Kelimeler arşivinde; içinde "razi" olan, toplam 69 tane kelime bulunuyor. İçerisinde razi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu razi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında razi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPERPARAZİTİZİM
PARAZİTOTROPİZM, EKTOPARAZİTİSİT, HİPERPARAZİTİZM
HİPERPARAZİTİK, PARAZİTİZASYON, PROKLORPERAZİN, POLİPARAZİTİZM, PARAZİTOTROPİK, TRİFLUOPERAZİN, PARAZİTOLOJİST
TERAZİKUYRUĞU, PARAZİTİSİDAL, ANTİPARAZİTİK, ANTİPARAZİTER, PARAZİTOJENİK, PARAZİTOTROPİ, PARAZİTOLOJİK, TİETİLPERAZİN, PARAZİTLENMEK
PARAZİTOTROP, HİPERPARAZİT, İDİOSİNKRAZİ, KSENOPARAZİT, MİKROPARAZİT, SÜLFAMERAZİN, TERAZİLENMEK, ZOOPARAZİTİK, PARAZİTOLOJİ, PARAZİTLENME
PARAZİTOZİS, BİPARAZİTİK, TERAZİLEMEK, PARAZİTOLOG, ANTİPARAZİT, PARAZİTİFER, TERAZİLENME, PARAZİTİSİT
PARAZİTLİK, PARAZİTSİZ, TERAZİLEME, PARAZİTOİT, PARAZİTİZM, PARAZİTEMİ, EKOPARAZİT, EMİRAZİZLİ, ZOOPARAZİT
PARAZİTİK, TARTRAZİN, PARAZİTLİ
PAPARAZİ, MİTERAZİ, FARAZİYE, RAZİYANE
PARAZİT, GRAZİNG, PLÖRAZİ, PİRAZİZ, ARAZİYE, BARAZİT, HİDRAZİ
RAZİYE, ŞİRAZİ, TERAZİ, MARAZİ, FARAZİ
ARAZİ, ERAZİ
RAZİ
RAZİ
Razı.
PROKLORPERAZİN
Yüksek dozlarda güçlü ekstrapiramidal etkileri olan, ayrıca kusma kesici olarak da kullanılabilen, piperazin fenotiyazinler grubundan nöroleptik bir ilaç.
PARAZİTOTROPİZM
Parazitotropi.
EKTOPARAZİTİSİT
Ektoparazitleri yıkımlayan ajanlar.
POLİPARAZİTİZM
Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu. Birden fazla çeşit parazitin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyonlar. Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu.
PARAZİTOLOJİST
Parazitoloji uzmanı.
PARAZİTİSİDAL
Parazitleri yıkımlayan.
TRİFLUOPERAZİN
Güçlü kusma önleyici etkinliğe sahip, piperazinli fenotiyazinler grubundan nöroleptik bir ilaç.
HİPERPARAZİTİK
Bir parazitin üzerinde parazit olarak yaşayan, biparazitik.
PARAZİTİZASYON
Parazitlerin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyon.
ANTİPARAZİTER
Antiparazit.
ANTİPARAZİTİK
Antiparazit.
HİPERPARAZİTİZM
Paraziter bir organizmanın diğer bir parazite konaklık yapması. Yani parazitin paraziti olması durumu. Hiperparazitlerin neden olduğu enfestasyon.
PARAZİTOTROPİK
Parazitler için özel bir çekiciliği olan, parazitotrop.
TERAZİKUYRUĞU
Terazi yıldızının altında bulunan parlak yıldız.
HİPERPARAZİTİZİM
Bir parazitin diğer bir parazit içinde veya üzerinde yaşaması durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde RAZİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APLİKASYON
Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.
ENFEKSİYON
Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.
ÇÖLLEŞMEK
Bir arazi, verimli toprağı akıp çöl durumuna gelmek.
ASALAK
Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.
DEZENFEKSİYON
Cansız yüzeylerdeki hastalık yapma özelliği olan bakteri, virüs, parazit gibi mikroorganizmaların kimyasal maddeler kullanılarak sayıca, türce azaltılması veya yok edilmesi işlemi.
GRAFOMETRE
Planların yapımında, arazi üzerindeki açıları ölçmekte kullanılan araç.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ÇÖL
Kumluk, susuz ve ıssız geniş arazi, sahra, badiye. Hiçbir şey yetişmeyen, olmayan yer.
ÇALILANDIRMAK
Çorak bir araziyi çalı ekimi yöntemi ile yeşertmek.
GÖZ
Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.
ASALAKLIK
Asalak olma durumu, parazitlik.
BAROSKOP
Havanın içinde bulunduğu cisimlerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik cihazı.
ÇANAK
Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
DARA
Kabıyla birlikte tartılan bir nesnenin kabının ağırlığı. İçinde yük taşınan aracın boş durumdaki ağırlığı. Terazide dengeyi sağlamak için hafif gelen kefeye ağırlık olarak konulan taş, demir, çivi vb., abra.
GECEKONDU
İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.
AĞDIRMAK
Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.
CİP
Her türlü arazide kullanılabilen motorlu taşıt.
İFRAZ
Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması. Salgı.