Kelimeler arşivi içinde; başında "rant" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. rant ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu rant ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde rant olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RANTABİLİTE
RANTÇILIK
RANTABL, RANTİYE
RANTÇI
RANT
RANT
Getirim.
RANTİYE
Getirimci.
RANTABL
Gelir getiren, kâr sağlayan, verimli, getirimli.
RANTÇI
Getirimci.
RANTABİLİTE
Verimlilik.
RANTÇILIK
Getirimcilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde RANT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜVENCELİ
Güvencesi olan, güvence sağlayan, garantili.
ARAROT
Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un.
MARANTA
Bir çenekliler sınıfından, Antillerde ve bütün tropikal bölgelerde yetiştirilen, kökündeki yumrulardan ararot çıkarılan bir tür kamış, ararot kamışı (Maranta arundinaca).
ESPERANTOCU
Esperanto yanlısı.
AYRICA
Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.
GÜVENCESİZLİK
Güvencesiz olma durumu, garantisizlik.
KÜTLE
Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Kitle.
LABORANTLIK
Laborantın işi veya mesleği.
GÜVENCE
Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
BENZERLİK
Benzer olma durumu. İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum.
GETİRİMCİ
Getirim sağlayan şey, rantiye. Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, rantçı, rantiye.
AYRAÇ
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.
MODÜL
Bir uzay taşıtının yapısı içinde yer alan ve kendi başına hareket edebilen bağımsız bölüm. Herhangi bir mekanik özelliği belirten katsayı. Parça. Bir yapının çeşitli bölümleri arasında orantıyı sağlamak için kullanılan ölçü birimi.
ORANTILAMA
Orantılamak işi veya durumu.
MERMERLİ
Mermeri olan. Antalya'da plajı ve restaurantları ile ünlü olan turistik bir bölge.
GETİRİM
Getirme işi. Bir mal veya paranın, belirli bir süre içinde emek verilmeksizin sağladığı gelir, rant.
GARANTİLEME
Garantilemek işi.
MÜTENASİP
Orantılı, oranlı, uygun.
HOŞKURAN
Çiçekleri, dalları ıspanak gibi pişirilen bir yıllık otsu bir bitki, tilkikuyruğu (Amaranthus lividus).
AYDINLANMA
Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.