurmak için gelerek kasadaki veya tezgâh üzerindeki parayı çalan kimse. Verilmesi gereken bir paranın el çabukluğu ile eksik ödenmesi. Osmanlı Devleti'nde her perşembe günü padişahın tırnaklarını kesip temizleyen kimse.

FİTRE

Ramazan ayı içinde verilen, miktarı belirli sadaka, fıtır sadakası.

KIRBAN

Sadak, yay kabı.

OKLUK

İçine ok konulan ve sırtta taşınan meşinden yapılmış ok kılıfı, sadak. Ok yapılmaya uygun.

GEDELEÇ

Asma kabağı. Ok kuburu, sadak. Ok kuburu, tirkeş, sadak.

DİLENMEK

Sadaka istemek. Kendisini acındırarak bir kimseden bir şey istemek.

İSTENGİ

Sadaka.

BAĞLILIK

Bağlı olma durumu, merbutiyet. Bağlılaşım. Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat.

BİLÜK

Ok ve yay kuburu, sadak.