Kelimeler arşivinde; içinde "risin" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde risin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu risin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında risin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜRELEYİNERİSİN
PERİSİNUSİTİS, SİVRİSİNEKLER
GERİSİNGERİ
SİVRİSİNEK, TİROTRİSİN
EĞRİSİN, SERİSİN
RİSİN
RİSİN
Hint yağı bitkisinin tohumlarında bulunan zehir. Solunum ve sindirim yoluyla alındığında mukozalarda kanamaya ve yüzeysel yangıya neden olur.
PERİSİNUSİTİS
Sinüsü saran dokuların yangısı.
SERİSİN
İpek böceklerinin ipek bezlerinden salgılanan, serin, glisin ve aspartik asitçe zengin olan ve üç tipi bulunan bir protein.
SİVRİSİNEKLER
Pullarla örtülü vücutlarının yarısı boyunda hortumları olan ve sıtmadan başka birçok hastalığı daha bulaştırma yönünden ayrıca önem taşıyan kan emici iplikboynuzlular familyası.
GERİSİNGERİ
Geri geri; tekrar geriye.
EĞRİSİN
Eğriliğini, fenalığını.
KÜRELEYİNERİSİN
Fırlatıverince, atıverince.
TİROTRİSİN
Bacillus brevis kültürlerinden elde edilen, özellikle Gram pozitif ve negatif koklara karşı etkili bakterisit ve bakteriyostatik ilaç.
SİVRİSİNEK
Çift kanatlılardan, insan ve memeli hayvanların kanıyla beslenen, birçok türü bulunan ve bir türü sıtma mikrobu aşılayan, sulak, bataklık yerlerde çok üreyen ve bulaşıcı hastalıkları yayan uçucu böcek (Culexpipiens).
Bu bölümde tanımı içerisinde RİSİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
ALTIPATLAR
Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
BİREYLEŞME
Türle ilgili bir örnek olarak bireyde gerçekleşmesi. Bütünün parçalarından birisinin gelişerek belirgin ve bağımsız bir duruma gelmesi. Bağımsız kişiliğe varan gelişme süreci.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ANTİLOP
Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus). Bu hayvanın derisinden yapılmış.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
ANOFEL
Sıtma mikrobunu aşılayan bir tür sivrisinek (Anopheles maculipennis).
CİBİNLİK
Sivrisinekten ve başka böceklerden korunmak için yatağın üstüne ve yanlarına gerilen çadır biçiminde tül.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
ANTİKATOT
Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.
ALAZLANMAK
Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.
ÇAVUN
Hayvan derisinden veya çavdan yapılmış kırbaç.
BALLI
İçerisinde bal bulunan. Şanslı.
ANIMSATMAK
Birisinin unuttuğu bir şeyi aklına getirmek, hatırlatmak. Birinin bir şeyi unutmamasını sağlamak, uyarmak, hatırlatmak.
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
ÇİKOLATA
Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılmış olan bir tür tatlı yiyecek.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
ÇELMEK
Ayak uzatarak birisini düşürmek. Kendi yanına çekmek, beğenisini, sevgisini kazanmak. Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak. Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak. Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak. Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek.