Kelimeler arşivinde; içinde "rana" olan, toplam 63 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rana bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu rana ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rana olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DAVRANABİLMEK
SAMPRASARANA, YARANABİLMEK, MEMBRANASEUS, DAVRANABİLME, TARANABİLMEK
YARANABİLME, TARANABİLME
GRANATFELS, TARANAAĞIZ
KIRANALAN, TARANAĞIZ, KARANAMLU, KIRANARDI, PARANAZAL, PRAKARANA
KARANALP, İBRANAME, KIRANALP, MEMBRANA, GIRANATA, EHSIRANA, ZAVARANA, BORANALP, BARANALP, BERANARA, BEZİRANA, BERANARI
ŞIHRANA, ŞEHRANA, SIHRANA, TAHRANA, PIRANAK, BAKRANA, BARANAÇ, KARANAT, KARANAR, CARANAK, KARANAÇ, CORANAK, VURANAK, DURANAY
YARANA, TARANA, ZERANA, ŞIRANA, TURANA, TIRANA, SIRANA, PARANA, KERANA, HORANA, HARANA, GORANA, GARANA, EMRANA, ÇORANA, BORANA, BARANA, AVRANA, PİRANA, MURANA
RANA
RANA
Güzel, göze hoş görünen.
GRANATFELS
Bilursal yaprak kayaçlar grubundan kayaç. (Başlıca minerali granat -grena- olup bileşiminde daha az amfibol, piroksen, epidot ve kuars bulunabilir.).
DAVRANABİLME
Davranabilmek işi.
MEMBRANASEUS
Zarsı, zar gibi, zarlı.
KIRANARDI
Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SAMPRASARANA
Bir selenli ile bir abanık yanyana bulunduğu vakit selenliin bir açınığa dönmesinden ibaret ses olayı.
YARANABİLMEK
Yaranma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARANABİLME
Yaranabilmek işi.
PARANAZAL
Yüz ve üst çene kemiklerinde bulunan hava boşlukları.
DAVRANABİLMEK
Davranma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TARANABİLME
Taranabilmek işi.
TARANAĞIZ
Biçimsiz, büyük ağızlı kimse.
TARANABİLMEK
Taranma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TARANAAĞIZ
Biçimsiz, büyük ağızlı kimse.
KARANAMLU
Çakmaklı tüfeklerden birinin adı.
KIRANALAN
Samsun ilinde, Mezraa bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde RANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
DÜŞÜNCESİZ
Düşüncesi olmayan. Düşünmeden davranan, anlayışsız. Tasasız, kaygısız.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ARSIZ
Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).
DENSİZ
Yakışıksız ve saygısızca davranan (kimse).
DÜŞÜNCEL
Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.
DÜZEMEK
Herhangi bir karışımı istenilen orana göre hazırlamak, karışımın dozunu belirlemek.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
ÇÖZMEK
Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak. Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek. Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek. Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak. Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak. Saçı açmak. Düğmeyi iliğinden açmak.
ÇOCUK
Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
CACIK
Yoğurt, ayran içine hıyar veya marul doğranarak yapılan, çoğu kez sarımsaklı, iştah açıcı yiyecek.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
DAĞITMAK
Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak. Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak. Bir topluluğun varlığına son vermek, feshetmek. Yenilgiye uğratmak. Kurulu bir düzeni bozmak. Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek. Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek. İletmek, ulaştırmak. Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek. Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak. Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek.
DUYUÜSTÜ
Duyularla verilmeyen. Algılama yoluyla değil, düşünme ile kavranan.
ARTİST
Güzel sanatlardan birini meslek edinen kimse, sanatçı, sanatkâr. Eğlence yerlerinde gösteri yapan kimse. Olduğundan başka türlü görünen, yapmacık ve abartılı davranan kimse.
ÇEVİK
Kolaylık ve çabuklukla davranan, tetik, atik, atik tetik.
DÜŞÜNCELİ
Düşüncesi olan. Kaygılı, tasalı. Düşünerek davranan, anlayışlı.
AHLAKLI
Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse).