İçinde RANA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "rana" olan, toplam 63 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rana bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu rana ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rana olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

DAVRANABİLMEK

12 harfli kelimeler

SAMPRASARANA, YARANABİLMEK, MEMBRANASEUS, DAVRANABİLME, TARANABİLMEK

11 harfli kelimeler

YARANABİLME, TARANABİLME

10 harfli kelimeler

GRANATFELS, TARANAAĞIZ

9 harfli kelimeler

KIRANALAN, TARANAĞIZ, KARANAMLU, KIRANARDI, PARANAZAL, PRAKARANA

8 harfli kelimeler

KARANALP, İBRANAME, KIRANALP, MEMBRANA, GIRANATA, EHSIRANA, ZAVARANA, BORANALP, BARANALP, BERANARA, BEZİRANA, BERANARI

7 harfli kelimeler

ŞIHRANA, ŞEHRANA, SIHRANA, TAHRANA, PIRANAK, BAKRANA, BARANAÇ, KARANAT, KARANAR, CARANAK, KARANAÇ, CORANAK, VURANAK, DURANAY

6 harfli kelimeler

YARANA, TARANA, ZERANA, ŞIRANA, TURANA, TIRANA, SIRANA, PARANA, KERANA, HORANA, HARANA, GORANA, GARANA, EMRANA, ÇORANA, BORANA, BARANA, AVRANA, PİRANA, MURANA

4 harfli kelimeler

RANA

Bazı kelimelerin anlamları

RANA

Güzel, göze hoş görünen.

GRANATFELS

Bilursal yaprak kayaçlar grubundan kayaç. (Başlıca minerali granat -grena- olup bileşiminde daha az amfibol, piroksen, epidot ve kuars bulunabilir.).

DAVRANABİLME

Davranabilmek işi.

MEMBRANASEUS

Zarsı, zar gibi, zarlı.

KIRANARDI

Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SAMPRASARANA

Bir selenli ile bir abanık yanyana bulunduğu vakit selenliin bir açınığa dönmesinden ibaret ses olayı.

YARANABİLMEK

Yaranma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YARANABİLME

Yaranabilmek işi.

PARANAZAL

Yüz ve üst çene kemiklerinde bulunan hava boşlukları.

DAVRANABİLMEK

Davranma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TARANABİLME

Taranabilmek işi.

TARANAĞIZ

Biçimsiz, büyük ağızlı kimse.

TARANABİLMEK

Taranma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TARANAAĞIZ

Biçimsiz, büyük ağızlı kimse.

KARANAMLU

Çakmaklı tüfeklerden birinin adı.

KIRANALAN

Samsun ilinde, Mezraa bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında RANA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CİN

Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.

DÜŞÜNCESİZ

Düşüncesi olmayan. Düşünmeden davranan, anlayışsız. Tasasız, kaygısız.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

ARSIZ

Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).

DENSİZ

Yakışıksız ve saygısızca davranan (kimse).

DÜŞÜNCEL

Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.

DÜZEMEK

Herhangi bir karışımı istenilen orana göre hazırlamak, karışımın dozunu belirlemek.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

AKILLI

Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

ÇÖZMEK

Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak. Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek. Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek. Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak. Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak. Saçı açmak. Düğmeyi iliğinden açmak.

ÇOCUK

Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

CACIK

Yoğurt, ayran içine hıyar veya marul doğranarak yapılan, çoğu kez sarımsaklı, iştah açıcı yiyecek.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

DAĞITMAK

Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak. Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak. Bir topluluğun varlığına son vermek, feshetmek. Yenilgiye uğratmak. Kurulu bir düzeni bozmak. Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek. Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek. İletmek, ulaştırmak. Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek. Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak. Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek.

DUYUÜSTÜ

Duyularla verilmeyen. Algılama yoluyla değil, düşünme ile kavranan.

ARTİST

Güzel sanatlardan birini meslek edinen kimse, sanatçı, sanatkâr. Eğlence yerlerinde gösteri yapan kimse. Olduğundan başka türlü görünen, yapmacık ve abartılı davranan kimse.

ÇEVİK

Kolaylık ve çabuklukla davranan, tetik, atik, atik tetik.

DÜŞÜNCELİ

Düşüncesi olan. Kaygılı, tasalı. Düşünerek davranan, anlayışlı.

AHLAKLI

Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse).