İçinde RİSİN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "risin" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde risin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu risin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında risin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KÜRELEYİNERİSİN

13 harfli kelimeler

PERİSİNUSİTİS, SİVRİSİNEKLER

11 harfli kelimeler

GERİSİNGERİ

10 harfli kelimeler

SİVRİSİNEK, TİROTRİSİN

7 harfli kelimeler

EĞRİSİN, SERİSİN

5 harfli kelimeler

RİSİN

Bazı kelimelerin anlamları

RİSİN

Hint yağı bitkisinin tohumlarında bulunan zehir. Solunum ve sindirim yoluyla alındığında mukozalarda kanamaya ve yüzeysel yangıya neden olur.

SİVRİSİNEKLER

Pullarla örtülü vücutlarının yarısı boyunda hortumları olan ve sıtmadan başka birçok hastalığı daha bulaştırma yönünden ayrıca önem taşıyan kan emici iplikboynuzlular familyası.

GERİSİNGERİ

Geri geri; tekrar geriye.

EĞRİSİN

Eğriliğini, fenalığını.

SERİSİN

İpek böceklerinin ipek bezlerinden salgılanan, serin, glisin ve aspartik asitçe zengin olan ve üç tipi bulunan bir protein.

KÜRELEYİNERİSİN

Fırlatıverince, atıverince.

SİVRİSİNEK

Çift kanatlılardan, insan ve memeli hayvanların kanıyla beslenen, birçok türü bulunan ve bir türü sıtma mikrobu aşılayan, sulak, bataklık yerlerde çok üreyen ve bulaşıcı hastalıkları yayan uçucu böcek (Culexpipiens).

TİROTRİSİN

Bacillus brevis kültürlerinden elde edilen, özellikle Gram pozitif ve negatif koklara karşı etkili bakterisit ve bakteriyostatik ilaç.

PERİSİNUSİTİS

Sinüsü saran dokuların yangısı.

  -   -   -  

Anlamında RİSİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RİSİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

BARBEKÜ

Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

ANTİLOP

Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus). Bu hayvanın derisinden yapılmış.

AGARAGAR

Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.

ANOFEL

Sıtma mikrobunu aşılayan bir tür sivrisinek (Anopheles maculipennis).

ÇİKOLATA

Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılmış olan bir tür tatlı yiyecek.

BİREYLEŞME

Türle ilgili bir örnek olarak bireyde gerçekleşmesi. Bütünün parçalarından birisinin gelişerek belirgin ve bağımsız bir duruma gelmesi. Bağımsız kişiliğe varan gelişme süreci.

ALAZLANMAK

Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.

CİBİNLİK

Sivrisinekten ve başka böceklerden korunmak için yatağın üstüne ve yanlarına gerilen çadır biçiminde tül.

ÇELMEK

Ayak uzatarak birisini düşürmek. Kendi yanına çekmek, beğenisini, sevgisini kazanmak. Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak. Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak. Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak. Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek.

ARDILMAK

Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.

ÇAVUN

Hayvan derisinden veya çavdan yapılmış kırbaç.

ANIMSATMAK

Birisinin unuttuğu bir şeyi aklına getirmek, hatırlatmak. Birinin bir şeyi unutmamasını sağlamak, uyarmak, hatırlatmak.

ANTEN

Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.

ÇARIK

İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.

BALLI

İçerisinde bal bulunan. Şanslı.

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

ALTIPATLAR

Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.